blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
02 Eylül, 2024 08:07 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Çorum’da etkili olan sağanak yağış ve rüzgar hayatı felç etti

Çorum’da etkili olan sağanak yağış ve şiddetli rüzgar hayatı felç etti. Yağış sonrası oluşan sel nedeniyle ulaşımda aksamalar yaşanırken, şiddetli rüzgar nedeniyle bazı evlerin çatıları zarar gördü.
Sungurlu ilçesinde etkili olan sağanak nedeniyle su baskınları yaşanırken köy yolları ulaşıma kapandı. İlçeye bağlı Demirşeyh, Arifegazili, Hacıosman ve Sarıcalar köylerinde şiddetli yağış nedeniyle bazı evleri ve ahırları su bastı. Ayrıca sel nedeniyle köylerin yolları ulaşıma kapandı. Akşam saatlerinden itibaren etkili olan yağış nedeniyle Alaca-Sungurlu Karayolu sel sebebiyle kapanırken araç trafiği durdu. Ulaşıma kapanan yolun tekrar açılması için bölgeye Karayolları 73. Şube Şefliği’ne bağlı ekipler sevk edildi.

Bayat’ta rüzgar çatılara zarar verdi, İskilip’te heyelan meydana geldi
Şiddetli fırtına Bayat ilçesinde çatılara zarar verdi. İshaklı köyünde bir ev ile garajın çatısı kuvvetli rüzgar sebebiyle zarar gördü. İhbar üzerine köye hasar tespit çalışmaları için ekipler yönlendirildi. İskilip-Tosya yolu 5. kilometrede heyelan sebebiyle yola kayalar düştü. Karayolları ekiplerince temizlenen yol tekrar trafiğe açıldı. Çorum-Sungurlu yolu üzerinde Gökçeköyü mevkii yol ayrımında araç içerisinde 4 kişilik bir ailenin yağış sebebi ile ilerleyemeyip mahsur kalması üzerine ailenin bulunduğu bölgeye ekipler sevk edildi.

Metrekareye 50 kilogram yağış düştü
Çorum’un güney ve batısı kesiminde etkili olan yağışlar nedeniyle Çorum-Ankara Karayolu üzerinde bulunan Koparan mevkiinde yağış miktarının 50 kilogramı aştığı bildirildi.
Yağışların ardından tüm kurumlar teyakkuza geçti. İl Jandarma Komutanlığı, İl Özel İdaresi, Karayolları, İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü ve Sungurlu Belediyesi’ne bağlı ekiplerin yağışlardan etkilenen bölgelerdeki çalışmaları devam ediyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Peri Dilbaz tarafından
02 Şubat, 2026 17:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Çocuk Suçları, Ruh Sağlığının Alarmı

Son dönemde çocukların suç çetelerinin ağına düşmesi, akranlar arasında işlenen ağır şiddet olayları ve hatta cinayetler toplum olarak hepimizi derin bir kaygıya sürüklüyor. Bu olaylara yalnızca “suç” penceresinden bakmak, sorunu anlamamıza yetmiyor. Çünkü bu tablo, aynı zamanda çocuk ruh sağlığına dair güçlü bir alarmdır.

Ergenlik dönemi, bireyin kimliğini inşa etmeye çalıştığı en kırılgan gelişim evresidir. Psikoloji bilimi bize şunu söyler: Ergen beyninde dürtü kontrolünden sorumlu alanlar henüz tam gelişmemiştir; buna karşın haz, güç ve risk arayışı oldukça yoğundur. Bu nörobiyolojik gerçeklik, ergeni hızlı karar almaya, sonuçları yeterince öngörememeye ve grup etkisine açık hale getirir.

Suç çeteleri tam da bu noktada devreye girer. Aidiyet, güç, görünürlük ve “bir yere ait olma” duygusu sunarlar. Oysa bu duygular, sağlıklı biçimde ailede, okulda ve sosyal çevrede karşılanmalıdır. Karşılanmadığında çocuk, kendisini değerli hissettiği her yere tutunabilir; bu yer bazen en tehlikeli alanlar olur.

Akran cinayetleri ise çoğu zaman “ani öfke” başlığı altında geçiştirilir. Oysa psikolojik açıdan bakıldığında, bu tür şiddet davranışları uzun süredir bastırılan öfkenin, değersizlik duygusunun ve empati eksikliğinin bir sonucudur. Çocuk konuşamıyorsa, duygularını ifade edecek güvenli alanı yoksa, davranış konuşur.

Burada ailelere büyük sorumluluk düşmektedir. Çocuğun her davranışını onaylamak zorunda değiliz; ancak her duygusunu ciddiye almak zorundayız. Yargılanan değil, anlaşılan çocuk riskli gruplara daha az ihtiyaç duyar. Aşırı baskı kadar sınırsız özgürlük de çocuk için tehlikelidir. Sevgiyle çizilmiş, tutarlı sınırlar çocuğun iç denetimini güçlendirir.

Bir diğer önemli alan dijital dünyadır. Bugün suç örgütleri yalnızca sokakta değil; sosyal medya ve dijital platformlarda da çocuklara ulaşmaktadır. Dijital ebeveynlik; yasaklamak değil, rehberlik etmektir. Çocuğun ne izlediğini, kimlerle iletişim kurduğunu bilmek koruyucu bir etkidir.

Unutulmaması gereken en önemli gerçek şudur: Hiçbir çocuk suçlu olarak doğmaz. Suça sürüklenen çocuklar çoğu zaman görülmemiş, duyulmamış ve anlaşılmamış çocuklardır. Çocukları suçtan korumanın en güçlü yolu, onları önce duygusal olarak güvende tutmaktır.

Bu mesele yalnızca ailelerin değil; okulun, medyanın ve toplumun ortak sorumluluğudur. Çocuklara güvenli bağlar sunabildiğimiz ölçüde, suç çetelerinin alanı daralacaktır.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.