Karabük Haber Postası Karabük Haber Postası

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Karabük’e Geldi

Gündem Yayın: 28.04.2016 14:49
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Karabük’e Geldi

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Şeref Malkoç: “Türkiye’nin yeni bir hamle yaparak, yeni Anayasa ve yeni Hükmet Sisteminin kurulması gerek”

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Şeref Malkoç, 2023 yılı hedefleri doğrultusunda Türkiye’nin yeni bir hamle yaparak, yeni anayasa ve yeni hükmet sisteminin kurulması gerektiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Şeref Malkoç, Memur Sen Karabük İl Başkanlığı tarafından öğretmenevinde düzenlenen ‘Yeni Türkiye,Yeni Anayasa’ konulu programa katıldı.
Malkoç, burada yaptığı konuşmada, Türkiye’nin son 200 yılın en önemli kavşak noktasında ve en güçlü konumunda olduğunu söyleyerek, “Bunu her alanda görmek mümkün. Bir taraftan terörle mücadele ediyor ve bunun arkasında kimler yok ki. Dost ve müttefik saydığımız ülkelerin açık veya istihbarı destekleri mi var. Maalesef görmekteyiz. Terör örgütün elindeki silahların menşeisini bilmekteyiz. Çok şükür her şeye rağmen terörle çok ciddi mücadelemiz var. Bir taraftan AB ile ilişkilerimiz fevkalade önemli bir noktada. Sıkı sıkıya hatta kıran kırana görüşmelerimiz oluyor. Türkiye bütün platformlarda Avrupa Birliği nezrinde hakkını eskisinden çok daha güçlü dile getiriyor, savunuyor, koruyor ve alıyor. AB’nin motor ülkesi Almanya’dır. Almanya Başbakanı Merkel’in sık sık ülkemizi ziyaret etmesi bu münasebetlerin önemini ortaya koymaktadır. Türkiye eskisi gibi Avrupa’yla münasebetlerinde boynu bükük değildir. Çok açık ve net bu milletin hakkını hukukunu koruyarak bu ilişkileri sürdürmektedir. Afrika’yla, Güney Amerika’yla, Asya’yla, Türki Cumhuriyetleri ile fevkalade ilişkileri vardır. Türkiye bir taraftan içine kapatılmaya çalışılırken, diğer taraftan da Türkiye bütün enerjisi ve gücüyle dünyaya açılmaktadır” dedi.
Malkoç, Türkiye’nin 2023’lere, Cumhuriyetin 100. kuruluş yıl dönümüne giderken yeni bir hamleye daha ihtiyacı olduğunu da belirterek, “Bu hamle yeni bir anayasa yapmamız ve yeni bir hükümet sistemini kurmamızla olacaktır” dedi. Malkoç, ülkenin mevcut anayasa ve mevcut parlamenter sistemle bütün imkanlarını zorlayarak bu noktaya geldiğini anlattı. Ülkede hükümet sisteminin yenilenmesi gerektiğini vurgulayan Malkoç, sözlerini şöyle tamamladı:
“Türkiye’de huzurun artması için yeni anayasamız şart. Türkiye’nin ekonomik büyümesinin daha yüksek ivmeyle seyri için, hak ve özgürlüklerimizin daha genel anlamda uluslararası standartta olması için anayasadaki hak ve hürriyetleri değiştirmemiz gerekir. Aynı şekilde bu anayasayı yenilemek Türkiye için dönüm noktası haline geldi. Bunu başaracağız İnşallah. Çünkü halkın yüzde 90’ının üzerindeki bir kesim ‘anayasa değişsin veya yenilensin’ diyor. Bu milletin arzusudur, isteğidir. Milletin arzusunun, isteğinin önünde kimse duramaz, dayanamaz. Yeter ki millet istesin bunun önüne tıkaç olan, engel teşkil edenleri milletimiz yeri ve zaman geldiğinde tutar, kenara koyar ve yeni anayasasını yapar. İnşallah, Türkiye anayasasını yenilendiğinde daha geniş imkanlara kavuşacaktır. 2023 hedeflerine daha rahat ulaşacaktır.”

Paylaş:

Mesajınızı gönderin

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yaşar ne yaşar ne yaşamaz filmi gerçek oldu

Gündem Yayın: 25.07.2024 20:00
İhlas Haber Ajansı

Türk sinemasının usta isimlerinin rol aldığı “Yaşar ne yaşar ne yaşamaz” filmi Çorum’da gerçek oldu.

Çorum Boğazkale ilçesine bağlı Yekbas mahallesinde yaşayan 10 çocuk annesi 74 yaşındaki Şerife Baş’ın bir taraftan yaşadığını, diğer taraftan da 39 yıl önce hayatını kaybeden kız kardeşi Meryem Gencer’in (Yiğit) nüfustan düşürülmesi için hukuk mücadelesi veriyor.

