Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
27 Eylül, 2018 14:04 tarihinde yayınlandı
0

Çelik-İş Sendikası Genel Başkanından işçi çıkarmaya  tepki

Değirmenci: “İşçi çıkarmak akıllıca bir çözüm değil. Bu dönem kar elde etme değil, ayakta kalma dönemidir”

Hak-İş Konfederasyonuna bağlı Çelik-İş Sendikasının Genel Başkanı Yunus Değirmenci, “Her ekonomik sıkıntıda işverenler, hemen gözünü işçiye dikiyor. Bu zor günlerde, işçi çıkarmak akıllıca bir çözüm olmadığı gibi, bu sıkıntılı günleri daha fazla körükleyecek, çalışma barışını bozacak bir hamledir. Gün daha fazla üretim, daha fazla çalışma ve ülkemizin kalkınmasında önemli bir rol oynayan işçiye sahip çıkma günüdür” dedi.
Genel Başkan Değirmenci, döviz fiyatlarındaki artışa paralel olarak, son dönemde yaşanan ekonomik sıkıntıların neden olduğu işten çıkarmalara yönelik olarak yazılı bir açıklama yaptı.
Özellikle metal sektöründe hammadde ve diğer giderlerden kesinti yapamayan işverenlerin işçi çıkarmak için fırsat kollamasının yanlış olduğunu kaydeden Değirmenci, “Ekonomik istikrarın en üst seviyede olduğu dönemlerde işçilerin ciddi fedakarlıkları ve azmiyle büyük kazançlar elde eden işverenler, bugün bu işçileri işten çıkarmak için hesaplar yapmaktadır. Bu dönem, kar elde etme değil, ayakta kalma dönemidir. En azından bu zorlu süreç atlatılana kadar, işçiler çarkları döndürmeye devam etmeli, işverenler işçisine sahip çıkmalıdır. Bugüne kadar fedakarlığı biz işçiler yaptık. Fedakarlık sırası işverenlere geçmiştir” ifadelerini kullandı.
“HÜKÜMETİMİZ İŞÇİYİ DOĞRUDAN KORUYAN ÖNLEMLER ALMALIDIR”
Türkiye ekonomisi üzerinde operasyon yapıldığına da dikkat çeken Değirmenci, “Devletimiz, sergilenen her türlü oyuna karşı gerekli hamleleri bir bir hayata geçiriyor. İnanıyorum ki, en kısa zamanda ülkemizde ekonomik veriler normale dönecektir. Bu sıkıntılı günler ilelebet böyle devam edecek değil. Bugüne kadar her türlü saldırıdan güçlenerek çıkmasını bilen ülkemiz, bu ekonomik savaştan da alnının akıyla çıkacaktır. Bu süreçte, hükümetimizden, doğrudan işçiyi koruyan tedbirleri almasını da bekliyoruz” açıklamasında bulundu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
bakan gurlek aciklamisti 20 yillik faili mechul olayi zanlilari adliyede EGUsR1dC
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
05 Haziran, 2026 08:07 tarihinde yayınlandı
0 0

Bakan Gürlek açıklamıştı: 20 yıllık faili meçhul olayı zanlıları adliyede

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, 2006 yılından bu yana faili meçhul kalan bir kadın cesedinin kimliğinin tespit edildiğini ve olayla ilgili 3 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini açıklamasının ardından, Samsun’un Bafra ilçesinde 20 yıllık cinayet dosyası kapsamında gözaltına alınan şüpheliler adliyeye sevk edildi.

Samsun’un Bafra ilçesinde 14 Mart 2006 tarihinde Ozan Çayı’nda bulunan ve uzun yıllar kimliği tespit edilemeyen kadın cesedine ilişkin faili meçhul cinayet dosyasında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Bafra Cumhuriyet Başsavcılığı, 4 Mayıs 2026 tarihinde Samsun İl Jandarma Komutanlığı’na gönderdiği yazıda, JASAT personelinden özel bir ekip kurulmasını istedi. Yazıda, Ozan Çayı’nda bulunan cesedin 25 yaşlarında bir kadına ait olduğunun değerlendirildiği, ölümün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı meydana geldiği ve dosyada bugüne kadar herhangi bir gelişme kaydedilemediği belirtildi.

Yalova’da 2004 yılından bu yana kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı

Soruşturmanın yeniden derinleştirilmesiyle birlikte JASAT ekipleri, 2005-2006 yılları arasında kayıp ihbarı verilen kadınlara ilişkin daraltılmış çalışma yaptı. Yapılan analizlerde, cesedin Yalova’da 2004 yılında kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği değerlendirildi.

Bu kapsamda Gülcan Yazıcı’nın kızı Sultan Orta’dan DNA örneği alındı. Bafra Sulh Ceza Hakimliği’nin kararıyla buluntu cesetten elde edilen DNA profili ile kızından alınan biyolojik örnekler karşılaştırıldı. Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda, kimliği meçhul cesedin DNA profili ile SO kodlu kişinin DNA profili karşılaştırıldı. Raporda, kimliği meçhul şahsın yüzde 99,99 ihtimalle SO kodlu kişinin biyolojik annesi olabileceği tespit edildi. Böylece 2006 yılında Ozan Çayı’nda bulunan kadın cesedinin, kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği yönündeki değerlendirme DNA raporuyla güçlendi.

17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya gelmiş

Dosyada yer alan araştırma ve analiz tutanağına göre, Gülcan Yazıcı’nın 17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya geldiği, çocukları Sultan ve Selim’i ziyaret ettiği, bir süre sonra köyden ayrıldığı, kızına bir telefon numarası verdiği ve daha sonra kendisinden bir daha haber alınamadığı belirtildi.

JASAT ekiplerinin yaptığı çalışmada, Ozan Mahallesi ile Boğazkaya ve Darboğaz Mahallelerinin birbirine yakın olduğu, Gülcan Yazıcı’nın son görüldüğü yer ile cesedin bulunduğu bölge arasında bağlantı kurulduğu ifade edildi.

Soruşturma kapsamında, dosyada adı geçen N.Y., B.A. ve O.O. isimli şahısların “olası şüpheli” olarak değerlendirildiği, bu kişilerin ikametlerinde arama yapılması ve eş zamanlı olarak gözaltına alınmaları için işlem başlatıldığı öğrenildi.

Zanlılar Bafra Adliyesi’nde

Savcılığın talimatı doğrultusunda, şüphelilerin adreslerinde 2 Haziran günü saat 07.00 ile 12.00 arasında yapılan aramalar sonucunda 3 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan şahıslar, geniş güvenlik önlemleri altında Bafra Adliyesi’ne sevk edildi.

Yaklaşık 20 yıldır faili meçhul olarak kalan cinayet dosyasında, DNA raporları ve JASAT ekiplerinin yürüttüğü çalışmalarla önemli delillere ulaşıldığı belirtilirken, soruşturmanın çok yönlü olarak sürdürüldüğü öğrenildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin