Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
22 Nisan, 2019 14:40 tarihinde yayınlandı
0

CHP’den Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırıya kınama 

CHP Karabük İl Teşkilatı tarafından düzenlenen eylemde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na şehit cenazesinde yapılan saldırıyı kınadı.
Kemal Güneş Caddesi üzerinde gerçekleştirilen eyleme CHP Karabük İl Başkanı Abdullah Çakır, İyi Parti İl Başkanı Mehmet Aksoy İlçe teşkilatları ile partililer katıldı.
Burada bir basın açıklaması yapan CHP İl Başkanı Abdullah Çakır, “Dün ülkemizin başkentinde, hepimizin şehidi Mehmetçiğimizin cenaze töreninde, şehidimizin cenazesine katılan tek siyasi parti lideri olan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanına hain bir saldırı da bulunulmuştur. Bu hain saldırı aynı zamanda şehidimiz Yener Kırıkçı’ya ve onun ailesine karşı da yapılmış büyük bir saygısızlıktır. Yapılan sıradan bir protesto değildir. Yapılan sıradan bir provokasyon da değildir. Bu son derece organize bir eylemdir. Bu hain saldırı, ülkemizin demokrasisine, birlik ve beraberliğine ve iç huzuruna karşı yapılmıştır. Toplumumuza kin ve nefret tohumu eken, bundan da siyasi rant bekleyen zehirli dil ve bu dilin sahipleri dün yapılan bu hain saldırı da pay sahibidirler. Askerimize kurşun sıkarak bu ülkeyi bölüp parçalamaya çalışan hainlerle, attığı manşetlerle milleti şehit cenazeleri üzerinden bölüp parçalamaya çalışan edepsizler aynı emperyalist güçlerin hizmetkarıdır. Aralarında açıkça bir amaç birliği vardır. Bunların ipini tutan odaklarda aynıdır. Biz, Cumhuriyet Halk Partisi’nin her bir üyesi olarak, bu hain saldırıyı gerçekleştiren zavallıların arkasındaki güçlere karşı dimdik ayaktaydık, ayakta durmaya da devam edeceğiz. Bu saldırının ardındaki güç ve azmettiriciler derhal yargı önüne çıkarılmalıdır. Cevaplandırılması gereken çok sayıda soru vardır. Bu sorular mutlaka cevaplandırılmalıdır, kamuoyu rahatlatılmalıdır. Bu girişimin failleri bellidir. Bu güvenlik zafiyetine sebebiyet verenler, saldırının büyümesine seyirci kalanlar hakkında derhal gereken işlemler yapılmalıdır. Ankara Valisi ve İçişleri Bakanı, daha önce sarf etmiş olduğu sözlerde dikkate alınarak derhal istifa etmelidir” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin