29 Mart’ta yapılan ön seçime katılan ve ikinci sırada yer alan Mustafa Akay, çalışmalarını hız kesmeden sürdürdüklerini söyledi.
Karabük CHP Milletvekili Adayı Mustafa Akay, yaptığı açıklamada; “29 Mart’ta ön seçimlere katıldık ve üyelerimizin tercihiyle ikinci sırada yer aldık. Üyemizin verdiği karara saygımızdan 30 Mart’ta hemen çalışmalara başladık. O günden bu yana da çalışmalarımızı aralıksız, hız kesmeden sürdürüyoruz. Karabük, Safranbolu ve Yenice’deki üyelerimizi ziyaretlerimizin yanında halkımızla da kucaklaşıyoruz. Bu arada elimizde materyal olmadığından partimizi sözlü olarak anlatmaya çalışıyoruz. İl ve ilçe başkanlığından elimize program verilmediği için de çalışmalarımızı bireysel sürdürmek durumunda kalıyoruz. Bu arada İl Başkanlığının basına verdiği kahvaltıya da katıldık. Burada bir gazeteci arkadaşımızın sorusu üzerine kısa bir de konuşma yapma olanağını bulduk. Orada yaptığımız konuşmada belirttiğimiz gibi; 2007 ve 2011 deneyimlerinden ders alarak kendimize bir rota çizeceğiz ve partimizin başarısı için gece-gündüz çalışacağız. Her ne kadar yönetimsel bazda örgütlerden destek bulamamışsak da örgütün emrinde olacağız. Elbette bu seçim sürecinde örgütlerimize de büyük görev düşecek. Özellikle Yenice örgütüne çok büyük görev düştüğü alınan sonuçla da ortaya çıkıyor. Yenice örgütü köy köy, mahalle mahalle dolaşarak adaylarını tanıtma görevini gereği gibi yerine getirmelidir. Deyim yerindeyse, köylerdeki kümeslere bile gidilmeli, çalınmadık kapı, sıkılmadık el bırakılmamalıdır. Biz, bu işi 30 Mart’tan bu yana aralıksız yapıyoruz. Karabük ve Safranbolu caddelerinde, köylerimizde esnafımızı, hemşerilerimizi kucaklıyor, desteklerini istiyoruz. Adaylar, Yenice’de zaman kaybetmemeli, bunu Yenice örgütü layıkıyla yapmalıdır diye düşünüyoruz.
Ön seçimden sonra yaptığımız ziyaretler arasında bizim sesimizi halkımıza duyuran yazılı ve görsel basınımız da bulunuyor. Onlara ziyaretlerimizi sürdüreceğimizi belirtirken bir kez daha teşekkürlerimizi sunuyoruz. Önümüzdeki günlerde Eflani örgütümüze ve diğer ilçelerde bize destek veren üyelerimize teşekkür ziyareti yapmayı planlıyoruz. Ülkenin hızla faşizme ve karanlığa gidişini durdurmanın yolunu CHP iktidarında görüyor ve başarıya odaklanıyoruz” şeklinde konuştu.


CHP Milletvekili Adayı Mustafa Akay :”Çalışmalarımızı hız kesmeden sürdürüyoruz”
ÜLKEYİ FELAKETE SÜRÜKLEYEN BÜYÜK İHANET!
Aydın’ın Kuşadası ilçesinde, pazarda, dün, yaşlı bir üretici ile sohbet ettim. Davutlar yoluna cepheli 8 dönüm arazisinde; şeftali, mandalina, portakal ve limon üretiyor. Binbir zahmetle ürettiği meyveleri pazarda satarak geçimini sağlıyor.
