Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
09 Ağustos, 2023 15:13 tarihinde yayınlandı
0

Çelik İşçisinin Gözü Cuma Günü Yapılacak Kardemir Yönetim Toplantısında

Asgari ücrete yapılan yüzde 34’lük zam oranından ardından Kardemir’de çalışan işçilere de asgari ücrete verilen zam oranı kadar iyileştirme yapılması konusu 11 Ağustos tarihinde KARDEMİR A.Ş. Yönetim Kurulu Toplantısında gündeme gelerek karara bağlanması bekleniyor.

Özçelik-İş Sendikası Genel Başkanı Yunus Değirmenci asgari ücrete yapılan ilave yüzde 34 oranındaki artışın zaman kaybedilmeden çalışan üyelerine de yapılması konusunda Kardemir Anonim Şirketi Yönetimine bir yazı yazmıştı. İlave zammın hayata geçirilmesi için Kardemir Yönetimi ile sürekli temas içinde olan Genel Başkan Yunus Değirmenci, ilave zammın açıklanacağı tarih olarak 11 Ağustos’u işaret etmişti. Cuma günü toplanması beklenen Kardemir Anonim Şirketi Yönetiminin, yapacağı toplantıda bu konuyu ele alarak, çözüme kavuşturması bekleniyor.

İŞÇİLER MERAKLA BEKLİYOR

Asgari ücrete yapılan yüzde 34’lük zam oranının kendilerine de yansıtılmasını dört gözle bekleyen Kardemir çalışanları yönetim kurulundan çıkacak olan kararı merakla bekliyor.  Kardemir Anonim Şirketinde çalışan işçiler asgari ücrete yapılan zam oranından sonra aldıkları maaşların demir çelik sektöründe çalışanlar için düşük kaldığını belirterek “ Kardemir Yönetim Kurulundan olumlu sonuç bekliyoruz” dediler.

DEĞİRMENCİ; GÖRÜŞMELERİMİZ MASADA DEVAM EDİYOR

Özçelik –İş Sendikası Genel Başkanı Yunus Değirmenci en son açıklaması ile 11 Ağustos’u işaret ederek şu açıklamayı yapmıştı; “Enflasyon ortamı ve buna bağlı ortaya çıkan hayat pahalılığı, emeğiyle geçinen çalışanların geçim koşullarını her geçen gün daha da ağırlaştırıyor. Enflasyon ortamı sona erene kadar, bu ağır koşulları hafifletmenin yolu ise çalışanların ücretlerine ilave iyileştirmeler yapmaktır. Bu anlayışla, asgari ücrete yapılan zammın ardından Karabük başta olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanında yetkili olduğumuz işyerlerinde işverenlerden ek iyileştirmeler talep ettik. Bu taleplerimiz de 1 Temmuz’dan geçerli olmak üzere büyük oranda olumlu anlamda karşılık buldu. Şimdi de KARDEMİR ve bağlı kuruluşlarında ilave iyileştirme yapılması için masada görüşmelerimiz devam etmektedir.”

İŞ BARIŞINI BOZACAK TAVIR KARDEMİR’İ KAOSA SÜRÜKLEYECEKTİR

“KARDEMİR ve bağlı kuruluşlarında üyelerimizi mutlu eden ilave iyileştirme yapılması için temaslarımızı sürdürüyoruz. KARDEMİR Yönetim Kurulu Başkanı Sn İsmail Demir ile yapılan son görüşmede, 11 Ağustos tarihinde yapılacak olan KARDEMİR Yönetim Kurulu toplantısında iyileştirme talebimizi gündeme alıp, değerlendireceklerini ifade etmişlerdir. Buradan çalışanları memnun eden bir sonuç çıkacağını umut ediyoruz. Burada işveren tarafının yapacağı değerlendirme sonucuna göre sendika olarak, bizler de bir değerlendirme yapıp, yeni bir pozisyon ve tavır belirleyeceğiz. Umarım belirleyeceğimiz bu pozisyon, işyerlerimizde iş barışı ve huzuruna katkı sağlayacak bir davranış olur. Olumsuz bir sonucu, düşünmek dahi istemiyorum. Çünkü Karabük’te yetkili olduğumuz orta ölçekli haddehanelerin bile yüzde 34’lük ilave zam yaptığı dönemde KARDEMİR’de iş barışını bozacak bir tavır, KARDEMİR ve Karabük’ü kaosa sürükleyecektir”

Bizi sosyal medyadan takip edin
prof dr gurdal yilmaz hanta virusu yeni bir salgin degil K5v6eWSQ
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
07 Haziran, 2026 16:37 tarihinde yayınlandı
0 0

Prof. Dr. Gürdal Yılmaz: “Hanta virüsü yeni bir salgın değil”

Dünyada yeniden gündeme gelen hanta virüsü vakaları endişe oluştururken, uzmanlar hastalığın yeni bir salgın olmadığını ve uzun yıllardır görüldüğünü belirtiyor.

Özellikle bir gemide ortaya çıkan toplu vakaların dikkat çekmesiyle yeniden konuşulan hanta virüsünün farklı türlerinin bulunduğunu belirten uzmanlar, Türkiye’deki vakaların gemide görülen türle aynı olmadığını vurguluyor.

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr Gürdal Yılmaz, gemide görülen vakaların kısa sürede ortaya çıkması dikkat çekse de hanta virüsü dünyanın birçok bölgesinde uzun zamandır bilinen bir enfeksiyon hastalığı olduğunu hatırlattı.

Türkiye’de daha çok böbrek tutulumuyla seyreden ve böbrek yetmezliğine neden olabilen formların görüldüğünü kaydeden Yılmaz, bu türlerin tedaviye yanıt verme ihtimalinin daha yüksek olduğunu gemide görülen vakaların ise daha çok akciğerleri etkileyerek solunum sıkıntısına yol açan ve ölüm oranı daha yüksek türler olduğunu belirtti.

Hanta virüsünün de Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) gibi viral bir enfeksiyon olduğunu kaydeden Yılmaz, özellikle İskandinav ülkeleri, Almanya, Kuzey Avrupa ve Amerika’da görülen tiplerin daha fazla öne çıktığını, Türkiye’de görülen formların ise Balkanlar ve Karadeniz bölgesinde rastlanan, daha hafif seyirli tipler olduğunu ifade etti.

“Hanta virüsü salgını aslında daha önceden bu yana görülen bir salgın”

Dünyada bildirilen hanta virüsü salgınının daha önceden bu yana görülen bir salgın olduğunu belirten Yılmaz, “Yani yeni bir salgın değil. Geminin içinde olmasıyla birlikte etkilenen kişiler bir anda ortaya çıktı. Ancak hanta virüsü her yerde görülebiliyor. Bizde de eskiden beri hanta virüsü vardı ve tanı koyuyorduk. Ancak bizde görülen hanta virüsü, o gemide görülen türle aynı değil. Bizde daha çok böbrek tutulumuyla seyreden, böbrek yetmezliğine yol açabilen ancak tedavi edilme ihtimali daha yüksek olan formlar görülüyor. Oradaki vakalar ise daha çok akciğeri tutup solunum sıkıntısıyla ilerleyen ve daha öldürücü tiplerdi. O da bir virüstür. KKKA nasıl bir virüsse, hanta virüs enfeksiyonları da viral bir enfeksiyondur. Dünyayı tehdit eden noktasında, İskandinav ülkelerinde, Almanya’da, Kuzey Avrupa’da ve Amerika’da görülebilen tipleri öne çıkıyor. Bizdeki form ise Balkanlar ve Karadeniz’de görülen, daha hafif seyreden formlardır” dedi.

“Viral enfeksiyonlar her zaman birer tehdit”

Viral enfeksiyonların her zaman bir tehdit olduğunu belirten Yılmaz, ancak büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık olmadığını kaydederek, “Viral enfeksiyonlar her zaman bir tehdittir. Ancak böyle büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık değildir. Ebola virüsü de var. Ebola, Afrika kökenli bir hastalıktır ve daha tehlikelidir. Çünkü yakalandığında yüzde 90’lara varan ölüm oranları vardır. Özellikle oralara seyahat eden kişiler açısından önem arz eder. Dünya artık küçük, herkes her yere gidebiliyor. Oradan kişiler buraya gelebilir” diye konuştu.

Enfeksiyon hastalıklarından korunmanın yolları

Enfeksiyon hastalıkları, virüsler ve bakterilerden korunmanın yolları ile ilgili olarak ise Yılmaz “Kalabalık yerlerde maske kullanımı ve el yıkama çok önemlidir. Toplu bir yere girerken ’bana bir şey bulaşır mı’ sorusunu kendimize sormamız bile önlem almak açısından yeterlidir. Bu virüsler ülkemize her an gelebilir. Örneğin Batı Nil ensefaliti daha önce ülkemizde yoktu, sonradan görülmeye başlandı. Özellikle Batı Anadolu ve Marmara bölgelerinde görülüyor. Batı Nil ensefaliti de bir virüstür ve artık ülkemizde de görülmeye başladı” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin