Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
23 Şubat, 2024 00:24 tarihinde yayınlandı
0

“Çocuklarda öğünlerin düzenli olması beden ve zihin sağlığı açısından önemli”

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aliye Özenoğlu, “Çocuklarda öğünlerin düzenli ve dengeli olması hem beden sağlığı hem de zihin sağlığı açısından önemli” dedi.

Çocuklarda sabah kahvaltısının önemli olduğunu belirten Doç. Dr. Aliye Özenoğlu, “Beyin fonksiyonlarını daha iyi kullanabilmek için sabah kahvaltısı oldukça önemlidir. Çocukların okula gitmeden önce kahvaltı yapmaları gerekiyor. Ancak günümüzde çocuklar genellikle akşam geç saatlere kadar telefon ve tablet gibi cihazlarla vakit geçirdikleri için uyku saatlerinde aksamalar oluyor. Geç saatlere kadar uyanık kalan çocuklar bu süre zarfında sıklıkla bir şeyler yeme ve içme eğilimindedirler. Bu düzensizlik, çocukların sabahları tok bir şekilde uyanmalarına neden olmakta ve yaşamın biyolojik dengesinde bozulmaya yol açmaktadır. Kahvaltıya erken başlamak, okula giden bir çocuk için zihinsel performans açısından son derece önemlidir. Çocukların sağlıklı büyüme ve gelişmeleri ile birlikte ruh ve zihin sağlıkları için zamanında ve yeterli süre uyumaları büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle, özellikle okul çağındaki çocukların akşam saat 22.00 civarında yatmaları ve 8 saat uyumaları önerilir. Çocuklar büyürken, sağlıklarını koruyacak şekilde beslenmelerini ve yaşam tarzlarını planlamak ve sağlıklı alışkanlıkları sürdürmeleri için desteklemek önemlidir” diye konuştu.

“Kahvaltı yapmak kadar kahvaltıda ne tüketildiği de önemli”

Kahvaltı öğünü kadar kahvaltıda tüketilen besinlerin de önemli olduğunun altını çizen Doç. Dr. Özenoğlu, “Düzenli kahvaltı yapmanın yanı sıra, kahvaltıda tercih ettiğimiz besinler de sağlığımız üzerinde büyük etkiye sahiptir. Sağlıklı gıdalar tükettiğimizde, bağırsaklarımızdaki iyi bakterilerin çoğalmasıyla bağışıklık sistemimiz güçlenir ve beyin fonksiyonlarımız gelişir. Ancak şekerli, işlenmiş ve doymuş yağ içeren yiyeceklerin tüketimi bağırsak sağlığımızı olumsuz etkileyebilir. Bağırsaklarımızdaki mikroorganizmalar, bağırsak-beyin ekseni aracılığıyla ruh halimizi ve zihinsel faaliyetlerimizi etkilerler. Sağlıklı beslenme, beyin fonksiyonlarını ve ruh halimizi olumlu yönde etkiler. Özellikle okul çağındaki çocuklar için kahvaltıda protein kaynaklarına ek olarak tam tahıllı ekmek, mevsim yeşillikleri ve taze sıkılmış meyve suyu veya süt tercih edilmelidir” şeklinde konuştu.

“Rafine edilmemiş tam tahıllar vitamin ve lif bakımından daha zengindir”

Ailelerin öğrenciye okulda yemesi için hazırlayacağı gıdaların neler olabileceği hakkında fikir veren Doç. Dr. Aliye Özenoğlu, “Ebeveynlerin çocukların beslenme çantalarını hazırlarken, çocuğun evde kahvaltı alışkanlığına dikkat etmeleri daha doğru olacaktır. Eğer çocuk kahvaltısını düzenli olarak yapıyorsa, beslenme çantasına ev yapımı sağlıklı alternatifler konulabilir. Bu alternatifler arasında ev yapımı tam tahıllı sandviçler, az şeker içeren kurabiye veya kek gibi ürünler öne çıkar. Ayrıca, taze mevsim meyvelerinin tüketiminin teşvik edilmesi önemlidir. Hazır pastane veya market ürünlerinden kaçınılması gerekmektedir. Öğle yemeklerini okulda yiyen çocuklar için okul yönetimleri, genellikle çocukların tüketmeyeceği endişesiyle, ev yemeği tarzı bir menü yerine çocukların sevdiği ürünleri menülerinden çıkarma eğilimindedirler. Ancak bu, sağlıklı bir beslenme yöntemi değildir. Sağlıksız beslenme, bağırsaklarda sağlığı olumsuz etkileyen mikroorganizmaların çoğalmasına yol açabilir; bu durum da sağlıksız besinlere olan isteği artırabilir. Sonuç olarak, bir kısır döngü oluşabilir. Bu nedenle, sağlık politikaları kapsamında alınacak kararlarla okullardaki beslenme konusuna daha etkili çözümler getirilebilir” ifadelerini kullandı.

“Beslenme şeklimiz hayâtî fonksiyonlarımızı etkiliyor”

Çocukların büyümesi için alması gereken enerji ve besin maddelerinin yetersiz olması durumunda gelişiminin yavaşlayacağını dile getiren Doç. Dr. Aliye Özenoğlu, “Ergenlik döneminde, büyüme hızlanır ve besin öğeleri ihtiyacı artar. Bu dönemde kemikler için maksimum yatırım yapılır. Yetersiz beslenme, boyun kısalmasına ve zihinsel performansın azalmasına neden olabilir. Dikkat eksikliği, konsantrasyon güçlüğü ve öğrenme zorlukları da görülebilir, bu da akademik başarıyı olumsuz etkiler. Yetersiz beslenme ayrıca ruh halini, motivasyonu ve sosyal ilişkileri de etkiler. Beslenme, sadece fizyolojik değil, aynı zamanda ruh halini, zihinsel fonksiyonları ve sosyal ilişkileri de etkileyen temel bir ihtiyaçtır” açıklamasında bulundu.

“Çocuk daha fazla ilgi çekmek için yemek yemiyor olabilir”

İştahsızlık yaşayan çocuklarda öncelik olarak iştahını baskılayan bir sağlık sorunun olup olmadığını kontrol ettirmenin önem taşıdığını söyleyen Doç. Dr. Özenoğlu şunları söyledi: “Hastalık genellikle iştahı kapatır; bu fizyolojik bir durum olabileceği gibi, çocuğun duygusal durumuyla da ilişkilendirilebilir. Örneğin, çocuk kaybettiği eşyaları veya yaşadığı endişe ve korkuları nedeniyle üzüntü veya korkusunu yemek yemeyerek dışa vurabilir. Aynı şekilde, ilgi görmeyen veya yetersiz ilgi gören çocuklar da yemek yemeyi reddedebilir; bu, ailelerin daha fazla ilgi göstermesini sağlamak için bir mesaj olabilir. Bu gibi durumlarda, çocuğun ihtiyaçlarını karşılayacak, dengeli ve görsel olarak çekici yiyecekler sunulabilir. Örneğin, çocuk sevmediği bir yiyeceği daha çekici bir şekilde sunulduğunda iştahının açılabilir. Ayrıca, çocuğun sevdiği bir yiyecek üzerine ek besinler eklenerek eksik besinleri telafi etmek mümkündür. Örneğin, çocuk peyniri sevmiyorsa ancak makarnayı seviyorsa, peynirli makarna veya fırın makarna gibi alternatifler sunularak hem lezzet hem de besin değeri artırılabilir”

“Çocuk ne yediğinin farkına varması gerekiyor.”