“Yakın bir gelecekte, sebzeyi ve meyveyi para ile de alamayacağız. Bizden sonrakiler nasıl beslenecekler merak ediyorum” dedi. “Neden?” dedim. Örnekler vererek uzun uzun anlattı. Arkadaşları, komşuları; sebze ve meyve tarımı yaptıkları arazilerini villa karşılığı inşaat şirketlerine satmışlar. Aldıkları villaları satarak yada kiralayarak tarımdan kazandıklarından kat kat fazla gelir elde ediyorlarmış. Buna direnen bir kaç kişi kalmışlar. Arazisine müteahhitler 16 villa teklif etmişler. Bu yüzden çocuklarıyla arası açılmış. “Ben öleyim, bir gün beklemez satarlar bahçeleri” diyor. Arkadaşına bir kaç yıl önce, 10 dönüm arazisine karşılık 20 villa vermişler. “Zengin olunca ne oldum delisi oldu. Elindeki varlık bitmeyecek zannetti, har vurup harman savurdu. Şimdi elinde 2 villası kaldı. Yakındır onlarıda satması” dedi. Toprak geleceğimizdir, candır, hayattır hiç satılır mı? diye de ekledi.
Çok değil, 15-20 yıl önce Kuşadasından Güzelçamlı ya kadar yolun iki tarafı uçsuz bucaksız meyve ve sebze bahçeleri ile kapliydı. Şimdi gidin bakın, beton tarlaları göreceksiniz.
Davutlar ve Güzelçamlı bölgesinde, özellikle ana yol kenarlarındaki tarım arazilerinin yapılaşmaya açılması, bölgedeki ekolojik denge ve tarımsal üretim için ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Son gelişmeler, bu alanların geri dönülmez bir şekilde betonlaştığı yönündeki endişeleri haklı çıkarmaktadır.
Tarım arazilerinin inşaata açılması, sadece “yeşil alan kaybı” değil, bir ülkenin geleceğini tehdit eden çok boyutlu bir krizdir. Bu durumun yol açtığı başlıca büyük tehlikeler şunlardır:
1. Gıda Güvenliğinin Yok Olması; en temel tehlike, beslenme kaynağımızın kurumasıdır. Birinci sınıf tarım arazilerinin betonlaşması, tarımsal üretimi düşürür. Bu da gıda arzında azalmaya, dışa bağımlılığın artmasına ve mutfak enflasyonunun kontrol edilemez hale gelmesine neden olur.
2. Geri Dönüşü İmkansız Toprak Kaybı; 1 santimetre kalınlığında verimli toprağın oluşması için doğada yaklaşık 100 ila 1000 yıl gerekir. Üzerine beton dökülen toprak “ölü toprak” haline gelir. İnşaat yapıldıktan sonra o arazinin tekrar tarıma kazandırılması binlerce yıl sürer; yani bu kayıp kalıcıdır.
3. Yeraltı Su Kaynaklarının Kuruması; tarım arazileri, yağmur sularını emerek yeraltı su depolarını (akiferleri) besleyen doğal süngerlerdir. Betonlaşma bu emilimi engeller; su yer altına sızamaz, yüzey akışına geçer ve sele dönüşür. Bu da hem su kıtlığına hem de afetlere davetiye çıkarır.
4. Ekosistemin ve Biyoçeşitliliğin Bozulması; tarım alanları birçok canlı türüne ev sahipliği yapar. Betonlaşma; tozlaşmayı sağlayan arılardan faydalı mikroorganizmalara kadar tüm ekosistemi yok eder. Bu dengenin bozulması, tarımsal zararlıların artmasına ve doğal döngünün kopmasına neden olur.
5. Mikroklima Değişikliği ve Isı Adaları; beton ve asfalt ısıyı hapseder. Geniş tarım arazilerinin yerini binaların alması, o bölgenin yerel iklimini (mikroklima) değiştirerek sıcaklığı artırır. Bu durum hem enerji tüketimini artırır hem de kalan tarım alanlarındaki verimliliği düşürür.
6. Ekonomik Kırılganlık; kendi kendine yetemeyen bir ekonomi, küresel gıda fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı savunmasız kalır. Çiftçinin topraktan kopup kente göç etmesi, işsizlik ve çarpık kentleşme gibi sosyal sorunları da beraberinde getirir.Özetle: Tarım arazisine yapılan her bina, gelecek nesillerin ekmeğinden ve suyundan çalınan bir bedeldir.
Yaşam kaynaklarımızı yok ediyoruz, can damarlarımızı kesiyoruz. Dünyanın en cahil toplumlarında bile böylesi bir ihanet göremezsiniz.
İlyas Erbay


