Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Karadeniz açıklaması - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
23 Ağustos, 2023 16:54 tarihinde yayınlandı
0
0

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Karadeniz açıklaması

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Karadeniz girişiminin canlandırılması için çalışmalarımız sürüyor. Bu süreçte gerilimi daha fazla artıracak, Karadeniz’deki sükunete zarar verecek her türlü adımdan uzak durulması gerektiğine inanıyoruz” dedi.

3’üncü Kırım Platformu Liderler Zirvesi’ne bir video mesaj gönderdi. Erdoğan, Kırım Platformu’nun 3. Zirvesinde video mesaj yoluyla hitap etmekten memnuniyet duyduğunu ifade etti. Erdoğan, Ukrayna’nın bayrak gününü tebrik etti. Ukrayna’nın toprak bütünlüğü ve egemenliğinden yana Türkiye’nin tavrını muhafaza ettiklerini belirten Erdoğan, “Kırım davasının barışçıl yollardan daha etkin bir şekilde savunulması amacıyla tesis edilen bu platformun Kırım konusunda vermek istediğimiz mesajlara güç katacağına inanıyorum. Kırım’ın ilhakını tanımayan Türkiye bu adımın gayrimeşru olduğunu ilk günden beri kararlılıkla savunmaya devam ediyor.

Ukrayna’nın toprak bütünlüğü ve egemenliğinden yana tavrımızı da muhafaza ediyoruz. Kırım’ın Ukrayna’nın bir parçası olduğunu, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere her platformda dile getiriyoruz. Kırım’ın yerli halklarından olan Kırım Tatar Türkü soydaşlarımızın güvenlik ve esenliğinin temini de önceliklerimiz arasındadır. Bu vesileyle gözaltında bulunan Kırım Tatar Milli Meclisi Başkan Yardımcısı Neriman Celal ve arkadaşlarının serbest bırakılmalarına dair beklentimizi tekrarlıyorum. Hep söylediğim gibi savaşın kazananı, barışın da kaybedeni olmaz. Bu anlayışla yaklaşık 2 senedir devam eden savaşın adil ve kalıcı bir barışla sona erdirilmesi gerektiğine dair kanaatimizi koruyoruz. Bu süreçte akan kanın durması, en azından tarafların müzakere masasına hazırlanması için iletişim kanallarının açık tutulması adına yoğun çaba harcıyoruz” diye konuştu.

‘Karadeniz girişiminin canlandırılması için çalışmalarımız sürüyor’ diyen Erdoğan, “Bu süreçte gerilimi daha fazla artıracak, Karadeniz’deki sükunete zarar verecek her türlü adımdan uzak durulması gerektiğine inanıyoruz. Barışın tesisi doğrultusunda kolaylaştırıcılık ve ara buluculuk gayretlerimizi yılmadan yorulmadan devam kararlılığındayız. Savaşın sona ermesi ve Karadeniz havzasının yeniden huzur ve istikrara kavuşması sadece bölgeye değil tüm dünyaya nefes aldıracaktır. Kırım dahil Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne desteğimizi yineliyor, bölgemizin En kısa zamanda barış iklimine tekrar kavuşmasını temenni ediyorum” ifadelerini kullandı. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
xa2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
24 Mart, 2026 10:38 tarihinde yayınlandı
0
0

PARADOKSAL BİR ŞEKİLDE DERİN BİR İLETİŞİMSİZLİK YAŞIYORUZ

İletişim çağında, dijitalleşmenin sağladığı sınırsız imkânlara rağmen, paradoksal bir şekilde derin bir iletişimsizlik yaşıyoruz. Elektronik cihazlar uzakları yakınlaştırsa da, yüz yüze iletişimi azaltarak en yakınımızdakileri (aile, dostlar) bizden uzaklaştırıyor. Bilgi akışı çok hızlı olsa da, duygusal derinlik ve gerçek etkileşim azalıyor.

Bir bayramı daha geride bıraktık. Uzakta olan Arkadaşlarımızın, dostlarımızın, akrabalarımızın bayramlarını elimizdeki telefonlarla aramak yerine bilindik cümlelerle toplu mesajlar çekerek güya kutladık.
Bazılarımıza en yakın bildiklerimizden o mesajlar da gelmedi.

İletişimin en zor olduğu çocukluk ve gençlik yıllarımızda bugünkünden çok daha güçlü iletişim kuruyorduk. O yıllarda mektup ve bayram kartları vardı. PTT bunları bir haftada adresine ulaştırırdı. Saklardık koklardık onları, defalarca okurduk. Samimiyet, sıcaklık, içtenlik kokardı o kağıt parçaları.

İnsanı değerlerimizi o kadar hızlı yitirdik ki, ne eski dostluklar kaldı, ne samimiyet ne de vefa kaldı.

Oysaki, vefa, dostluğun ve insanlık onurunun en kıymetli hazinesi, sevgiyi kalıcı kılan sadık bir bağlılıktır. Sözünde durmayı, zor günde yanında olmayı ve iyilikleri unutmamayı ifade eden vefa, vefasızın meclisinde aranmayacak kadar ağır bir yüktür.

Bizim çocukluk ve gençlik yıllarımız; Komşuluk. Arkadaşlık, Dostluk. gibi kavramların gerçekten anlam bulduğu yıllardı. Sözün senet olduğu, insanların birbirine güven duyduğu yıllardı.

Kredi kartlarımız, internetimiz, cep telefonlarımız, bilgisayarlarımız, evlerimizde kombilerimiz yoktu. Televizyonla bile çok sonra tanıştık. Fakat çok mutluyduk.
Hayallerimiz vardı, yarınlardan umutluyduk.
Ülkemiz, ailemiz ve çocuklarımızın geleceği için kaygılarımız yoktu.,…

Şarkı sözleri bile bambaşkaydı;
“Nasılda koşuşurduk bahçelerde.
Şarkı söylerdik mehtaplı gecelerde.
Sen bana, ben sana komşu evlerde…
Kök sarmaşıklar gibi sarıldık o yaz…”

“Okul yolu sensiz ölüm kadar sessiz…
Eylül’de gel okul yoluna
Konuşmadan yürüyelim.
Gireyim koluna…
Görenler dönmüş, hemde mutlu desinler.
Ağaçlar sevinçten başımıza konfeti gibi yaprak dökecekler
Yaprak dökecekler…”
Ne güzel sözler değil mi?

Şimdi öyle mi?
“Tadı yok ne baharın ne yazın.
Kalmadı tesellisi ne şarkının ne sazın…”
Yaşam artık, Muzaffer İlkan’ın bu hicaz bestesindeki gibi…
Savaşlar, depremler, afetler, ruhunu yitirmiş beton şehirler. Tüm bunlara rağmen yaşama tutunmaya çalışan insanlar…

Ne oldu bize böyle? Artık anılar da teselli etmiyor…

İlyas Erbay