Reklam
Reklam

CHP Karabük Kadın Kolları Başkanı  Ovacık: “İstanbul sözleşmesinden vazgeçmiyoruz”

Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
25 Kasım, 2021 11:07 tarihinde yayınlandı
0

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kadın Kolları tarafından 81 ilde ortak  basın açıklaması; “İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz” denildi.

Kadın Kolları adına CHP Karabük Kadın Kolları İl Başkanı Serpil Ovacık da yaptığı basın açıklamasında şunları söyledi; “25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı uluslar arası mücadele günü. Gücünü üç kız kardeşin bir diktatöre karşı verdiği onurlu mücadeleden alıyor.

Tarihe Mirabel kardeşler olarak geçen bu üç kadın ülkelerinde demokrasiyi savundukları için vatan haini ilan edildiler, defalarca hapse atıldılar.

25 Kasım günü Mirabel kardeşlerin arabasını yolda durduran diktatörün yandaşları, önce tecavüz etti, sonra da uçurumdan aşağıya attılar.

Vahşiçe katledilmeden önce  Maria Mirabel şöyle demişti; “Belki bize en yakın şey ölüm. Ancak bu beni korkutmuyor.  Haklı olan her şey için savaşmaya devam edeceğiz”

61 yıl önce canlarıyla bedel ödeyen  bu cesur ve onurlu  kadınların mücadelesi bugün de bizlerin omuzlarında yükseliyor. Bu bilinçle dünyaya ve ülkemize demokrasiyi, adaleti  ve eşitliği  getirmek için  var gücümüzle savaşacağız.

Yaşam en temel haktır diyerek, ‘Yaşam Hak’ adını verdiğimiz 4448285 hattımızı arayan tüm şiddet mağduru kadınlarımıza ve çocuklarımıza 7/24 ücretsiz destek vermeye devam ediyoruz,

İktidar olduğumuzda Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu yol haritamızı ‘Altı Kolaylık’ başlığıyla şöyle açıkladı.

İlk altı ayda ne mi yapacağız?

1-Kadına şiddet davaları için  özel yetkili mahkemeler ve Yargıtay’dan ayrı  bir ceza dairesi kuracağız.

2-Hane geliri asgari ücretin altında olan aileler için Aile Destekleri Sigortası’ndan mali destek sağlayacağız. Böylece ev kadınlarının sosyal güvence meselesini çözeceğiz.

3-Kadın istihdamını artıracağız.

4-Boşanan kadınlar için Aile Destekleri Sigortası kapsamında yeni başlangıçlar fonu oluşturacağız.

5-Doğum izni uygulamasını geliştireceğiz.

6-Kadınlara ve ergenlik çağına giren kız çocuklarını sağlık ve hijyen konusunda güçlü bir kadın sağlığı programını başlatacağız.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
g 2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
18 Haziran, 2026 14:16 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0 0

BIRAKIN MUHALEFİ DİZAYN ETMEYİ, İŞİNİZE BAKIN, ÜLKENİN DEVASA SORUNLARI ÇÖZÜM BEKLİYOR.

Ülkenin onca, sorunu varken, yapay gündemlerin peşinden sürükleniyoruz. Ülkeyi yönetenler sorunların çözümü yolunda gayret göstermek yerine, süni gündemlerle dikkatleri başka yöne çekmenin derdinde. Ülkenin kronikleşmiş devasa sorunlarının konuşulması istenmiyor.

Kamuoyu araştırmalarına göre Türkiye’nin en önemli sorunu ekonomi ve hayat pahalılığı olarak öne çıkıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinde hayat pahalılığı ilk sırada yer alırken, Asal Araştırma gibi bağımsız anket şirketlerinin çalışmalarında da toplumun büyük bir çoğunluğu ekonomiyi en büyük problem olarak görüyor.

Vatandaşlar ve konunun uzmanları tarafından öne çıkarılan sorunlar sırasıyla, şu başlıklar altında toplanıyor;
* Ekonomik Sıkıntılar Hayat Pahalılığı ve Enflasyon nedeniyle temel gıda ve ihtiyaç maddelerine ulaşımın giderek zorlaşması.
* Yoksulluk: Gelir adaletsizliğinin artması ve alım gücünün ciddi şekilde düşmesi.
* İşsizlik: Özellikle genç nüfus arasında istihdam olanaklarının yetersiz kalması.
* Adalet ve Hukuk: Hukuk sistemine ve yargı bağımsızlığına olan güvenin azalması.
* Eğitim Sistemi: Ezbere dayalı yapı ve fırsat eşitliğinin sağlanamaması.
* Sığınmacı ve Göçmenler: Demografik yapı ve kaynakların paylaşımı üzerindeki toplumsal endişeler.
* Doğal Afetler: Başta deprem olmak üzere afetlere karşı şehirlerin hazırlıksız olması.

Hayat pahalılığı ve yüksek enflasyonun kalıcı çözümü; sıkı para politikaları, yapısal reformlar, hukuki güvenliğin tesisi, kamu tasarrufu ve vergi adaleti sacayaklarının eşzamanlı olarak hayata geçirilmesinden geçiyor.

Ekonomi ve hayat pahalılığı krizinin çözümü için izlenmesi gereken temel yol haritası şudur;

1. Para ve Maliye Politikalarının Sıkılaştırılması. Faiz ve Enflasyon Dengesi: Fiyat istikrarını sağlamak için merkez bankalarının reel faiz politikalarıyla enflasyon canavarını dizginlemesi hedeflenir. M × V = P × Q denklemindeki para arzının kontrol altına alınması kritik öneme sahiptir.
Kamu Disiplini: Bütçe açıklarını kapatmak adına kamuda tasarruf tedbirleri sıkılaştırılmalı, lüks tüketim ve verimsiz harcamalar kısılarak denk bütçe hedefine yaklaşılmalıdır.

2. Yapısal Reformlar ve Üretim EkonomisiTarım ve Gıda Arzı: Gıda enflasyonunu düşürmek için tarımda girdi maliyetleri (gübre, mazot, elektrik) düşürülmeli ve planlı üretim modeline geçilmelidir. Katma Değerli Üretim: İthalata olan bağımlılığı azaltmak, yerli üretimi ve teknoloji odaklı sanayiyi teşvik etmek döviz kurundaki oynaklığı azaltarak maliyet enflasyonunu hafifletir.

3. Hukuki Güvenlik ve Kurumsal BağımsızlıkYatırımcı Güveni: Bağımsız kurumların (Merkez Bankası, TÜİK, Rekabet Kurumu) siyasi müdahalelerden uzak çalışması ve hukukun üstünlüğü ilkesinin tam anlamıyla işlemesi, doğrudan yabancı yatırımları (FDI) Türkiye’ye çekmek için elzemdir.Liyakat: Kurumlarda liyakat esasına dönülmesi, alınan ekonomik kararların piyasadaki güvenilirliğini ve öngörülebilirliğini artırır.

4. Gelir Dağılımı ve Vergi Adaleti Vergi Yükünün Dengelenmesi: Dolaylı vergilerdeki (ÖTV, KDV) yüksek pay azaltılarak; doğrudan vergilendirmeye (kazanç üzerinden alınan gelir ve kurumlar vergisi) ağırlık verilmelidir. Alım Gücünün Korunması: Dar ve sabit gelirli vatandaşların hayat pahalılığı altında ezilmemesi için enflasyonla mücadele edilirken, gelir artırıcı sosyal desteklerin ve maaş güncellemelerinin gerçek enflasyon verilerine göre yapılması sağlanmalıdır.

Halkın ekonomi yönetimine duyduğu güven çok düşük seviyede.
Türkiye’de ekonomi yönetimine olan güvenin düşük kalmasının temel nedenleri, uzun süredir aşılamayan yüksek enflasyon, piyasa beklentileriyle uyuşmayan resmi hedefler ve halkın günlük yaşamına yansımayan refah artışıdır. Kamuoyu araştırmaları ve iş dünyası anketleri, ekonomi politikalarının öngörülebilirliği ve etkinliği konusunda ciddi bir inanç eksikliği yaşandığını ortaya koymaktadır.

Ekonomi başta olmak üzere, ülkenin temel sorunlarının çözümü yolunda çok acil radikal adımların atılması gerekiyor.
Bırakın muhalefi dizayn etmeyi. İşinize, bakın işinize!

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.