Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
23 Haziran, 2022 15:49 tarihinde yayınlandı
0

Dağ Sokakta kırmızı alarm!

Atatürk Mahallesi Dağ Sokakta önceki gece meydana gelen toprak kayması nedeniyle 5 ev tedbir amaçlı tahliye edildi. Mahalle muhtarı Pazarlıoğlu 3 yıldır defalarca uyarıda bulunduklarını hatırlatarak, “Kalan 7 ev de derhal boşaltılmalı” dedi

Atatürk Mahallesi Dağ Sokak’ta yağışların ardından toprağın yumuşaması sonucu heyelan meydana geldi. Gürültüye uyanan mahalleli durumu polis ve AFAD ekiplerine bildirdi. Olay yerine gelerek incelemelerde bulunan ekipler heyelan bölgesine şerit çekerken, yıkılma ve toprak kayması tehlikesiyle karşı karşıya kalan 5 evi tedbir amaçlı boşalttı.
TEPEDEKİ EVLER TEHLİKE ALTINDA

Dağ Sokak tepe bölgesindeki evlerin tehlike altında olduğunu söyleyen Atatürk Mahallesi Muhtarı AdemPazarlıoğlu, heyelanın gece 23.30 sıralarında meydana geldiğini belirtti ve “Vatandaşların haber vermesiyle hemen olay yerine intikal ettim. Daha önce de heyelanın olduğu bölgede mahalle sakinlerimiz büyük panik yaşadılar” dedi.

BÖYLE OLACAĞI BELLİYDİ

Karabük Postası’na konuşan Pazarlıoğlu, “2019’da muhtar seçildikten kısa bir süre sonra AFAD Müdürlüğü’ne buradaki tehlikeyi içeren bir dilekçe yazdım. Belediyeye birçok defa bildirimde bulundum. Ancak aradan geçen 3 yıla rağmen herhangi bir çalışma yapılmadı. Böyle olacağı belliydi” ifadelerini kullandı.

KALAN 7 EVDE TAHLİYE EDİLMELİ

Atatürk Mahallesi Muhtarı AdemPazarlıoğlu toprak kayması nedeniyle 5 evin tahliye edildi bilgisini paylaşarak, “5 Evin tahliye edilmesi tek başına yeterli değildir. Burada toplam 12-13 ev bulunmaktadır. Diğer evler de ivedilikle boşaltılmalı, olası bir tehlikenin önüne geçilmelidir” diye konuştu.

BU BÖLGEDE YAŞAM ÇOK ZOR

Dağ sokakta yaşayanların bir kısmının daha önce Beşbinevler’deki afet evlerine yerleştirildiğini, bir kısmının da burada kaldığını hatırlatan Muhtar Pazarlıoğlu, “Buradaki vatandaşlarımız kendi imkanlarıyla zor şartlar altında yaşamaktadır. Ulaşım zordur. Kışın araçla ulaşım sağlanamamaktadır. Belediye temizlik ekipleri haftada bir gelebildiğinden ciddi bir çöp sorunu yaşanmaktadır. Park yoktur, çocuklar nezih olmayan yerlerde oynamaktadırlar. Bu sokakta yaşayanlar genellikle devletin verdiği kumanya ve yardımlarla yaşamlarını sürdürebilmektedir. Burası için kalıcı çözüm evlerin tamamen tahliye edilerek burada ikamet edenlere yer gösterilmesi” dedi. (Nurettin Acar)

Bizi sosyal medyadan takip edin
prof dr gurdal yilmaz hanta virusu yeni bir salgin degil K5v6eWSQ
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
07 Haziran, 2026 16:37 tarihinde yayınlandı
0 0

Prof. Dr. Gürdal Yılmaz: “Hanta virüsü yeni bir salgın değil”

Dünyada yeniden gündeme gelen hanta virüsü vakaları endişe oluştururken, uzmanlar hastalığın yeni bir salgın olmadığını ve uzun yıllardır görüldüğünü belirtiyor.

Özellikle bir gemide ortaya çıkan toplu vakaların dikkat çekmesiyle yeniden konuşulan hanta virüsünün farklı türlerinin bulunduğunu belirten uzmanlar, Türkiye’deki vakaların gemide görülen türle aynı olmadığını vurguluyor.

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr Gürdal Yılmaz, gemide görülen vakaların kısa sürede ortaya çıkması dikkat çekse de hanta virüsü dünyanın birçok bölgesinde uzun zamandır bilinen bir enfeksiyon hastalığı olduğunu hatırlattı.

Türkiye’de daha çok böbrek tutulumuyla seyreden ve böbrek yetmezliğine neden olabilen formların görüldüğünü kaydeden Yılmaz, bu türlerin tedaviye yanıt verme ihtimalinin daha yüksek olduğunu gemide görülen vakaların ise daha çok akciğerleri etkileyerek solunum sıkıntısına yol açan ve ölüm oranı daha yüksek türler olduğunu belirtti.

Hanta virüsünün de Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) gibi viral bir enfeksiyon olduğunu kaydeden Yılmaz, özellikle İskandinav ülkeleri, Almanya, Kuzey Avrupa ve Amerika’da görülen tiplerin daha fazla öne çıktığını, Türkiye’de görülen formların ise Balkanlar ve Karadeniz bölgesinde rastlanan, daha hafif seyirli tipler olduğunu ifade etti.

“Hanta virüsü salgını aslında daha önceden bu yana görülen bir salgın”

Dünyada bildirilen hanta virüsü salgınının daha önceden bu yana görülen bir salgın olduğunu belirten Yılmaz, “Yani yeni bir salgın değil. Geminin içinde olmasıyla birlikte etkilenen kişiler bir anda ortaya çıktı. Ancak hanta virüsü her yerde görülebiliyor. Bizde de eskiden beri hanta virüsü vardı ve tanı koyuyorduk. Ancak bizde görülen hanta virüsü, o gemide görülen türle aynı değil. Bizde daha çok böbrek tutulumuyla seyreden, böbrek yetmezliğine yol açabilen ancak tedavi edilme ihtimali daha yüksek olan formlar görülüyor. Oradaki vakalar ise daha çok akciğeri tutup solunum sıkıntısıyla ilerleyen ve daha öldürücü tiplerdi. O da bir virüstür. KKKA nasıl bir virüsse, hanta virüs enfeksiyonları da viral bir enfeksiyondur. Dünyayı tehdit eden noktasında, İskandinav ülkelerinde, Almanya’da, Kuzey Avrupa’da ve Amerika’da görülebilen tipleri öne çıkıyor. Bizdeki form ise Balkanlar ve Karadeniz’de görülen, daha hafif seyreden formlardır” dedi.

“Viral enfeksiyonlar her zaman birer tehdit”

Viral enfeksiyonların her zaman bir tehdit olduğunu belirten Yılmaz, ancak büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık olmadığını kaydederek, “Viral enfeksiyonlar her zaman bir tehdittir. Ancak böyle büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık değildir. Ebola virüsü de var. Ebola, Afrika kökenli bir hastalıktır ve daha tehlikelidir. Çünkü yakalandığında yüzde 90’lara varan ölüm oranları vardır. Özellikle oralara seyahat eden kişiler açısından önem arz eder. Dünya artık küçük, herkes her yere gidebiliyor. Oradan kişiler buraya gelebilir” diye konuştu.

Enfeksiyon hastalıklarından korunmanın yolları

Enfeksiyon hastalıkları, virüsler ve bakterilerden korunmanın yolları ile ilgili olarak ise Yılmaz “Kalabalık yerlerde maske kullanımı ve el yıkama çok önemlidir. Toplu bir yere girerken ’bana bir şey bulaşır mı’ sorusunu kendimize sormamız bile önlem almak açısından yeterlidir. Bu virüsler ülkemize her an gelebilir. Örneğin Batı Nil ensefaliti daha önce ülkemizde yoktu, sonradan görülmeye başlandı. Özellikle Batı Anadolu ve Marmara bölgelerinde görülüyor. Batı Nil ensefaliti de bir virüstür ve artık ülkemizde de görülmeye başladı” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin