Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan KBÜ'üne Övgü - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
07 Aralık, 2015 15:04 tarihinde yayınlandı
0
0

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan KBÜ’üne Övgü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan İnovasyon Haftası kapsamında İstanbul Kurultay Merkezi’nde düzenlenen ödül törenine katılarak 3-9 Ağustos tarihlerinde Kocaeli Körfez Yarış Pisti’nde TÜBİTAK 11. Alternatif Enerjili Araç Yarışlarına katılan araçları inceledi.
Üniversite Elektrikli Araç Takımı da bu yarışlara katılarak Yerli Araç Teşvik Ödülü ile dönmüştü. NAR V2 elektrikli aracın bu yıl yarışlarda en önemli özelliği ise kendi motor sürücüsüyle yarışan tek takım olması ve elektronik diferansiyeli kullanarak aracın sürülmesi idi.
Stantları gezen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Üniversite Elektrikli Araç Takımından bilgi alarak aracı inceledi.
Günün anısına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Karabük Üniversitesi elektrikli araç takımı şeref defterine; “Karabük Üniversitesi mensubu öğrencilerimizin yerli ürün otomobilini görerek kendileri ile gurur duydum. Başarılarınızın artarak devam etmesini diliyorum.” yazarak öğrencileri ve ekibi kutladı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
8fa904a0 0c3b 4268 af5e a3a5ea46ac51
İsmail AKCA Avatarı
İsmail AKCA
10 Nisan, 2026 09:53 tarihinde yayınlandı
0
0

Zemin mi çöküyor, yoksa akıl mı..?

Karabük’te yaşananlar artık bir “zemin sorunu” değil.

Bu, açık ve net bir yönetim zaafıdır.

Yeşil Mahalle Taşkent Caddesi’nde başlayan süreç aslında hepimizin bildiği o klasik hikâyenin yeni bir versiyonu: Önce bir inşaat başlar, sonra çatlaklar oluşur, ardından “inceleme başlatıldı” açıklamaları gelir…

Ve en sonunda iş ciddiye bindiğinde tahliyeler başlar.

Nitekim öyle de oldu.

Karabük Valisi Oktay Çağatay’ın ikamet ettiği Valilik Konutu boşaltılıyor. Bu, sıradan bir gelişme değildir.

Bu, “tehlike artık görmezden gelinemiyor” demektir.

Şimdi soralım:
Devletin en üst yerel yöneticisinin kaldığı bina bile risk altındaysa, bu şehirde kim güvende?

Asıl mesele şu: Bu noktaya nasıl gelindi?
Heyelan riski taşıdığı bilinen bir bölgede nasıl olur da yeni bir konut projesine onay verilir?
Zemin etütleri gerçekten yapıldı mı, yoksa prosedür tamamlamak için mi hazırlandı?
Ve en kritik soru: Bu izinleri verenler bugün neredeler?

Üstelik tehlike tek bir binayla sınırlı değil.

Aynı bölgede Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bulunuyor.

Hemen üst kesimlerde KYK Yurtları var.

Yani risk, sadece bir yapıyı değil; birden fazla kamu kurumunu ve koskoca bir mahalleyi ilgilendiriyor.

Ama biz ne yapıyoruz?
Önce izin veriyoruz.
Sonra çatlakları izliyoruz.
Ardından “önlem alıyoruz.”

Bu bir yönetim refleksi değil, bu gecikmiş paniktir.

Her şey olup bittikten sonra devreye giren denetim mekanizmasının kimseye faydası yok.

Denetim, felaket kapıya dayandığında değil; ilk kazma vurulmadan önce yapılır.

Bugün Valilik Konutu boşaltılıyor. Yarın ne olacak?
Bir okul mu? Bir yurt mu? Bir apartman mı?

Bu soruların cevabını kimse bilmek istemez.

Ama bu soruların sorulması bile aslında gerçeği ortaya koyuyor:
Ortada ciddi bir ihmal ihtimali var.

Bu şehir kaderine terk edilemez.
Bu sorular cevapsız bırakılamaz.
Ve en önemlisi, bu iş “oldu bitti”ye getirilemez.

Çünkü mesele sadece çatlayan toprak ya da asfalt değil…