Çetinkaya: "36 Yaşındayım Üç Boy Önde Gidiyorum" - Karabük Haber Postası
KATA jpg
Ramazan Öztürk Avatarı
Ramazan Öztürk tarafından
13 Mart, 2024 14:53 tarihinde yayınlandı
0
0

Çetinkaya: “36 Yaşındayım Üç Boy Önde Gidiyorum”

AK Parti Karabük Belediye Başkan Adayı Özkan Çetinkaya, projeleriyle ilgili son günlerde diğer parti adaylarının yapamaz yönündeki söylemlerine cevap vererek, Kaynakta sıkıntı yok, biz kaynak oluştururuz. Kimse bizi eleştirmesin, yapamazsak o zaman eleştirin. Siyaset iddia işi, eleştiri işi değil. İddian varsa çık kardeşim iddianı konuş” dedi.

AK Parti’nin Karabük Belediye Başkan Adayı Özkan Çetinkaya, projeleriyle ilgili son günlerde diğer parti adaylarının yapamaz yönündeki söylemlerine cevap vererek, “Bana yapamazsınız diyenler 15 yıldır kataloglarda aynı projeleri sunuyor” dedi.

“CUMHURBAŞKANIMIZIN KARABÜK’E ÖZEL İLGİSİ VAR”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hem Karabük’le alakalı, hem de kendisi ile ilgili olarak özel ilgisi olduğunu ifade eden Başkan adayı Çetinkaya,” Çünkü zamanında Cumhurbaşkanımızda 39 yaşında genç bir belediye başkanıydı İBB’de. Biz de ondan üç yaş küçük bir kardeşi olarak, yine aday olarak bugün AK Parti’nin en genç belediye başkan adayıyım. Yani baktığımızda Cumhurbaşkanımızda süreci iyi takip ediyor ve birçok kez de görüşmemizde de sen seçimi al, hizmet noktasında, proje noktasında Karabük’ü ihya edeceğiz dedi. Hedefimiz her zaman vatandaşımızın, halkımızın, milletimizin hizmetkârı olmak. Ben milliyetçi ve muhafazakâr bir yani bulunduğum toplum muhafaza etme değerlerimi kültürümü ailemi, bayrağımı dinimi muhafaza etmeye çalışan demokrasinin cumhuriyetini muhafaza etmeye çalışan bir bireyim” ifadesinde bulundu.

“BANA YAPAMAZ DİYENLER 15 YILDIR BU KATALOGLARDA AYNI PROJELERİ SUNUYOR”

Katıldığı canlı yayında projelerin diğer partilerin adayları tarafından eleştirildiği yönündeki soru üzerine Çetinkaya, “ Emeklilere vereceğimiz destek var. İhtiyaç sahibi olan emeklilerimiz var. Atıyorum taksiti var, kirası yüksek, müşkül bir duruma düşmüş, düğün yapmış, biz orada iyi niyetliyiz. Burada bin TL için gelip de bizi çok böyle zorlayacak durumuda Biz burada Kent Kart kültürüne geçeceğiz şehirde. Bunu sadece emeklimiz değil, gençlerimize, kadınlarımıza kadar kullanacağız. Emeklimizin kent kartına yükleyeceğimiz bin TL’yi yerel marketlerden ve yerel esnaflardan alışverişlerini yapacak. Biz bunu tesis edeceğiz. Şimdi ben bunu söylüyorum, ihtiyaç sahibi emekliye ben bunu veriyorum diyorum. Sonra projelerimi açıklıyorum bana yapamazsın diyorlar. İşte Gar sahası ortada, bakan diyor, yapacağız, tahliye edeceğiz diyor, ısrarla yapamazsın diyorlar. Şimdi kardeşim sen ne yapacaksın? Bana onu anlat. Herkes aynı söylemde ama kardeşim benim arkamda Cumhurbaşkanı var. Ben hükümet partisiyim. Bugün hükümet partisinin belediyelerinde bunlar uygulanıyor zaten. Bugün çeyiz desteğini benim birçok partimin belediye başkanlığı veriyor. Bugün gençleri destekleri veriyor. İşte hepsinde öğretilmiş çaresizlik var. Adaylarda da var bu öğretilmiş çaresizlik. Araç çayını yapacağım diyorum, yapamaz diye herkes kuduruyor. Kastamonu, Amasya Kırşehir yapıyor, herkes yapıyor. Bizim Karabük’e gelince başta adaylar hopluyor, yapamaz diye. Ben yapacağım diyorum. Ben Cumhurbaşkanıma, bakanıma gideceğim, vekillerimi aktif kullanacağım ve ben bu dere kenarını da gar sahasını yapacağım. Bana yapamaz diyenler 15 yıldır bu kataloglarda aynı projeleri sunuyor. Nasıl olacak o iş? Bana yapamaz diyorsun. Arkamda bakan var, cumhurbaşkanı var, bütçe var diyorum. Bugün birlik var, beraberlik var diyorum. Ama bana bunu diyen arkadaşlar hala bu çay kenarına doğru proje çiziyor” diye konuştu

“BEN BEŞ YILDA BU KATALOĞU YAPMAZSAM O ZAMAN BANA SORSUNLAR”

15 yıl geçmiş ve dördüncü seçime gidiyoruz hala Gar sahası ve Araç çayı kenarına proje çiziyoruz diyen Çetinkaya, “Daha önce Mehmet Ceylan ve Burhanettin Uysal’ın da vardı, şimdi benim de var. Ama biz seçilmediğimiz için bunu gerçekleştirmedik. Ya bu arkadaş her seferinde seçiliyor. Üç seferdir seçiliyor. Artık Gar sahasının ihya olma zamanı gelmedi mi? Bugün açılış yapılması gerekmez miydi? Bugün araç çayının kenarı sosyal tesislerle donatılsaydı olmaz mıydı?. O açıdan şimdi kimse bizi sorgulamasın. Bize bir dönem versinler, beş yıl. Ben beş yılda bu kataloğu yapmazsam o zaman bana sorsunlar. Bu Araç çayı modernize olmazsa bana o zaman sorsunlar. Bugün hepsi bakıyorum bana canlı yayınlarda laf atıyor. Niye atıyorsunuz? Ben miyim belediye başkanı. Belediye başkanı ben değilim ama 1 Nisan sabahı ben olacağım bu görünüyor. O açıdan da görüyorum ki herkes böyle ufaktan bir şeyler yapmaya çalışıyor. O açıdan Gar sahasını, Araç yayını yapacağız ve Karabük’e modern konutlar, depreme dayalı konutlar yapacağız ve artı sosyal projemizi hayata geçirerek aklımızdaki Karabük’ü inşa edeceğiz” diye konuştu.

“SAHADA GÜZEL BİR KARŞILIK VAR, BİR ENERJİ VAR”

Sahada güzel bir karşılık ve kendisine yönelik iyi bir enerjinin olduğunu da anlatan Özkan Çetinkaya, “Balıklar kayasındaki kavşağı biz hükümete yaptırabilir miydik? Yaptırabilirdik. Oraya verilen parayla bu emeklilere üç yıl, dört yıl, bir dönem destek verebilirdin. TÜBİTAK bu bilim merkezlerini yapıyor. Aynısını yapıyor daha iyisini yapıyor. İşte bir kontak olsa bunlar bedava yapılacak işler. Hükümetin yaptığı işler. O kaynaklar belediyenin kasasında kalırdı. Biz kaynak oluştururuz, kaynakta sıkıntı yok. Kimse bizi eleştirmesin. Yapamazsak o zaman eleştirin. Siyaset iddia işi, eleştiri işi değil. İddian varsa çık kardeşim iddianı konuş. Ben de bunu yapacağım, öyle diyeceğim, böyle diyeceğim. Ama sen gel yok o öyle yok böyle. Hepsinin ağzı bir, niye? Çünkü 36 yaşındaki adam almış üç boy önde gidiyor. Şimdi sahada güzel bir karşılık var, bir enerji var. Bu da son on günde iyi hissediliyor. Ben buranın öz evladıyım bu programlar olunca en çok sevinecek olan benim. Burası benim memleketim. Bu proje hayata geçtiğinde en çok sevinecek olan benim. O açıdan kimse benim projelerime de benim paketlerime de laf etmesin. Herkes kendine baksın ne verebiliyor? Onu konuşsun. 5 yılın sonunda ben bunları hayata geçirmezsem o zaman kim ne derse desin boynumun borcudur. Ben daha ilk defa aday oldum ve ilk defa belediye başkanı olacağım. İlk defa broşür yaptırdım ve ilk defa söz veriyorum. Ya demem şu benim 5 yıl sonra görecekler bak, hepsini açılışını yapacağız. Çalışırsan Karabük’te aşamayacağımız hiçbir şey yok” diye konuştu. (Ramazan Öztürk)

Bizi sosyal medyadan takip edin
ahsabin cazibesi belgesel filmi ilk kez izleyiciyle bulustu 3jYNRpOQ
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
30 Mart, 2026 20:52 tarihinde yayınlandı
0
0

“Ahşabın Cazibesi” belgesel filmi, ilk kez izleyiciyle buluştu

Kastamonu Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinatörlüğü destekleriyle hazırlanan “Ahşabın Cazibesi” belgesel filminin ilk gösterimi izleyiciyle buluştu.

Kastamonu Üniversitesi Merkez Kütüphane Sezai Karakoç Salonu’nda Kastamonu Üniversitesi’nin 20. kuruluş yılı etkinlikleri kapsamında gerçekleşen programa Kastamonu Valisi Meftun Dallı, Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Atalan ve Prof. Dr. Ömer Küçük, Kastamonu Belediye Başkanı Hasan Baltacı, Kastamonu Belediye Başkan Vekili Hasan Fehmi Taş’ın yanı sıra çok sayıda akademisyen, öğrenci ve sanatsever katıldı.

Program öncesinde Vali Meftun Dallı, Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Kastamonu Belediye Başkanı Hasan Baltacı ve katılımcılar, Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar Galerisi’nde belgeselin yapım aşamasını anlatan resim sergisini ziyaret etti. Serginin ardından sanatseverler, belgesel gösteriminin yapılacağı salona geçti.

Yapım ve yönetmenliğini Kastamonu Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ersoy Soydan’ın üstlendiği belgeselin yardımcı yönetmenliğini Araştırma Görevlisi Salih Ertosun ve Araştırma Görevlisi Mehmet Oğuz Yıldırım yaptı. Görüntü yönetmenliğini Araştırma Görevlisi Salih Ertosun’un üstlendiği yapımın senaryosu Doç. Dr. Ersoy Soydan, Araştırma Görevlisi Abdullah Güray Basakcıoğlu, Araştırma Görevlisi Güzide Kayıtmazbatır ve Araştırma Görevlisi Mehmet Erol tarafından hazırlandı.

Yapımı iki yıl süren belgeselin seslendirmesini tiyatro sanatçısı ve yönetmen Rıza Sönmez gerçekleştirirken; Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi, Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi ile Orman Fakültesi öğretim üyelerinden oluşan geniş bir danışman kadrosu projeye katkı sundu.

İki yıl süren çekim sürecinde Kastamonu’nun kent merkezi, ilçeleri ve köyleri ziyaret edilerek tarihi konaklar, camiler, bağ evleri ve yayla yaşamı kayıt altına alındı. UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Kasaba Köyü Mahmut Bey Camii başta olmak üzere aşı boyalı İnebolu evleri, Tosya gümeleleri ve geleneksel mimari örnekleri belgeselin ana temasını oluşturdu.

Belgesel; ahşabın sivil mimariden dini yapılara, günlük yaşamdan el sanatlarına kadar uzanan kullanım alanlarını ele alırken, aynı zamanda tarihi yapıların korunması, işlevlendirilmesi ve turizme kazandırılması gerekliliğine dikkat çekiyor.

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan programın açılışında konuşan belgeselin yönetmeni Doç. Dr. Ersoy Soydan, projenin yalnızca bir belgesel/film çalışması değil, aynı zamanda kültürel sorumluluk taşıyan bir belgeleme süreci olduğunu belirtti.

Doç. Dr. Soydan, ekip olarak Kastamonu’nun farklı noktalarında binlerce kilometre yol kat ederek çekimler yaptıklarını belirtti. “İçinde yaşadığımız ve doyduğumuz kente borcumuz olduğunu düşünüyoruz” diyen Soydan, Kastamonu’nun ahşap mimarisini, doğal zenginliklerini ve kültürel belleğini kayıt altına almayı hedeflediklerini söyledi. Soydan, projeyle hem kültürel miras bilincini artırmayı hem de kentin uluslararası tanıtımına katkı sunmayı amaçladıklarını ifade etti.

Şehir genelinde bin 433 adet tescilli sivil mimari örneği bulunduğunu ve bunların korunarak geleceğe taşınması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Soydan, ahşap mimariyi ve tabiat varlıklarını belgeleme, bölgesel kalkınmaya katkı sağlama ve kültürel miras bilincini artırma amacıyla bu projeye başladıklarının altını çizdi.

Kastamonu’nun doğal ve kültürel mirasına dikkati çeken Soydan, “Bu değerlerin bir yandan korunması ve bir yandan da yeniden ahşap yapılan özendirilmesi ve Kastamonu’nun UNESCO Dünya Kültürel Miras Listesine alınmasının hedeflenmesi gerektiği için bu belgeselin ana fikrini oluşturuyor” dedi.

Program, açılış konuşmasının ardından gerçekleştirilen film gösterimi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin