Cumhurbaşkanı Erdoğan Kıbrıs gazisi Muhammet Karslı’nın cenaze namazına katıldı - Karabük Haber Postası
cumhurbaskani erdogan kibris gazisi muhammet karslinin cenaze namazina katildi OVVXi5hq
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
06 Ocak, 2025 00:22 tarihinde yayınlandı
0
0

Cumhurbaşkanı Erdoğan Kıbrıs gazisi Muhammet Karslı’nın cenaze namazına katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rize’nin Güneysu ilçesinde Kıbrıs gazisi komşusu Muhammet Karslı’nın cenaze namazına katıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti’nin Samsun ve Ordu’daki Olağan Vilayet Kongrelerinin akabinde havayolu ile dün akşam memleketi Rize’ye geldi. Babaocağı Güneysu ilçesinde kendisini bekleyen kalabalığa hitap eden Erdoğan akabinde hayatını kaybeden komşusu Kıbrıs Gazisi Muhammet Karslı’nın konutuna uğrayarak taziyede bulundu. Komşusu Karslı’nın taziyesinde dua ederek Kur’an-ı Kerim de okuyan Erdoğan, bugün de öğlen namazı sonrasında Muhammet Karslı’nın Güneysu Merkez Camii’ndeki cenaze namazına katıldı. Erdoğan, cenaze namazı sonrasında partisinin birinci kongresine katılmak üzere ilçeden ayrıldı.

Karslı ise namaz sonrasındaki Merkez Mahallesi’ndeki aile kabristanlığında toprağa verilecek.

Bizi sosyal medyadan takip edin
8fa904a0 0c3b 4268 af5e a3a5ea46ac51
İsmail AKCA Avatarı
İsmail AKCA
10 Nisan, 2026 09:53 tarihinde yayınlandı
0
0

Zemin mi çöküyor, yoksa akıl mı..?

Karabük’te yaşananlar artık bir “zemin sorunu” değil.

Bu, açık ve net bir yönetim zaafıdır.

Yeşil Mahalle Taşkent Caddesi’nde başlayan süreç aslında hepimizin bildiği o klasik hikâyenin yeni bir versiyonu: Önce bir inşaat başlar, sonra çatlaklar oluşur, ardından “inceleme başlatıldı” açıklamaları gelir…

Ve en sonunda iş ciddiye bindiğinde tahliyeler başlar.

Nitekim öyle de oldu.

Karabük Valisi Oktay Çağatay’ın ikamet ettiği Valilik Konutu boşaltılıyor. Bu, sıradan bir gelişme değildir.

Bu, “tehlike artık görmezden gelinemiyor” demektir.

Şimdi soralım:
Devletin en üst yerel yöneticisinin kaldığı bina bile risk altındaysa, bu şehirde kim güvende?

Asıl mesele şu: Bu noktaya nasıl gelindi?
Heyelan riski taşıdığı bilinen bir bölgede nasıl olur da yeni bir konut projesine onay verilir?
Zemin etütleri gerçekten yapıldı mı, yoksa prosedür tamamlamak için mi hazırlandı?
Ve en kritik soru: Bu izinleri verenler bugün neredeler?

Üstelik tehlike tek bir binayla sınırlı değil.

Aynı bölgede Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bulunuyor.

Hemen üst kesimlerde KYK Yurtları var.

Yani risk, sadece bir yapıyı değil; birden fazla kamu kurumunu ve koskoca bir mahalleyi ilgilendiriyor.

Ama biz ne yapıyoruz?
Önce izin veriyoruz.
Sonra çatlakları izliyoruz.
Ardından “önlem alıyoruz.”

Bu bir yönetim refleksi değil, bu gecikmiş paniktir.

Her şey olup bittikten sonra devreye giren denetim mekanizmasının kimseye faydası yok.

Denetim, felaket kapıya dayandığında değil; ilk kazma vurulmadan önce yapılır.

Bugün Valilik Konutu boşaltılıyor. Yarın ne olacak?
Bir okul mu? Bir yurt mu? Bir apartman mı?

Bu soruların cevabını kimse bilmek istemez.

Ama bu soruların sorulması bile aslında gerçeği ortaya koyuyor:
Ortada ciddi bir ihmal ihtimali var.

Bu şehir kaderine terk edilemez.
Bu sorular cevapsız bırakılamaz.
Ve en önemlisi, bu iş “oldu bitti”ye getirilemez.

Çünkü mesele sadece çatlayan toprak ya da asfalt değil…