Cumhurbaşkanı Erdoğan müjdeyi verdi; İşte destek kapsamındaki cihazlar - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
27 Eylül, 2023 11:33 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 28.12.2023 11:58
0
0

Cumhurbaşkanı Erdoğan müjdeyi verdi; İşte destek kapsamındaki cihazlar

 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan üniversite öğrencilerine ÖTV’siz piyasa değeri 9 bin 500 TL’yi geçmeyen cep telefonu ve bilgisayarlar için 5 bin 500 TL destek vereceğini açıklamıştı. Türkiye’de bu kapsama 12 markada 45 model cep telefonu ve 4 markada 15 model bilgisayara giriyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Kabine Toplantısı’nın ardından üniversite öğrencileri için teknolojik cihaz müjdesi vermişti. Cumhurbaşkanı’nın yaptığı açıklamaya göre, örgün eğitimdeki üniversiteli gençlere piyasa satış fiyatı 9 bin 500 lirayı geçmeyen cep telefonlarını ve bilgisayarları ÖTV ve KDV ödemeden alabilecek. Cumhurbaşkanı Kararı Resmi Gazete’de yayımlanacak. Yıl sonuna doğru Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın uygulama yönetmeliği yayımlaması planlanıyor. Kampanyaya hangi modellerin gireceğini Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) belirleyecek.

Belirtilen fiyatta olan cihazlar için 5 bin 500 TL destek verecek. Detaylar ilgili bakanlıklar tarafından açıklanacak. Türkiye’de bu fiyat aralığında olan cihazları derlendi. Türkiye’de bulunan telefonlarda bu fiyata uygun 12 markada toplam 45 model alınabilirken bilgisayarlarda ise 4 markadan 15 model yer alıyor.

 

Teknolojik cihaz desteği kapsamındaki modeller

Ddestek kapsamındaki akıllı cihazların tamamı yurt içinde üretiliyor. Buna göre öğrencilerin 9 bin 500 TL’ye kadar alabilecekleri cep telefon marka ve modelleri “Realme, Realme 10, Realme 6 Pro, Realme XT, Realme 9 Pro ,Realme C55. General Mobile, Gm 24 Pro, Gm 21 Pro, Gm 22 Pro. Casper, Via X30 Plus, Via X30. Huawei, Nova 9 SE, Nova Y90, Nova 8i, P30 Lite 64 GB. Xiaomi, Redmi Note 12S, Redmi Note 11S, Redmi Note 10S, Redmi Note 10 5G, Redmi Note 11S, Redmi Note 12, Redmi Note 10S, Redmi Note 11, Redmi 10 2022, Redmi Note 11, Redmi Note 10S. Vivo, Vivo Y36, Vivo Y35. Honor, X9a 5G. Oppo, Oppo A91. POCO, M3 Pro 5G, M3 128 GB. Oneplus, Oneplus Nord N10 5G 128 GB. Infinix, Infinix Note 12, Infinix Note 30. Samsung, Galaxy A31, Galaxy A32, Galaxy M33 5G, Galaxy M20 32 GB, Galaxy M22, Galaxy A22, Galaxy M14 5G, Galaxy M14 5G, Galaxy A24, Galaxy A12, Galaxy M23 5G” olarak sıralanabilir.

Bilgisayar desteğine Lenovo’nun Ideapad serisinden 5 model, HP-14, Asus ve Dell’in Vostro modellerinden uygun olan dahil olacak. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
8fa904a0 0c3b 4268 af5e a3a5ea46ac51
İsmail AKCA Avatarı
İsmail AKCA
10 Nisan, 2026 09:53 tarihinde yayınlandı
0
0

Zemin mi çöküyor, yoksa akıl mı..?

Karabük’te yaşananlar artık bir “zemin sorunu” değil.

Bu, açık ve net bir yönetim zaafıdır.

Yeşil Mahalle Taşkent Caddesi’nde başlayan süreç aslında hepimizin bildiği o klasik hikâyenin yeni bir versiyonu: Önce bir inşaat başlar, sonra çatlaklar oluşur, ardından “inceleme başlatıldı” açıklamaları gelir…

Ve en sonunda iş ciddiye bindiğinde tahliyeler başlar.

Nitekim öyle de oldu.

Karabük Valisi Oktay Çağatay’ın ikamet ettiği Valilik Konutu boşaltılıyor. Bu, sıradan bir gelişme değildir.

Bu, “tehlike artık görmezden gelinemiyor” demektir.

Şimdi soralım:
Devletin en üst yerel yöneticisinin kaldığı bina bile risk altındaysa, bu şehirde kim güvende?

Asıl mesele şu: Bu noktaya nasıl gelindi?
Heyelan riski taşıdığı bilinen bir bölgede nasıl olur da yeni bir konut projesine onay verilir?
Zemin etütleri gerçekten yapıldı mı, yoksa prosedür tamamlamak için mi hazırlandı?
Ve en kritik soru: Bu izinleri verenler bugün neredeler?

Üstelik tehlike tek bir binayla sınırlı değil.

Aynı bölgede Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bulunuyor.

Hemen üst kesimlerde KYK Yurtları var.

Yani risk, sadece bir yapıyı değil; birden fazla kamu kurumunu ve koskoca bir mahalleyi ilgilendiriyor.

Ama biz ne yapıyoruz?
Önce izin veriyoruz.
Sonra çatlakları izliyoruz.
Ardından “önlem alıyoruz.”

Bu bir yönetim refleksi değil, bu gecikmiş paniktir.

Her şey olup bittikten sonra devreye giren denetim mekanizmasının kimseye faydası yok.

Denetim, felaket kapıya dayandığında değil; ilk kazma vurulmadan önce yapılır.

Bugün Valilik Konutu boşaltılıyor. Yarın ne olacak?
Bir okul mu? Bir yurt mu? Bir apartman mı?

Bu soruların cevabını kimse bilmek istemez.

Ama bu soruların sorulması bile aslında gerçeği ortaya koyuyor:
Ortada ciddi bir ihmal ihtimali var.

Bu şehir kaderine terk edilemez.
Bu sorular cevapsız bırakılamaz.
Ve en önemlisi, bu iş “oldu bitti”ye getirilemez.

Çünkü mesele sadece çatlayan toprak ya da asfalt değil…