Filmlere konu olacak hikaye 2023 yılında yapılan Cumhurbaşkanlığı ve Genel Seçimlerde ortaya çıktı. Edinilen bilgilere göre, Şerife Baş’ın, 1985 yılında hayatını kaybeden kız kardeşi Meryem Gencer’e seçmen kâğıdı geldi. 39 yıl önce ölen ablasına seçmen kâğıdının geldiğini gören Baş, İlçe Nüfus Müdürlüğü’ne giderek görevlilere kardeşinin 39 yıl önce hayatını kaybettiğini, öldüğü halde her seçim döneminde adına seçmen kâğıdı geldiğini belirterek, durumun düzeltilmesini istedi.

Baş’ın talebini inceleyen görevliler kendisinin nüfus kaydının olmadığını ve Gencer’in akrabası olduğunu nerden bileceklerini belirtince Şerife Baş hayatının şokunu yaşadı. Babasının nüfusuna aldırmadığı ortaya çıkan Baş, şimdi hem yaşadığımı hem de 1985 yılında ölen 6 çocuk annesi ama hala kayıtlarda bekar gözüken kız kardeşinin hayatta olmadığının mücadelesini veriyor.

Mahkeme DNA örneği alınmasına karar verdi

Yaşanan olayların ardından Baş, avukatı Rıza Babacanoğlu ile birlikte yaşanan mağduriyetin ortadan kaldırılması, kendisi ve kız kardeşinin nüfus kayıt örneklerinin düzeltilmesi için adalet arayışına başladı. Konuyla ilgili hukuki süreç devam ederken, adli makamlar Şeref Baş’ın babasının mezarının açılarak DNA örneği alınmasını kararlaştırdı.

“Şerife hanımın babası ile ilgili ilişiğini bulunması, hem de Meryem hanımın öldüğünü nüfusa işlenmesi için hukuk süreci başlattık”

Konuyla ilgili açıklama yapan Avukat Rıza Babacanoğlu, Şerife Baş ve kardeşi Meryem Gencer’in nüfus kayıtlarının düzeltilmesi için hukuk mücadelesi başlattıklarını söyledi.

Şerife Baş’ın gittiği bir kamu kurumunda 39 yıl önce ölen kardeşinin nüfus kayıtlarında hayatta olduğunu gözüktüğünü fark ettiğini dile getiren Babacanoğlu, “O süreçte, nüfus ile ilgili işlemleri yaptığımızda Şerife hanımında da babasının üzerine hiç kayıtlı olmadığını tespit ettik. Nüfusta sanki Şerife Hanım babasının çocuğu değildi. Bu durumu nüfusta araştırdığımızda, bundan 50 yıl önce Nüfus Müdürlüğü binasında çıkan yangın sonrasın da kız çocuklarının kendi babalarının üzerine değil, eşlerinin üzerine kaydettiklerini, babaları ile ilişiği kurulmadığı tespit ettik. Kardeşi Meryem hanım ise 1985 yılında vefat etmiş, o günden sonra hiçbir şekilde ölü kaydı işlenmemiş. Hala yaşıyor gözüküyor. Hala oy pusulası çıkıyor. Biz hem Şerife hanımın babası ile ilgili ilişiğini bulunması, hem de Meryem hanımın öldüğünü nüfusa işlenmesi için hukuk süreci başlattık. DNA tespiti için mezarlar açılacak” dedi.

Davanın sadece Şerife Baş ve Meryem Gencer ile alakalı olmadığını anlatan Babacanoğlu, “Nüfus yangınından sonra bu çevredeki köylerde buna benzer birçok vaka olduğunu düşünüyoruz. Bu gibi olaylar tesadüfen öğrenilen şeyler. Öğrenen kişiler de yavaş yavaş düzeltmeye çalışıyor. Devlet eliyle düzeltilmesi daha uygun olur ama tespit eden kişiler de kendi çabalarıyla, hukuki süreçlerle bu işi başlatıyorlar. Masraflardan dolayı başlatamayan insanlar da var. Bu işin artık manevi boyutları da var. Şuan için biz epey bir yol kat ettik. DNA tespit çalışmalarından sonra işlemler hızlı bir şekilde devam edecek” şeklinde konuştu.

“Herşey oy kağıdıyla ortaya çıktı”

Nüfus kayıtlarında yaşadığını ispat etmek için hukuk mücadelesi veren Şerife Baş da, “Babam iki evliydi. Bizi analığımızın üzerine almışlar sanırım. Biz bunu 2 yıl önce ölen kardeşimin adına oy kağıdı çıktığında fark ettik. Bu işin çözülmesi için babamın mezarının açılması gerekiyor. Bir yönden istiyorum, manevi olarak ta açılmasını istemiyorum” diye konuştu.