Reklam
Reklam

‘Çocuklarda yetersiz uyku aile ve akran ilişkilerini olumsuz etkileyebilir’

cocuklarda yetersiz uyku aile ve akran iliskilerini olumsuz etkileyebilir C5RGr71I
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
20 Mart, 2025 16:00 tarihinde yayınlandı
0

Erken çocukluk devrinde beynin temel aktivitesinin uyku olduğunu belirten Çocuk Sıhhati ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Pelin Aytaç Uras, “Uyku, çocuk gelişiminin temel ögesidir. Yetersiz uyku çocuğun sıhhatini, aile-akran-öğretmen ilgilerini, günlük ömür aktivitelerini ve davranışlarını etkilemektedir” dedi.

Liv Hospital Samsun Çocuk Sıhhati ve Hastalıkları Kliniği’nden Uzm. Dr. Pelin Aytaç Uras, süt çocuğunda uyku sorunları hakkında bilgilendirdi. Erken çocukluk devrinde beynin temel aktivitesinin uyku olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Uras, “Uyku çocuk gelişiminin temel ögesidir. Yetersiz uyku çocuğun sıhhatini, aile-akran-öğretmen bağlarını, günlük ömür aktivitelerini ve davranışlarını etkilemektedir. Çocukların uykusunun büyük kısmı REM uykusundan oluşmaktadır. REM ve Non REM uykuları gece boyunca döngüsel olarak yer alırlar, döngü vakti bebeklikte 50-60 dakika iken, çocukluk ve erişkinlikte 90 dakikaya uzar” diye konuştu.

“Uyku saati rutin olmalı”

Çocuklar için uyku saatinin rutin olması gerektiğine değinen Uzm. Dr. Uras, “Bebek ve çocuklar için uyku saati ile ilgili rutinler oluşturmalı, bu rutinler sevecenlikle uygulanmalıdır. Yatağa gitme vakitleri anne-baba ile çocuk ortasında çatışma ortamının oluşturulduğu vakitler olmamalıdır. Çocuğun her gün mesken dışında tertipli sportif faaliyetler yapması uyku tertibi açısından faydalıdır fakat yatmadan evvelki iki-üç saat içinde ağır idmanlardan kaçınmalıdır. Yatak odalarında hafif ışığı olan gece lambaları tercih edilebilir. Yatak odalarında televizyon bulundurulmamalıdır. Birinci uyku belirtilerini gördüğünüzde bebeğinizi yatağına yatırın. En ülkü olanı, bebeğin rahatlamasına ve uykuya geçmesine müsaade vermektir. Yatarken çocuğunuzun yanına sevdiği oyuncağını yahut özel bir eşyasını almasına müsaade verin. Bunlar çocuğunuzun uyumasını kolaylaştıracaktır” formunda konuştu.

“Uyku bozukluklarında tabibe başvurulmalı”

Çocukların pamuklu giysiler giymesine itina gösterilmesi ve oda ısısının ayarlanması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Uras, “Çocuklarda uykuya başlama davranışları ile ilgili olan uykuya dalma zahmeti ve gece uyanmalar sıktır. Ebeveynlerin yardımı olmaksızın yatağa yerleşme ve uykuya dalma, çocuklarda öğrenilen davranışlardır. Şayet çocuk uykuya dalmak için annesinin yardımına ya da özel bir uygulamaya (oyuncakla oynama, müzik dinleme) alışmışsa, gece uykusu sürecinde uyku basamakları ortasında görülen uyanmalarda da bu etraf kurallarını isteyecektir. Uykuya dalma zahmeti olan çocuklarda, bu fizyolojik uyanışlarda ebeveynin müdahalesi ya da alışılmış özel davranışların yapılması gerekir. Uyku çocukların bedensel ve ruh sıhhati açısından çok değerli bir öge olup bu bahisteki bozukluklarda çocuk doktorunuza başvurabilirsiniz” tabirlerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
g 2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
18 Haziran, 2026 14:16 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0 0

BIRAKIN MUHALEFİ DİZAYN ETMEYİ, İŞİNİZE BAKIN, ÜLKENİN DEVASA SORUNLARI ÇÖZÜM BEKLİYOR.

Ülkenin onca, sorunu varken, yapay gündemlerin peşinden sürükleniyoruz. Ülkeyi yönetenler sorunların çözümü yolunda gayret göstermek yerine, süni gündemlerle dikkatleri başka yöne çekmenin derdinde. Ülkenin kronikleşmiş devasa sorunlarının konuşulması istenmiyor.

Kamuoyu araştırmalarına göre Türkiye’nin en önemli sorunu ekonomi ve hayat pahalılığı olarak öne çıkıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinde hayat pahalılığı ilk sırada yer alırken, Asal Araştırma gibi bağımsız anket şirketlerinin çalışmalarında da toplumun büyük bir çoğunluğu ekonomiyi en büyük problem olarak görüyor.

