Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
04 Eylül, 2023 08:12 tarihinde yayınlandı
0

Çocuk şenliğinde pamuk şekeri izdihamı

Bartın’da gerçekleştirilen çocuk şenliğinde birinci defa yakından kukla gören çocuklar, Ankara havası oynayan kuklaya güç anlar yaşatırken, alanda dağıtılan pamuk şekerine atak edince izdihama neden oldu.

Bartın belediyesi tarafından bu yılki çocuk şenliği renkli imajlara sahne oldu. Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirilen şenliklerde, çuval yarışı, halat çekme üzere çeşitli nostaljik oyunları oynayarak, dans etme fırsatı buldu. Yaz tatili öncesinde gönüllerince oynayan, dans eden ve armağanlar dağıtılan çocuklar enteresan imajlara neden oldu.

Başkana ağır ilgi

Çocuklar aktiflik alanına gelen Bartın Belediye Lideri Hüseyin Fahri Fırıncıoğlu’na ağır ilgi gösterdi. Kimi çocuklar Lider Fırıncıoğlu’nun boynuna sarılıp, öperken kemi de fotoğraf çekti. Kimi çocuklar ise konuşmak için sahneye çıkan belediye lideri Fırıncıoğluna hangi kadrosu tuttuğunu sordu.

Kuklanın sıkıntı anları

Çocuklar Lider Fırıncıoğlu’nun yanı sıra sahnelenen kukla gösterisine de ilgi gösterdi. Ankara havaları oynayan “Ankara Murtaza” isimli kuklanın gösterisinde ise çocuklar birinci kere bu kadar yakından kukla görmenin heyecanını yaşadı. Çocuklar merakını ise kuklaya dokunarak gidermek istedi. Kuklanın dans gösterisi esnasında kimi çocuklar kuklanın kollarından kimileri ise ayaklarından tutmak istedi. Çocukların ilgisi nedeniyle bir orta kuklanın baş kısmını denetim eden ip koptu. Kopuk iple devam eden şov bir müddet sona bitirildi.

Başkan Fırıncıoğlu’na torun sürprizi

Konuşmak için çocuklarla birlikte sahneye çıkan Belediye Lideri Fırıncıoğlu, çocukların ortasında torununu da gördü. Torunu ile ilgilenen ve kucağına alan Lider Fırıncıoğlu, yaptığı konuşmada ise, “Allah çocuklarımızın en hoş günlerini görmeyi de ailelerine nasip etsin. İyi evlatlar olarak büyüsünler. Vatanımıza, milletimize sahip çıkan çocuklar yetiştirmeyi hepimize nasip etsin. Her şey gönlünüzce olsun” dedi.

Pamuk şeker izdihamı

Etkinlikte Belediye Lideri Fahri Fırıncıoğlu ve belediye yetkilileri tarafından alandaki çocuklara pamuk şekeri dağıtıldı. Pamuk şekeri dağıtıldığını fark eden çocuklar kısa müddette standın etrafını sararak izdihama neden oldu. Pamuk şekeri almak için yarışan çocuklar, zabıta takımları ve belediye yetkilerin ortaya girmesi ile birbirlerini ezmesinin önüne geçildi. Aktiflik akşam saatlerine kadar devam etti.

Bizi sosyal medyadan takip edin
ilyaserbayyeni
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
06 Mayıs, 2026 09:40 tarihinde yayınlandı
0

ÜLKEYİ FELAKETE SÜRÜKLEYEN BÜYÜK İHANET!

Aydın’ın Kuşadası ilçesinde, pazarda, dün, yaşlı bir üretici ile sohbet ettim. Davutlar yoluna cepheli 8 dönüm arazisinde; şeftali, mandalina, portakal ve limon üretiyor. Binbir zahmetle ürettiği meyveleri pazarda satarak geçimini sağlıyor.
“Yakın bir gelecekte, sebzeyi ve meyveyi para ile de alamayacağız. Bizden sonrakiler nasıl beslenecekler merak ediyorum” dedi. “Neden?” dedim. Örnekler vererek uzun uzun anlattı. Arkadaşları, komşuları; sebze ve meyve tarımı yaptıkları arazilerini villa karşılığı inşaat şirketlerine satmışlar. Aldıkları villaları satarak yada kiralayarak tarımdan kazandıklarından kat kat fazla gelir elde ediyorlarmış. Buna direnen bir kaç kişi kalmışlar. Arazisine müteahhitler 16 villa teklif etmişler. Bu yüzden çocuklarıyla arası açılmış. “Ben öleyim, bir gün beklemez satarlar bahçeleri” diyor. Arkadaşına bir kaç yıl önce, 10 dönüm arazisine karşılık 20 villa vermişler. “Zengin olunca ne oldum delisi oldu. Elindeki varlık bitmeyecek zannetti, har vurup harman savurdu. Şimdi elinde 2 villası kaldı. Yakındır onlarıda satması” dedi. Toprak geleceğimizdir, candır, hayattır hiç satılır mı? diye de ekledi.

Çok değil, 15-20 yıl önce Kuşadasından Güzelçamlı ya kadar yolun iki tarafı uçsuz bucaksız meyve ve sebze bahçeleri ile kapliydı. Şimdi gidin bakın, beton tarlaları göreceksiniz.

Davutlar ve Güzelçamlı bölgesinde, özellikle ana yol kenarlarındaki tarım arazilerinin yapılaşmaya açılması, bölgedeki ekolojik denge ve tarımsal üretim için ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Son gelişmeler, bu alanların geri dönülmez bir şekilde betonlaştığı yönündeki endişeleri haklı çıkarmaktadır.

Tarım arazilerinin inşaata açılması, sadece “yeşil alan kaybı” değil, bir ülkenin geleceğini tehdit eden çok boyutlu bir krizdir. Bu durumun yol açtığı başlıca büyük tehlikeler şunlardır:

1. Gıda Güvenliğinin Yok Olması; en temel tehlike, beslenme kaynağımızın kurumasıdır. Birinci sınıf tarım arazilerinin betonlaşması, tarımsal üretimi düşürür. Bu da gıda arzında azalmaya, dışa bağımlılığın artmasına ve mutfak enflasyonunun kontrol edilemez hale gelmesine neden olur.

2. Geri Dönüşü İmkansız Toprak Kaybı; 1 santimetre kalınlığında verimli toprağın oluşması için doğada yaklaşık 100 ila 1000 yıl gerekir. Üzerine beton dökülen toprak “ölü toprak” haline gelir. İnşaat yapıldıktan sonra o arazinin tekrar tarıma kazandırılması binlerce yıl sürer; yani bu kayıp kalıcıdır.

3. Yeraltı Su Kaynaklarının Kuruması; tarım arazileri, yağmur sularını emerek yeraltı su depolarını (akiferleri) besleyen doğal süngerlerdir. Betonlaşma bu emilimi engeller; su yer altına sızamaz, yüzey akışına geçer ve sele dönüşür. Bu da hem su kıtlığına hem de afetlere davetiye çıkarır.

4. Ekosistemin ve Biyoçeşitliliğin Bozulması; tarım alanları birçok canlı türüne ev sahipliği yapar. Betonlaşma; tozlaşmayı sağlayan arılardan faydalı mikroorganizmalara kadar tüm ekosistemi yok eder. Bu dengenin bozulması, tarımsal zararlıların artmasına ve doğal döngünün kopmasına neden olur.

5. Mikroklima Değişikliği ve Isı Adaları; beton ve asfalt ısıyı hapseder. Geniş tarım arazilerinin yerini binaların alması, o bölgenin yerel iklimini (mikroklima) değiştirerek sıcaklığı artırır. Bu durum hem enerji tüketimini artırır hem de kalan tarım alanlarındaki verimliliği düşürür.

6. Ekonomik Kırılganlık; kendi kendine yetemeyen bir ekonomi, küresel gıda fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı savunmasız kalır. Çiftçinin topraktan kopup kente göç etmesi, işsizlik ve çarpık kentleşme gibi sosyal sorunları da beraberinde getirir.Özetle: Tarım arazisine yapılan her bina, gelecek nesillerin ekmeğinden ve suyundan çalınan bir bedeldir.

Yaşam kaynaklarımızı yok ediyoruz, can damarlarımızı kesiyoruz. Dünyanın en cahil toplumlarında bile böylesi bir ihanet göremezsiniz.

İlyas Erbay