Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
06 Ağustos, 2023 14:28 tarihinde yayınlandı
0

Çocuklarına çeyiz için başladı, 10 yıldır terzilik yapıyor

Düzce’de çocuklarının çeyizlerini hazırlamak için Halk Eğitim Merkezi’nde dikiş nakış kurslarına katılan Ümran Usta, eğitimler sonrası açtığı dükkanda 10 yıldır terzilik yapıyor.
Düzce Halk Eğitim Merkezi’nde açılan dikiş nakış kurslarına çocuklarının çeyizini hazırlamak için başlayan Ümran Usta, daha sonra bunu meslek haline dönüştürmek istedi. Pazar tezgahlarında satılması için şalvar ve etekler diken Usta, 10 yılın sonunda ise kendi dükkanını açtı. Halk Eğitim Merkezi’nde başladığı kursun hayatını değiştirdiğini söyleyen Ümran Usta, “Terzi olmak için değil de amacım çocuklarıma çeyiz hazırlamaktı. Kursta nakışın yanı sıra dikişte dikmemiz gerekiyordu. Ufkum genişledi. Arkadaşlar, komşular, etraftan daha fazla giysi istemeye başladılar. Daha geniş bir kitleye ulaştım. Evimin üst katında birkaç pazar tezgahına şalvar, etek dikiyordum. Böylelikle başladı” dedi.
Dikiş dikmekten keyif aldığını belirten Usta, “Dikiş dikmek aslında çok zevkli. Bildiğimiz her şey zevkli ve kolaydır. Bilmediğiniz şeyler zordur ve zevk alamazsınız” diye konuştu.

Hazır giyime inat makinesiyle dikmeye devam ediyor
Hazır giyim markalarının yaygınlaştığı bu dönemde müşterilerinin isteklerine göre ürünler diken Usta, “Terziler giysi daraltır ya da paça kısaltır konumuna geldik ama terzinin işçiliğini beğenip tercih eden de de çok fazla. Hazır giyimde beden olmayabiliyor, boyda sıkıntı olabiliyor. Terziye insanlar o zaman gidiyor. Ne istediğine bağlı. İnsanlar mağazaya gider ürünleri beğenmez, bedeni olmaz ya da boyda sıkıntı yaşar. O zaman bize gelir, memnun da kalır” ifadelerini kullandı. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
dfa840bc 3cb0 4df5 898b ad6da62035f3
Asuman Doğan Avatarı
Asuman Doğan tarafından
21 Mayıs, 2026 10:13 tarihinde yayınlandı
0

Yıldırım “Devlet Eliyle Ticaret Son Bulmalı”

Karabük Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Yıldıray Yıldırım, devlet eliyle yürütülen ticari faaliyetlerin küçük esnafı zor durumda bıraktığını belirterek, adil rekabet ortamının yeniden sağlanması çağrısında bulundu.

Yıldırım yaptığı açıklamada, devletin asli görevinin ticaret yapmak değil; üreticiyi, esnafı ve girişimciyi desteklemek olduğunu ifade etti. Öğretmenevlerinden sosyal tesislere, polis evlerinden düğün salonlarına, lokantalardan çay bahçelerine kadar birçok alanda kamu eliyle ticaret yapıldığını belirten Yıldırım, okullarda sürekli hale gelen kermes uygulamalarının da küçük esnafı olumsuz etkilediğini söyledi.

Kamu işletmelerinin vergi ve maliyet avantajına sahip olduğuna dikkat çeken Yıldırım, “Bir tarafta bütün sermayesini, emeğini ve geleceğini işletmesine bağlayan esnafımız, diğer tarafta personel maaşı devlet tarafından karşılanan kamu işletmeleri bulunmaktadır. Bu şartlarda adil rekabetten söz etmek mümkün değildir” dedi.

Esnafın ağır ekonomik yük altında ayakta kalmaya çalıştığını vurgulayan Yıldırım, elektrik, kira, SGK, vergi, POS komisyonları, kredi faizleri ve yüksek gecikme zamlarının küçük işletmeleri zorladığını ifade etti.

Esnafın ekonominin temel taşı olduğunu belirten Yıldırım, “Esnaf sadece ticaret yapan kişi değildir; istihdam sağlayan, vergisini ödeyen, mahallesine sahip çıkan ve şehrin sosyal yapısını ayakta tutan unsurdur” diye konuştu.

Açıklamasında çağrısını yineleyen Yıldırım, devletin ticaretin rakibi değil düzenleyicisi olması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Devlet eliyle ticaret acilen son bulmalı; ticaret, yatırım yapan, risk alan ve vergisini ödeyen esnafa bırakılmalıdır. Esnafımızı vergi adaleti, krediye erişim, finansman destekleri, POS komisyonları, yüksek faiz ve gecikme zamları ile istihdam maliyetleri konusunda korumak zorundayız. Ayakta kalan esnaf güçlü ekonomi demektir. Güçlü ekonomi ise güçlü Türkiye demektir.” 

Bizi sosyal medyadan takip edin