Karabük Postası tarafından
02 Temmuz, 2015 14:41 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Çin Zulmü Karabük’te Kınandı

Anadolu Gençlik Derneği (AGD) Karabük Şubesi, Çin tarafından işgal edilen Doğu Türkistan’da İslam aleminin mübarek ayı Ramazan’da gerçekleştirilen zulmü kınadı. Karabük Belediyesi AGD üyeleri, "Zalimler için yaşasın cehennem", "Müslüman uyuma, Doğu Türkistanlı kardeşlerini duanda unutma" ve "Güneşin doğduğu yerde kardeşin kan ağlıyor, görmüyor musun Müslüman" yazılı dövizler taşıyarak, Çin aleyhine slogan attı. "66 YILDIR BASKI VE ZULÜM" Gerçekleştirilen programda AGD adına açıklama yapan Yönetim Kurulu üyesi Emre Burak Kabaran Çin yönetimini sert sözlerle eleştirerek, Doğu Türkistan'daki Müslümanların, 66 yıldır Çin yönetiminin işgali altında baskı ve zulüm gördüğünü söyledi. Çin Yönetiminin Müslümanlara yönelik baskı ve tahakkümünü artırmasında özellikle Ramazan ayını seçmesinin Müslüman halkı provoke etmeye yönelik bir strateji olduğunu dile getiren Kabaran, “İşgalci Çin Yönetimi, Müslüman devlet memurlarının, öğretmenlerin, öğrencilerin ve işçilerin oruç tutmasına müsaade etmemektedir. Aynı şekilde namaz kılmalarına da müsaade etmemektedir. Çin'de Müslüman kardeşlerimize yapılan uygulamalar işkence ve öldürmeye kadar varabilmektedir. Provokasyonların amacı Müslüman halkını kışkırtıp, uluslararası kamuoyuna haksız gösterme çabasıdır. Çin polisi, Müslümanları 'dur' ihtarı bile vermeden öldürmektedir. Kişilerin evlerinde bulunduracağı Kur’an-ı Kerim ve seccade sayısına kadar müdahale edebilme hakkını kendinde gören bir yönetimin insan ve hak özgürlüklerinin ne kadar uzağında olduğu aşikardır” dedi. Müslümanlara zorla alkol içirmenin zorbalıktan başka bir izahı olmadığını kaydeden Kabaranl, Doğu Türkistan’da olup bitenlerin dünya kamuoyu ile paylaşılmasına imkân verecek tarafsız gazetecilerin ve gözlemcilerin bölgeye gitmesinin sağlanması gerektiğine vurgu yaparak, Çin yönetiminin bu uygulamaları karşısında İslam ülkelerinin, uluslararası insan hakları platformlarının ve Türkiye’nin teyakkuz halinde olması gerektiğini söyledi. “MÜSLÜMANLARA BASKI VE ZULÜM DÜNYANIN HER YERİNDE” Müslümanlara yönelik zulüm ve baskıların sadece Doğu Türkistan’da değil, Arakan’dan Orta Afrika Cumhuriyeti’ne kadar İslam coğrafyasında şiddet ve terör olaylarının devam ettiğini ifade eden Emre Burak Kabaran, “Irkçılık ve mezhepçilik yapılarak bir yol alınamayacağı ortadadır. Türkiye bölgede huzur ve barış istiyorsa mutlaka ama mutlaka İran, Irak, Suriye ve Mısır ile birlikte ABD, AB ve İsrail güdümünden uzak politikalar üretmek zorundadır. Kuklalara karşı hamasete dayalı söylemler geliştirip kuklacılara teslim olunarak gidilen yolda duvara toslamak kaçınılmazdır. Biz bu coğrafyada Türk’ü ile Kürt’ü ile Arap’ı ile Fars’ı ile birlikte barış içerisinde yaşamak istiyoruz. Biz bu coğrafyada Müslüman ya da değil kimsenin saçının teline zarar gelmesini istemiyoruz. Biz bu coğrafyada insanların hak ve hukukları gözetilmesi, kimseye ikinci sınıf muamele yapılmasın istemiyoruz. İşte bütün bunların yolu öncelikle ABD ile stratejik ortaklıktan vazgeçmektir. Avrupa Birliği’nin peşine takılmaktan vazgeçmektir. İsrail ile birlikte hareket etmekten vazgeçmektir. İşte bütün bunların yolu şahsiyetli ve onurlu bir dış politikadır. İşte bütün bunların yolu adil bir düzen ve yeni bir dünya için gayret etmektir” ifadelerini kullandı. Kabaran’ın açıklamalarının ardından program sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
28 Ocak, 2026 14:41 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Ustaoğlu’ndan bağımlılıkla mücadelede toplumsal mücadele çağrısı