Vatandaşlar ve konunun uzmanları tarafından öne çıkarılan sorunlar sırasıyla, şu başlıklar altında toplanıyor;
* Ekonomik Sıkıntılar Hayat Pahalılığı ve Enflasyon nedeniyle temel gıda ve ihtiyaç maddelerine ulaşımın giderek zorlaşması.
* Yoksulluk: Gelir adaletsizliğinin artması ve alım gücünün ciddi şekilde düşmesi.
* İşsizlik: Özellikle genç nüfus arasında istihdam olanaklarının yetersiz kalması.
* Adalet ve Hukuk: Hukuk sistemine ve yargı bağımsızlığına olan güvenin azalması.
* Eğitim Sistemi: Ezbere dayalı yapı ve fırsat eşitliğinin sağlanamaması.
* Sığınmacı ve Göçmenler: Demografik yapı ve kaynakların paylaşımı üzerindeki toplumsal endişeler.
* Doğal Afetler: Başta deprem olmak üzere afetlere karşı şehirlerin hazırlıksız olması.

Hayat pahalılığı ve yüksek enflasyonun kalıcı çözümü; sıkı para politikaları, yapısal reformlar, hukuki güvenliğin tesisi, kamu tasarrufu ve vergi adaleti sacayaklarının eşzamanlı olarak hayata geçirilmesinden geçiyor.

Ekonomi ve hayat pahalılığı krizinin çözümü için izlenmesi gereken temel yol haritası şudur;

1. Para ve Maliye Politikalarının Sıkılaştırılması. Faiz ve Enflasyon Dengesi: Fiyat istikrarını sağlamak için merkez bankalarının reel faiz politikalarıyla enflasyon canavarını dizginlemesi hedeflenir. M × V = P × Q denklemindeki para arzının kontrol altına alınması kritik öneme sahiptir.
Kamu Disiplini: Bütçe açıklarını kapatmak adına kamuda tasarruf tedbirleri sıkılaştırılmalı, lüks tüketim ve verimsiz harcamalar kısılarak denk bütçe hedefine yaklaşılmalıdır.

2. Yapısal Reformlar ve Üretim EkonomisiTarım ve Gıda Arzı: Gıda enflasyonunu düşürmek için tarımda girdi maliyetleri (gübre, mazot, elektrik) düşürülmeli ve planlı üretim modeline geçilmelidir. Katma Değerli Üretim: İthalata olan bağımlılığı azaltmak, yerli üretimi ve teknoloji odaklı sanayiyi teşvik etmek döviz kurundaki oynaklığı azaltarak maliyet enflasyonunu hafifletir.

3. Hukuki Güvenlik ve Kurumsal BağımsızlıkYatırımcı Güveni: Bağımsız kurumların (Merkez Bankası, TÜİK, Rekabet Kurumu) siyasi müdahalelerden uzak çalışması ve hukukun üstünlüğü ilkesinin tam anlamıyla işlemesi, doğrudan yabancı yatırımları (FDI) Türkiye’ye çekmek için elzemdir.Liyakat: Kurumlarda liyakat esasına dönülmesi, alınan ekonomik kararların piyasadaki güvenilirliğini ve öngörülebilirliğini artırır.

4. Gelir Dağılımı ve Vergi Adaleti Vergi Yükünün Dengelenmesi: Dolaylı vergilerdeki (ÖTV, KDV) yüksek pay azaltılarak; doğrudan vergilendirmeye (kazanç üzerinden alınan gelir ve kurumlar vergisi) ağırlık verilmelidir. Alım Gücünün Korunması: Dar ve sabit gelirli vatandaşların hayat pahalılığı altında ezilmemesi için enflasyonla mücadele edilirken, gelir artırıcı sosyal desteklerin ve maaş güncellemelerinin gerçek enflasyon verilerine göre yapılması sağlanmalıdır.

Halkın ekonomi yönetimine duyduğu güven çok düşük seviyede.
Türkiye’de ekonomi yönetimine olan güvenin düşük kalmasının temel nedenleri, uzun süredir aşılamayan yüksek enflasyon, piyasa beklentileriyle uyuşmayan resmi hedefler ve halkın günlük yaşamına yansımayan refah artışıdır. Kamuoyu araştırmaları ve iş dünyası anketleri, ekonomi politikalarının öngörülebilirliği ve etkinliği konusunda ciddi bir inanç eksikliği yaşandığını ortaya koymaktadır.

Ekonomi başta olmak üzere, ülkenin temel sorunlarının çözümü yolunda çok acil radikal adımların atılması gerekiyor.
Bırakın muhalefi dizayn etmeyi. İşinize, bakın işinize!

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.