blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
12 Eylül, 2024 11:17 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Dayısını Öldürüp Gömdü Başında Ağladı

 Adana cinayet dedektifleri 6 ay önce kaybolan bir kişinin Konya'da çiftliğe gömüldüğünü ve üvey yeğeni tarafından öldürüldüğünü belirleyip yaptığı kazıda cesedi buldu. Gözaltına alınan şüphelinin üvey dayısının çiftliğinde çalıştığını işleri aksattığı gerekçesiyle kendine küfür edip silah çektiğini, üvey dayısının elinden silahı alıp öldürüp gömdüğünü daha sonrada ağladığını söylediği öğrenildi.

Murat Açkan'dan (61) ailesi 20 Mart tarihinden sonra haber alamayınca, 28 Haziran'da Açkan'ın kardeşi Rahime Acar kayıp başvurusunda bulundu. Kayıp başvurusunun ardından öldürülmesinden şüphelenen Asayiş Şube Müdürlüğüne bağlı Cinayet Büro Amirliği ekipleri özel ekip kurarak Açkan'ı aramaya başladı. Murat Açkan'ın, 20 Mart tarihinde Konya'nın Ereğli ilçesinde bulunan çiftliğine gittiği tespit edildi. Bunun üzerine cinayet bürodaki dedektifler, çiftliğin sahibi Fahri Demirdüzen (51)'e ulaştı. Çiftlik'in aslında Murat Açkan'a ait olduğu kağıt üzerinde Fahri'nin üzerinde göründüğünü belirlendi. Bilgi sahibi olarak ifadesi alınan Fahri Demirdüzen, çelişkili cevaplar verince şüpheleri üzerine çekti. “Cinayet polisleri 200 kilometre çapında PTS ve kamera inceledi” Fahri Demirdüzen'den şüphelenen cinayet polisleri olayı derinlemesine araştırmayı sürdürdü. Yapılan araştırmalar neticesinde Adana'dan Konya'nın Ereğli ilçesine kadarki 200 kilometrelik alanda PTS ve güvenlik kamerası çalışması yaptı. Yapılan incelemeler neticesinde Demirdüzen gözaltına alındı. “Sorgusunda cinayeti itiraf etti” Adana'ya getirilen Fahri Demirdüzen, yapılan sorgusunda üvey dayısı Murat Açkan'ı tabanca ile vurarak öldürdüğünü itiraf edip olayı anlattı. Katil zanlısının Murat Açkan'ın yeğeni Zeynep Demirdüzen ile evli ve 2 çocuk babası olduğu öğrenildi. Demirdüzen, çiftlikte çalıştığını ve üvey dayısı Açkan'ın işlerin aksadığını öne sürerek kendisine küfrettiğini, daha sonra tartışmanın kavgaya dönüştüğünü tabanca çektiğini, tabancayı elinden alıp onu öldürdüğünü ileri sürdü. “Başında ağladım, gece olunca kepçeyle kazıp gömdüm” Fahri Demirdüzen, üvey dayısını öldürdükten sonra başında uzun süre durup ağladığını, cinayeti işlediği sırada da çiftlikte kimsenin olmadığını belirtti. Demirdüzen, hava kararınca kepçe ile toprağı kazarak dayısını 3 metre derinliğe gömdüğünü ifade etti. Fahri Demirdüzen, üvey dayısı Murat Açkan'ın cep telefonunu alarak kendi aracıyla Adana'ya geldi. Öldürdüğü dayısının cep telefonuyla kaldığı evin oraya giderek baz istasyonunda sinyal vermesini sağladığını itiraf etti. “Dayısına hacca gitti süsü vermiş” Fahri Demirdüzen, eşi Zeynep Demirdüzen ile birlikte 23 Mart tarihinde ‘arabanın lastiğini' değiştireceğim bahanesiyle Adana'ya geldi. Adana'ya gelen Fahri, Murat Açkan'ın kardeşi aynı zamanda kendi kayınvalidesi olan Rahime Acar'a, Akçan'ın hacca gittiğini kurban bayramına kadar dönmeyeceğini söylediği öğrenildi. Demirdüzen daha sonra aileye yalan söylerken dayısını kendisine 'araba sende kalsın ve Adana'ya beni bırak" dediğini söyleyerek hacca gittiğine inandırdı. “Kurban Bayramında gelmeyince aile kayıp başvurusunda bulundu” Fahri Demirdüzen'in kayınvalidesi Rahime Acar, aynı zamanda Murat Açkan'ın kardeşi kurban bayramından 9 gün sonra polise giderek kayıp başvurusunda bulundu. Bunun üzerine cinayet polisleri çalışma başlattı. Yapılan çalışmada polis Akçan'ın cinayete kurban gittiğini cinayeti de Demirdüzen'in işlediğini tespit etti. Bunun üzerine Demirdüzen, gözaltına alındı. Katil zanlısı sorgusunda herşeyi anlattı. Polis Konya'nın Ereğli ilçesine bağlı Aziziye Mahallesi'nde Murat Açkan'ın çiftliğine katili ile birlikte gitti. Katil Demirdüzen, polislere üvey dayısının gömdüğü yeri gösterdi. Kepçe yardımıyla gömüldüğü yerden ceset çıkartıldı. Ceset otopsi için Konya Adli Tıp Kurumuna götürüldü. Yapılan otopsisi ardından cenaze Adana'ya getirildi Kabasakal mezarlığında toprağa verildi. Katil zanlısı Demirdüzen ise emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilirken çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
19 Ocak, 2026 20:52 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

BEUN, Uluslararası Akademik Vizyonuyla Türkiye’nin önde gelen üniversiteleri arasında

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından açıklanan "EK-46 2023-2025 Yurt İçi" verilerine göre, en yüksek başvuru yapan üniversiteler arasında yer alarak önemli bir başarıya imza attı. BEUN’un bu listede bulunması, üniversitenin uluslararası akademik gücünü, nitelikli insan kaynağına verdiği önemi ve stratejik gelişim vizyonunu bir kez daha ortaya koydu.
Yükseköğretim Kurulu tarafından uygulanan EK-46 maddesinin "EK-46 2023-2025 Yurt İçi" verilerine göre; Orta Doğu Teknik Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi ve İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi gibi Türkiye’nin köklü yükseköğretim kurumlarının yer aldığı listede BEUN’un da bulunması; üniversitenin bilimsel üretim gücü, araştırma odaklı yaklaşımı ve küresel akademik dinamizmi açısından dikkat çekici bir gösterge oldu.
EK-46 Programı, uluslararası yükseköğretim kurumlarında, Ar-Ge merkezlerinde ve sektörde başarıyla çalışan doktora derecesine sahip araştırmacıların üniversitelerde kısmi zamanlı görev almasına imkân tanıyarak, yükseköğretimde nitelikli insan kaynağı ile güçlü akademik kadroyu buluşturuyor. Günümüzde üniversitelerin ürettiği etkinin, kurumsal kapasitenin ötesinde, akademi, sektör ve uluslararası araştırma ekosistemleriyle kurulan nitelikli ilişkilerle ölçüldüğünü vurgulayan uzmanlar, EK-46 Programı’nın bu ihtiyaçlara doğrudan cevap verdiğini belirtiyor.
Konuya ilişkin açıklamada bulunan BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, şu sözleri dile getirdi:
"Üniversitemizin EK-46 Programı’na gösterdiği yüksek ilgi, hem akademik gücümüzün hem de ulusal ve uluslararası iş birliklerindeki vizyonumuzun açık bir göstergesidir. Bu kapsamda tıptan diş hekimliğe, fen bilimlerinden turizm ve sağlık bilimlerine kadar birçok alanda BEUN’a EK-46 kapsamında dahil olan akademisyenler, üniversitemizde uluslararası akademik kültürün ön plana çıkmasına önemli katkılar sağlamaktadır. BEUN olarak, alanında yetkin ve uluslararası deneyime sahip akademisyenlerle öğrencilerimizi buluşturmayı çok önemsiyoruz. Bu tür akademik iş birlikleri sayesinde öğrencilerimiz, farklı kültürel ve bilimsel bakış açılarıyla tanışma fırsatı buluyor; yalnızca teorik bilgiye değil, aynı zamanda araştırma kültürü, klinik tecrübe ve yenilikçi bilim anlayışıyla da yetişiyorlar. Nitekim alanında uluslararası düzeyde tanınırlığı olan akademisyenlerimizle öğrencilerimizi bir araya getirmek, onların hem akademik hem de profesyonel gelişimlerine büyük katkı sağlamaktadır. Bu duygu ve düşüncelerle bu süreçte bizlere her daim destek olan başta Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar olmak üzere, değerli YÖK ailesine şükranlarımı sunuyorum. Üniversitemize katılan kıymetli hocalarımıza sundukları katkılardan dolayı tekrar canı gönülden teşekkür ediyor, sevgili öğrencilerimize üstün başarılar diliyorum. BEUN olarak eğitim ve araştırmada kaliteyi, ulusal ve uluslararası iş birlikleriyle daha da güçlendirmeye kararlılıkla devam edeceğiz."

Bizi sosyal medyadan takip edin