Nurettin Acar tarafından
27 Ekim, 2017 20:32 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Ceylan; Cumhuriyetimizin 94. Kuruluş Yıldönümünü Kutluyorum

 Çevre ve Şehircilik bakan yardımcısı Mehmet Ceylan Cumhuriyetin 94.kuruluş yıldönümü nedeniyle bir mesaj yayınladı.  Çevre ve Şehircilik bakan yardımcısı Mehmet Ceylan Cumhuriyetin 94.kuruluş yıldönümü nedeniyle bir mesaj yayınladı.Ceylan yayınladığı mesajda, "Gazi Mustafa Kemal'in önderliğinde ilan ettiğimiz, son devletimiz Türkiye Cumhuriyeti'nin 94. kuruluş yıl dönümü vesilesiyle tüm hemşehrilerimi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Türkiye Cumhuriyeti, 94 yıldır karşısına çıkan zorlukların üstesinden gelerek yoluna devam etmiş, bilhassa son dönemdeki atılımlar sayesinde, bugün dünyanın yükselen güçleri arasında yer almayı başarmış bir devlettir. Büyüyen ekonomisi, güçlü demokrasisi, temel insani değerlere olan bağlılığı, ilkeli ve vizyoner dış politikasıyla Türkiye, bölgesinde ve dünyada bir ilham kaynağı olmayı günümüzde de sürdürüyor. Milletimiz, yeni işgal girişimlerine karşı da İstiklal Harbi'ndeki kararlılıkla mücadele edeceğini, 15 Temmuz 2016 gecesi tüm dünyaya göstermiştir. FETÖ mensubu hainlerin silahlarına göğsünü siper ederek, özgürlüğüne, demokrasisine, Hükümetine ve devletine sahip çıkan milletimizin azmi, Cumhuriyet'imizin 100. yıl dönümüne hasrettiğimiz 2023 hedeflerimize ulaşma konusundaki en büyük güvencemizdir.  Bu duygu ve düşünce içerisinde tüm vatandaşlarımızın ve Karabük’lü hemşehrilerimin Cumhuriyet Bayramı'nı gönülden tebrik ediyorum. Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK başta olmak üzere, bu toprakları bize vatan kılmak için fedakarlıkla mücadele eden tüm gazilerimizi minnetle yad ediyor, bu uğurda canlarını veren tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Ecdadımızın emanetine sahip çıkan kahraman milletimize ve bize dualarıyla destek olan tüm dostlarımıza en kalbi şükranlarımı sunuyorum. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'mız kutlu olsun" dedi.
Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Peri Dilbaz tarafından
02 Şubat, 2026 17:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Çocuk Suçları, Ruh Sağlığının Alarmı

Son dönemde çocukların suç çetelerinin ağına düşmesi, akranlar arasında işlenen ağır şiddet olayları ve hatta cinayetler toplum olarak hepimizi derin bir kaygıya sürüklüyor. Bu olaylara yalnızca “suç” penceresinden bakmak, sorunu anlamamıza yetmiyor. Çünkü bu tablo, aynı zamanda çocuk ruh sağlığına dair güçlü bir alarmdır.

Ergenlik dönemi, bireyin kimliğini inşa etmeye çalıştığı en kırılgan gelişim evresidir. Psikoloji bilimi bize şunu söyler: Ergen beyninde dürtü kontrolünden sorumlu alanlar henüz tam gelişmemiştir; buna karşın haz, güç ve risk arayışı oldukça yoğundur. Bu nörobiyolojik gerçeklik, ergeni hızlı karar almaya, sonuçları yeterince öngörememeye ve grup etkisine açık hale getirir.

Suç çeteleri tam da bu noktada devreye girer. Aidiyet, güç, görünürlük ve “bir yere ait olma” duygusu sunarlar. Oysa bu duygular, sağlıklı biçimde ailede, okulda ve sosyal çevrede karşılanmalıdır. Karşılanmadığında çocuk, kendisini değerli hissettiği her yere tutunabilir; bu yer bazen en tehlikeli alanlar olur.

Akran cinayetleri ise çoğu zaman “ani öfke” başlığı altında geçiştirilir. Oysa psikolojik açıdan bakıldığında, bu tür şiddet davranışları uzun süredir bastırılan öfkenin, değersizlik duygusunun ve empati eksikliğinin bir sonucudur. Çocuk konuşamıyorsa, duygularını ifade edecek güvenli alanı yoksa, davranış konuşur.

Burada ailelere büyük sorumluluk düşmektedir. Çocuğun her davranışını onaylamak zorunda değiliz; ancak her duygusunu ciddiye almak zorundayız. Yargılanan değil, anlaşılan çocuk riskli gruplara daha az ihtiyaç duyar. Aşırı baskı kadar sınırsız özgürlük de çocuk için tehlikelidir. Sevgiyle çizilmiş, tutarlı sınırlar çocuğun iç denetimini güçlendirir.

Bir diğer önemli alan dijital dünyadır. Bugün suç örgütleri yalnızca sokakta değil; sosyal medya ve dijital platformlarda da çocuklara ulaşmaktadır. Dijital ebeveynlik; yasaklamak değil, rehberlik etmektir. Çocuğun ne izlediğini, kimlerle iletişim kurduğunu bilmek koruyucu bir etkidir.

Unutulmaması gereken en önemli gerçek şudur: Hiçbir çocuk suçlu olarak doğmaz. Suça sürüklenen çocuklar çoğu zaman görülmemiş, duyulmamış ve anlaşılmamış çocuklardır. Çocukları suçtan korumanın en güçlü yolu, onları önce duygusal olarak güvende tutmaktır.

Bu mesele yalnızca ailelerin değil; okulun, medyanın ve toplumun ortak sorumluluğudur. Çocuklara güvenli bağlar sunabildiğimiz ölçüde, suç çetelerinin alanı daralacaktır.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.