Cirit: “Uzun süre güneş ışınlarına maruz kalmak deri kanseri riskini arttırıyor" - Karabük Haber Postası
cirit uzun sure gunes isinlarina maruz kalmak deri kanseri riskini arttiriyor 1gy3PBqg jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
27 Temmuz, 2024 12:07 tarihinde yayınlandı
0
0

Cirit: “Uzun süre güneş ışınlarına maruz kalmak deri kanseri riskini arttırıyor”

Uzun süre güneş ışınlarına maruz kalmanın cilt kanseri riskini artırdığı, çocukluktan itibaren güneşten korunmanın çok önemli olduğu belirtildi.

Trabzon İmperial Hastanesi Cilt Hastalıkları Uzmanı Dr. Abdulkerim Cirit, güneşte uzun süre kalmasının aynı zamanda deri yaşlanmasını artırdığına dikkat çekerek “Ömür boyu güneş ışınlarına maruziyetin yaklaşık yüzde 80’i çocukluk döneminde olur. Bu nedenle çocukluktan itibaren güneşten korunmak önemlidir” dedi.

Güneşin D vitamini sentezi ve psikolojik etkileri gibi faydaları dışında bazı zararları da mevcut olduğunu kaydeden Cirit, “Güneş D vitamini sentezi ve psikolojik etkiler gibi faydaları dışında, bazı zararları da mevcuttur. Uzun süre güneş ışınlarına maruz kalmak deri kanseri riskini arttırır. Aynı zamanda deri yaşlanmasını da hızlandırır. Güneş yanıklarına neden olabilir. O yüzden güneş banyosu yapılmasını tavsiye etmiyoruz. Ömür boyu güneş ışınlarına maruziyetin yaklaşık yüzde 80’i çocukluk döneminde olur. Bu nedenle çocukluktan itibaren güneşten korunmak önemlidir. Solaryumlarda gene aynı riskleri barındırdığı için tavsiye etmiyoruz. Günlük yaklaşık 20 dakikalık bir güneşe temas D vitamini sentezi için yeterlidir. Güneşten korunmak için güneş ışınlarının dik geldiği öğlen saatlerinde dışarı çıkılmamalı, koruyucu kıyafetler, şapka ve gözlük kullanılmalı. Güneş koruyucu krem ve losyonlarda kullanılmalı. En az 30 faktörlü bir güneş koruyucu 3 saatte bir sürülmeli” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
tasarim10
Aylin Sarıoğlu Avatarı
Aylin Sarıoğlu tarafından
02 Mayıs, 2026 14:38 tarihinde yayınlandı
0
0

İNANCI 2. KEZ TÜRKİYE ŞAMPİYONLUĞU GETİRDİ!

Konya’da kazanılan şampiyonluğun ardından Edirne’de gelen bir kez daha zirve… Bu bir tesadüf değil; alın terinin, inancın ve görünmeyen emeğin kaçınılmaz sonucudur.

Karabük’ün adı, bir kez daha Türkiye’nin en tepesine yazıldı. Çünkü bazı zaferler kolay kazanılmaz. Gecenin en sessiz anlarında, sabahın ayazında ve kimsenin görmediği mücadelelerde kazanılır.

 

Karabük’ün evladı Muhammed Fatih LORD, Türkiye Şampiyonluğu’nu yalnızca kulaçlarıyla değil; vazgeçmeyen ruhuyla ve inancı ile kazandı.

 

Yaşıtları uykudayken o yoldaydı. Bayram demedi, tatil demedi, çocukluğuna sığınmadı… Yaşıtları sıcak yataklarında hayal kurarken, o her sabah saat 05.00’te buz gibi suyla buluştu. Karanlığın içinden her gün aynı cümleyle çıktı. “Zirveye ulaşacağım.”

 

Yüzme…

Zor, pahalı ve sabır isteyen bir spor.

Ama Muhammed Fatih’in hikâyesinde imkânsızlık bir mazeret değil, aşılması gereken bir engeldi.

 

Bir çocuk için oyuncak olabilecek paralar, onun için mayo, gözlük, palet oldu. Eğlenmeyi değil, büyümeyi seçti. Vazgeçmeyi değil, direnerek ilerlemeyi…

 

O sessiz sabahların her bir kulaç izi, bugün onu Elit bir dereceyle Türkiye’nin zirvesine taşıyan o net gerçeğe dönüştü.

24.89 saniye… Türkiye’nin en hızlısı.

 

Büyük şehirlerin güçlü kulüpleri, geniş imkânları ve gelişmiş altyapıları vardı. Ama Muhammed Fatih’in elinde daha güçlü bir şey vardı.

İnancı

 

Henüz 10 yaşındaki bir yüreğin sarsılmaz kararlılığı…

Ve o kararlılık, “imkânsız” denilen her şeyi tek tek susturdu. Bu sadece bir şampiyonluk değil, Bir iradenin, tüm şartlara meydan okuyuşunun ilanıdır.

 

Antrenör Kahraman Demir ile omuz omuza verilen emek, Güneş doğmadan başlayan antrenmanlar. Terle yoğrulan disiplin, sabırla büyüyen bir karakter…

 

Bu hikâye bir sporcunun değil;

bir antrenörün ve bir şehrin ortak zaferidir.

 

Muhammed Fatih LORD…

Senin karanlığa karşı attığın her kulaç, bugün Karabük’ün kalbine gurur olarak işlendi.

Ama bu daha başlangıç.Bu şehir, bu değere sahip çıkmalı. Destek olmalı. Yanında durmalı. Çünkü bazı başarılar bireysel değildir. Bir şehrin vicdanında büyür, bir milletin umuduna dönüşür.

 

Bugün geriye tek bir gerçek kaldı.

O küçük beden, büyük bir inancın yükünü taşıdı…

 

Herkesin imkânsız, yapamazsın dediğini,

İnancı ile tarihe yazdı…

Bizi sosyal medyadan takip edin