Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bugün saat 18.00’de Kent Meydanında Halka Hitap edecek. Genel Başkan Kılıçdaroğlu, seçim bildirgesinin ikinci bölümünü bu mitinginde açıklayacak
7 Haziran tarihinde yapılacak olan Milletvekilliği seçimleri öncesi Karabük Siyasi Partilerin Liderlerini ağırlamaya devam ediyor. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bugün saat 18.00’de Karabük’e gelerek Kent Meydanında halka hitap edecek. CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun bugünkü mitinginde seçim bildirgesinin ikincisini açıklayacağı ve bu bildirgede çok önemli projelerin olduğu ifade edildi.
CHP Genel başkanı kemal Kılıçdaroğlu’nun Karabük’te yapacağı miting ile ilgili olarak yapılan hazırlıkların tamamlandığını belirten CHP İl Başkanı Av. Erdoğan Dinçel; Kılıçdaroğlu’nun bugün Karabük’te yapacağı mitingde seçim bildirgesinin ikinci bölümünü açıklayacağını belirterek, bildirgede yer alan projelerin çok önemli projeler olduğunu söyledi.
7 Haziran’da Türkiye tarihi bir seçim yaşayacağını ifade eden İl Başkanı Erdoğan Dinçel; “Genel Başkanımızı Karabük’e davet ettik. Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu programında olmayan Karabük mitingini bizlerin ve adayların yoğun taleplerini kırmadı ve Karabük’ü ekstra bir programla miting programı içine aldı ve bugün günü saat 18.00’de CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Karabüklülerle buluşacak. Kent Meydanında bir miting düzenleyeceğiz. Bu mitinge tüm Karabüklüleri davet ediyoruz. Genel Başkanımızı izleyin, Genel Başkanımızı dinleyin istiyoruz.
Mitingin çok önemli olduğunun altını çizen İl Başkanı Erdoğan Dinçel; “Bir seçim öncesi Genel Başkan için yapılan bir miting olmaktan ziyade Cumhuriyet Halk Partisi bugün Türkiye’ye seçim bildirgesinin ikinci bölümünü açıklayacak. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, en önemli vaadini Karabük’ten bir miting programı ile açıklayacak ve tüm Türkiye ile bunu paylaşacak. Bu nedenle son derece heyecanlıyız ve tüm Karabüklüleri de bu açıklamaları dinlemek üzere Kent Meydanına bekliyoruz” dedi.


CHP Lideri Kılıçdaroğlu Bugün Karabük’te
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.