Yeşilay Karabük Şube Başkanı Ahmet Ustaoğlu, basının bağımlılıkla mücadelede kritik rol oynadığını vurguladı.

Yeşilay Karabük Şube Başkanı Ahmet Ustaoğlu ve ekibi basın mensupları ile kahvaltı programında bir araya geldi.

Programda konuşan Ustaoğlu, demokratik cumhuriyet rejimlerinde medyanın toplumun şekillenmesinde çok önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, "Bugün dördüncü kuvvet olarak tanımlanan medyayı, hatta birinci kuvvet olarak nitelendirebiliriz. Çünkü medya, toplumun yönlendirilmesinde bir numaralı rolü oynamaktadır" dedi.

Yeşilay'ın milletin ve özellikle gençliğin sağlığı için her alanda faaliyet gösterdiğini ifade eden Ustaoğlu, anaokulundan üniversiteye kadar toplumun her kademesinde yer aldıklarını söyledi.

Yeşilay'ın 1920 yılında kurulduğunu hatırlatan Ustaoğlu, "Kurulduğu günden bugüne ülkemizin maddi ve manevi sağlığı için çok büyük hizmetler ortaya koymuştur. Bugün bu hizmetlerin bir karşılığı olarak Dünya Yeşilay Teşkilatları Genel Başkanlığı görevini de üstlenmiş bulunuyoruz" diye konuştu.

Karabük'ün bağımlılıklardan arındırılması için herkesin sorumluluk alması gerektiğini vurgulayan Ustaoğlu, bağımlılıkların şehirde ciddi sosyal sorunlara yol açtığını belirtti.

Trafik kazalarından aile içi geçimsizliklere, toplumsal huzursuzluklardan bireyler arası çatışmalara kadar birçok problemin temelinde bağımlılıkların bulunduğunu dile getiren Ustaoğlu, "Bu sorunların yüzde 90'ından fazlası bağımlılığa düşmüş bireylerin sosyolojik problemlerinin bir yansımasıdır. Dengeli, düzenli bireyler yetiştirebilirsek, huzursuzluk şehrimizden kendiliğinden kaybolacaktır" ifadelerini kullandı.
Basın mensuplarını toplumun gözü, kulağı ve sesi olarak nitelendiren Ustaoğlu, medyanın önem verdiği konuların toplum tarafından da önemsendiğine dikkat çekti. Bu nedenle basın mensuplarını birer Yeşilay gönüllüsü olarak görmek istediklerini aktaran Ustaoğlu, Yeşilay'ın beş bağımlılıkla mücadele ettiğini söyledi.

Amaçlarının önce Karabük'te, ardından Türkiye'de ve dünyada insanlığın huzur ve mutluluğuna hizmet etmek olduğunu dile getiren Ustaoğlu, bağımlılıktan kurtulmak isteyen herkesin yanında olduklarını belirtti. Ustaoğlu, "Sigara, alkol, madde, kumar ve teknoloji bağımlılığından kurtulmak isteyen, çocuğu için yardım talep eden herkese yol göstermek istiyoruz. Basın mensuplarımızdan da bu noktada vatandaşlarımızı doğru şekilde yönlendirmelerini talep ediyoruz" şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin