UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan ve “en iyi korunan 20 kent” arasında gösterilen Safranbolu’da, tarihi derinleştirecek yeni bir kazı çalışması daha başladı. Barış Mahallesi’nde bulunan Küçük Göztepe Tümülüsü’nde ekipler, geçmişin izini sürmek için sahaya indi.
BİR TARİH KAPISI DAHA ARALANIYOR
Safranbolu Müze Müdürlüğü tarafından başlatılan kazı çalışmalarında, tümülüsün altında yer aldığı düşünülen tarihi yapının ortaya çıkarılması hedefleniyor. Daha önce bölgede incelenen Büyük Göztepe Tümülüsü’nün ardından bu kez gözler Küçük Göztepe’ye çevrildi. İlk değerlendirmelere göre bu alanda tek bir mezar odasının bulunduğu tahmin ediliyor.
KAZILAR BU KEZ DAHA TİTİZ VE BİLİMSEL
Geçmişte Büyük Göztepe Tümülüsü’nde yapılan kazıların atıl kalması eleştirilirken, bu kez sürecin daha planlı ve profesyonel yürütüldüğü belirtiliyor. Yetkililer, kazıların tamamen el işçiliğiyle sürdürüleceğini, kepçe gibi ağır iş makinelerinin kullanılmayacağını vurguluyor.
Uzmanlar, her katmanı dikkatle inceleyerek ilerlerken, elde edilecek buluntuların Safranbolu’nun arkeolojik zenginliğine önemli katkılar sunması bekleniyor. İlk bulgular Frig dönemine işaret etse de kesin sonuçların laboratuvar analizleri sonrası netleşeceği ifade ediliyor.
UYARI LEVHALARIYLA SIKI KORUMA
Kazı alanı çevresinde dikkat çeken bir diğer unsur ise yerleştirilen uyarı tabelaları oldu. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından konulan levhalarda, izinsiz kazı ve müdahalelere ağır cezalar uygulanacağı açıkça belirtiliyor.
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında: Tescilli alanlara zarar verenlere 2 ila 5 yıl hapis cezası, izinsiz kazı ve sondaj yapanlara yine hapis ve para cezası, kaçak define arayanlara ise 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor.
Ayrıca “Arkeolojik kazı alanıdır, girilmez!” uyarısı da bölgeye girişleri net şekilde sınırlandırıyor.
AYNI HATA TEKRAR EDİLMEYECEK
Daha önce kazısı yapılan Büyük Göztepe Tümülüsü’nün üzerinin kapatılarak kaderine terk edilmesi kamuoyunda tepki çekmişti. Bu kez başlatılan çalışmaların aynı akıbeti yaşamaması ve alanın bilimsel bir yaklaşımla korunarak değerlendirilmesi bekleniyor.
Safranbolu’da atılan bu yeni adım, sadece bir kazı çalışması değil; aynı zamanda kentin binlerce yıllık geçmişine açılan yeni bir pencere olarak görülüyor. Elde edilecek her buluntu, hem bölge tarihine hem de kültürel mirasın korunmasına önemli katkılar sunacak.