Özenoğlu sözlerine şöyle devam etti: “Çocuktaki iştahsızlıkla baş edemeyen ebeveynlerin mutlaka bir uzmandan yardım alması gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Aliye Özenoğlu, “Günümüzde sıkça karşılaşılan, çocuğun telefon, tablet veya televizyon eşliğinde yemek yeme alışkanlığı, tercih edilmemesi gereken bir yöntemdir. Bu durumda çocuğun yemeğe odaklanması zorlaşır ve doyup doymadığını anlamak güçleşir. Açlık ve tokluk merkezleri, ne zaman ve ne kadar yemek yiyeceğimize karar vermekte önemli rol oynar. Ancak, bu alışkanlıkla beslenen çocuklar bu sinyalleri doğru bir şekilde öğrenemezler. Ebeveynlerin çocuğu yemeğini bitirmeye zorlaması da bu durumu daha da karmaşık hale getirir. Sonuç olarak, çocuklar kendi açlık-tokluk sinyallerini doğru bir şekilde algılayamazlar ve ileride yeme bozuklukları, obezite, diyabet ve kardiyovasküler hastalıklar gibi sağlık sorunlarına yatkın hale gelirler. Çocuğun yeme alışkanlığını ve davranışlarını sağlıklı hale getirmek için yemeğe odaklanması ve yeme farkındalığı kazanması önemlidir.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
bilimfest samsuna gorkemli acilis xtwQkHix
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
06 Mayıs, 2026 16:37 tarihinde yayınlandı
0
0

BİLİMFEST Samsun’a görkemli açılış

Samsun Büyükşehir Belediyesi (SBB) öncülüğünde düzenlenen “BİLİMFEST”, açılış töreni ile başladı. Açılışta konuşan SBB Başkanı Halit Doğan, “Çocuklarımızın ve gençlerimizin hem bugünün hem de yarının dünyasına en donanımlı şekilde hazırlanması gerektiğine inanıyoruz” dedi.

Bilim ve teknolojiyi vatandaşlarla buluşturmayı hedefleyen BİLİMFEST, bugün ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. 9 Mayıs’a kadar sürecek festival, her gün 09.30 ile 16.30 saatleri arasında Bilim Samsun Kent Park yerleşkesinde bilim meraklılarını bir araya getiriyor. Samsun Büyükşehir Belediyesi koordinasyonunda ve TÜBİTAK 4007 Bilim Şenlikleri Destekleme Programı kapsamında hayata geçirilen BİLİMFEST, “Samsun’un Bereketli Topraklarında Bilimle Yeşeren Gelecek” temasıyla düzenleniyor.

Bugün düzenlenen törenle açılan festivalin açılış konuşmasını yapan SAMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Bilgin, organizasyonda emeği geçen tüm paydaşlara şükranlarını sundu.

Daha sonra kürsüye gelen Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Sabri Kılıç, “Samsun, kurtuluş mücadelesinin ilk adımının atıldığı şehir. Birçok projede de öncülük yapıyor. 23 Nisan’da Türkî Cumhuriyetlerden yüzlerce çocuğu ilimizde misafir etti. Bugün de bilim adına çocuklarımız bir araya geldi. Bilim insanı küçük yaşta yetişir. Çocukları o nedenle küçük yaşta yönlendirmeliyiz. Dolayısıyla bu bilim festivali de o açıdan önem arz ediyor” diye konuştu.

“Çocuk ve gençlerin yarının dünyasına en donanımlı şekilde hazırlanması gerektiğine inanıyoruz”

Festival ile genç ve çocukları bilime yaklaştırmayı hedeflediklerini dile getiren Başkan Halit Doğan, “Bilim Samsun’da gerçekleştirdiğimiz bu anlamlı buluşma, şehrimizin sadece geçmişiyle değil, bilimle inşa edilen geleceğiyle de ne kadar güçlü olduğunun bir göstergesidir, ilanıdır. Samsun Büyükşehir Belediyesi olarak çocuklarımızın ve gençlerimizin hem bugünün hem de yarının dünyasına en donanımlı şekilde hazırlanması gerektiğine inanıyoruz. Bu vizyonun en kıymetli meyvelerinden biri olan bugünkü BİLİMFEST Samsun, TÜBİTAK’ın sunduğu çok değerli desteklerle hayata geçmiştir. Bizler, Samsun’un bereketli topraklarında bilimle yeşeren gelecek diyerek yola çıktık. Şehrimizin bilim ve teknoloji vizyonunu iki ana sütun üzerinde yükseltiyoruz: Samsun Keşif Kampüsü ve içinde bulunduğumuz Bilim Samsun. Bu merkezlerimizde sürdürdüğümüz atölye çalışmaları ve etkinliklerde 2025-2026 eğitim döneminde tam 250 bin katılımcı sayısına ulaştık. Bu devasa rakam sadece bir istatistik değil, Samsunlu gençlerimizin keşfe, icada ve nitelikli eğitime olan büyük potansiyelinin bir göstergesidir. Bir çocuğun gözündeki merak, bir gencin zihnindeki fikir geleceğin ilk adımıdır” şeklinde konuştu.

Bugün düzenlenen festival haricinde de öğrencileri bilimle buluşturduklarının altını çizen Doğan, “Bu yaptığımız aktivitelerdeki amacımız, Samsun’u bilime merak duyan her gencin vazgeçilmez bir durağı haline getirmek. Gençlerimizi sadece teorik bilgilerle değil, onları rekabetçi dünyaya hazırlayan projelerle destekliyoruz. Bunun neticesi olarak da geçtiğimiz yıl içerisinde prestijli platformlara 310 öğrencimiz, 57 danışmanımızla birlikte tam 214 proje ile katılım sağladık. Şu anda da Antalya’da devam eden robot yarışmaları finallerinde 19 robot, 10 öğretmen ve 40 öğrenciden oluşan takımlarımız şehrimizi temsil ediyor. Bilim her çocuğun hakkıdır diyerek 60 köy okulumuza ulaşarak 2 bin 800 evladımızı bilimsel faaliyetlerle tanıştırdık. 17 ilçemizde düzenlediğimiz çocuk şenlikleriyle 55 bin 809 çocuğumuzun hem öğrenmesine hem şehre aidiyetlerine katkı sağlamış olduk. Aynı anlayışla hayata geçirdiğimiz PETEK Gençlik Merkezlerimizle gençlerimizin sadece ders çalıştığı değil, aynı zamanda kendini geliştirdiği, sosyalleştiği ve üretimle buluştuğu çok yönlü bir yaşam alanını hayata geçirmiş olduk. BİLİMFEST Samsun’un şehrimize, ülkemize ve geleceğimize hayırlar getirmesini diliyorum. İnşallah çocuklarımız burada çok mutlu olurlar. Öğrenci arkadaşlarımız kendi geleceklerine dair önemli hikâyeler burada elde ederler. Burada bir robotumuz var. İkinci robot da çıktı. Yazılımları yapılıyor. İkinci robotumuz da hayata geçmiş olacak. Arkadaşlarımızın bilim yolculuğuna onlar da katkı sağlamış olacaklar” ifadelerini kullandı.

Öte yandan festival programı ise oldukça zengin bir içeriğe sahip. Tarım teknolojilerinden doğa bilimlerine, çevre bilincinden mühendislik uygulamalarına kadar geniş bir yelpazede hazırlanan 60 farklı atölye çalışmasında katılımcılar keyifle vakit geçiriyor. BİLİMFEST yalnızca atölyelerle sınırlı kalmıyor. Festival süresince düzenlenecek bilim şovları, sahne performansları, çevre temalı tiyatro gösterileri ve uzman isimlerin gerçekleştireceği söyleşiler etkinliğe renk katıyor. Aynı zamanda festival süresince tüm veliler ve çocuklar için otobüs ve tramvaylar ücretsiz hizmet veriyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin