Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
28 Mayıs, 2023 16:33 tarihinde yayınlandı
0

Davetsiz misafir kameraya yansıdı

Bolu‘da ormanda kamp yapan Abdullah Aksoy’un çadırının yanına gece saatlerinde ayı geldi. Uyuduğu esnada ses duyan Aksoy, korku dolu anlar yaşadı. O anlar Aksoy’un çadırına kurduğu fotokapanlara yansıdı.
Bolu‘da At Yaylası’na giderek kamp yapan Abdullah Aksoy’u, gecenin ilerleyen saatlerinde davetsiz misafir ziyaret etti. Aksoy tarafından çadırın etrafına kurulan fotokapanlarla ayı görüntülendi. Çadırın içerisine de kamera yerleştiren Aksoy, gece saatlerinde ayının gelmesiyle birlikte uykusundan uyanarak korku dolu anlar yaşadı. Ayının daha sonra çadırdan uzaklaşması ise fotokapanlarla saniye saniye görüntülendi.

“Hayvan gelince ilk önce bir irkildim”
Korku dolu anlar yaşayan Abdullah Aksoy, “Gece hayvan geldi. Ses duydum. Hayvan gelince ilk önce bir irkildim. Korku yaşadım. Korku yaşamayacak insan yoktur. Çadıra saldırma riski vardı ama doğada en tehlikeli canlı insandır. Yani hayvandan daha tehlikelidir. Bu bir gerçek. Ayı tesadüf gelip de size saldırmaz. Anca uyurken üstüne çıkar ya da yanında yavrusu varsa bu şartlarda saldırır hayvan. Onun dışında gece gelip sana anca yaklaşır, merak eder, bakar ama saldıracağını düşünmüyorum” dedi.

“Ayıyla çekiş edeceksin”
Gece çadırda uyumakta zorlandığını söyleyen Aksoy, “Gece ayının gelmesinden sonra uyuyamadım. Yani 1-2 saat anca uyudum. O da sabaha karşı, artık çok yorulunca 1-2 saat uyuyabildim. Hayvan merak ediyor, bakıyor. Seni yemeğe gelmiyor veya sana zarar vermek için gelmiyor. Meraklı. Ayılarda da psikoloji vardır. Bazıları böyle şeydir. Mümkün olduğunca kaçmayacaksın” ifadelerini kullandı. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin