Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
25 Temmuz, 2017 14:17 tarihinde yayınlandı
0

Çeber: ““Sizin bizler, bizim sizler olmadan bir tarafımız eksik kalır”

24 Temmuz Basın Bayramı nedeniyle Karabük Valisi Kemal Çeber, basın mensupları ile bir kahvaltıda bir araya geldi

Vali Kemal Çeber, basında sansürün kaldırılmasının 109. Yıl dönümü dolayısıyla yerel ve ulusal medya temsilcileri ile kahvaltıda bir araya geldi.

Büyük Kulüpte gerçekleşen kahvaltı programına Vali Çeber’in yanı sıra İl Jandarma Komutanı J. Albay Cihan Ulukaya, İl Emniyet Müdürü Mehmet Emin Akay, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Mehmet Uzun, İl Defterdarı Osman Koçaş, İl Sağlık Müdürü Ahmet Sarı, İl Müftüsü Halil Bektaş, İl Milli Eğitim Müdürü Ali Köse, Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Metin Kaya, Karabük Gazeteciler ve İletişim Derneği Başkanı Osman Çetinkaya, İletişim Derneği Başkanı İlhan Alpboğa ile yerel ve ulusal medya temsilcileri katıldı.

Basın mensuplarının 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı’nı kutlayan Vali Çeber, “Bugün, basında sansürün kaldırılması ve basın bayramı vesilesiyle ile bir araya geldik. Gerekçe ne olursa olsun sizlerle beraber olmak her zaman bizim hoşumuza gider. Biz hepimiz kamu hizmetinin aktörleriyiz. Hepimiz kamu hizmeti sunma anlamında olayın bir yerlerindeyiz. Hepimizin aslında amacı, yapmak istediği şey ortak diye düşünüyorum. Karabük halkına hizmet etmek ve daha genel açıdan bakınca da memlekete hizmet etmek. Bu anlamda hepiniz çok önemli görevler yürütüyorsunuz. Karabük potansiyeline baktığınızda güçlü, dinamik, hareketli bir basın kadrosuna sahip. Bu tabi bizim kamu hizmetleri anlamında sesimizin daha yüksek çıkmasına da vesile oluyor. Artık bu, burada oturmuş bir kültür olarak görünüyor. Ben üç haftalık deneyimimle bunu gördüm. Sizler de bu süreci takip ettiniz, çok yoğun geçti. Bütün ilçeleri gezdik. Tüm muhtarlarımla tanışma imkanım oldu. İlçelerdeki önemli yatırımları, takip edilmesi gereken konuları yerinde gördüm. İşleri bir an evvel yapmak istedim. Daha sonra ilde de benzer programlarımız yine çok yoğun bir misafir ve ziyaretçi katılımıyla devam ediyor. Bu da beni memnun ediyor. Sizlerde bunu takip ediyorsunuz, hem de aktarıyorsunuz. Ben de fırsatım olduğu vakitlerde sizleri takip etmeye gayret ediyorum. Gördüğünüz gibi beraber çalışıyoruz. Sizin, bizler olmadan, bizim de sizler olmadan hep bir tarafımız eksik kalır. Bu eksikliğe meydan vermeden inşallah yine aynı birlik, beraberlik, uyum, ritim içerisinde beraber çalışmaya gayret ederiz. Bu duygularımla ben tekrar hepinizin basın bayramını tebrik ediyorum. Hepinize başta sağlık, mutluluk, başarı dileklerim olmak üzere çok iyi hizmetler temenni ediyorum. Bizim de bu hizmetlerimizi yürütürken, üzerimize ne düşüyorsa yapmaya gayret ederek, beraberlik içerisinde çalışmaya devam ederiz diye düşünüyorum.”diye konuştu.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
xa 1
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay tarafından
07 Mayıs, 2026 14:51 tarihinde yayınlandı
0

MÜJDE, ULTRA ZENGİN SAYIMIZ 4208 OLMUŞ !

Türkiye’de gelir dağılımı adaletsizliği, son yıllarda belirgin bir şekilde derinleşmiş durumda. Güncel verilere göre Türkiye, Avrupa’da gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu ülke konumunda. En yüksek gelire sahip %20’lik grup, toplam gelirin yaklaşık %48’ini alırken; en düşük gelire sahip %20’lik kesim toplam gelirden yalnızca %6,4 pay alabilmekte. En zengin %10’luk kesimin geliri, en yoksul %10’luk kesimin gelirinden yaklaşık 15 kat daha fazla. Gelir dağılımı eşitliğini ölçen Gini katsayısı Türkiye’de 0,461 seviyesinde. Avrupa Birliği ortalaması 0,29

ULTRA ZENGİN SAYIMIZ SON 5 YILDA %93.5 ARTMIŞ

İngiliz gayrimenkul danışmanlık şirketi Knight Frank’ın The Wealth Report 2026 verilerine göre Türkiye’de 30 milyon dolar üzeri servete sahip kişi sayısı son 5 yılda %93.5 artmış.2174 ten 4208’e çıkmış. Milyarder sayımızın aynı dönemde 35 ten 46 ya çıkacağı öngörülüyor.
Milyonlarca insan açlık ve yoksulluk mücadele ederken, milyarderlerimizin sayısı hızla artıyor.

GELİR DAĞILIMI ADALETSİZLİĞİNİ ÖNLEME ÇABALARI YETERSİZ

Dünya Bankası verilerine göre Türkiye, gelir eşitsizliği bakımından 130 ülke arasında 28. sırada yer alarak birçok gelişmekte olan ülkeden daha kötü bir tablo sergiliyor. Bu adaletsizlik, orta sınıfın zayıflamasına ve halkın büyük bir kesiminin ( yaklaşık her 10 kişiden 6’sı ) borçlu bir şekilde yaşamını sürdürmesine neden olan sosyoekonomik bir krizin temel taşlarından biridir.

Gelir dağılımdaki adaletsizliği önlemek için devletler tarafından uygulanan en temel yöntem, maliye politikası araçlarını kullanarak geliri piyasada oluştuğu halinden (birincil dağılım) daha adil bir seviyeye (ikincil dağılım) taşımaktır.
Bu adaletsizliği önlemek için kullanılan başlıca stratejiler şunlardır:

– Yüksek gelir gruplarından daha yüksek oranda vergi alınarak, toplanan kaynağın alt gelir gruplarına aktarılmasıdır.

– Düşük gelirliler üzerindeki vergi yükünü azaltmak amacıyla asgari ücretten vergi alınmaması veya temel gıdada vergi indirimleri yapılmasıdır.

– Gelirin ötesinde, birikmiş servet üzerinden alınan vergilerle servet yoğunlaşmasının önlenmesi hedeflenir.

– Yoksulluk sınırı altındaki ailelere yönelik doğrudan nakdi transferler ve sosyal güvenlik ödemeleridir.

– Sağlık, eğitim ve barınma gibi temel hizmetlerin devlet tarafından ücretsiz veya sübvansiyonlu sunulması, alt gelir gruplarının harcamalarını azaltarak dolaylı gelir artışı sağlar.

– Asgari ücretin yaşam standartlarını karşılayacak düzeyde belirlenmesi, Gini katsayısını (eşitsizlik ölçütü) düşüren doğrudan bir araçtır.

– Eğitim ve mesleki eğitim politikalarıyla düşük nitelikli işgücünün verimliliği artırılarak daha yüksek ücret alabilmeleri sağlanır.

– İşsizliğin azaltılması, hanehalkı gelirlerini doğrudan artırarak eşitsizliği azaltan en kritik faktörlerden biridir.

– Vergi kaçakçılığının önlenmesi ve çalışanların sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınması gelir dağılımını iyileştirir.

– Eğitim ve sağlığa erişimde adaletin sağlanması, bireylerin ekonomik basamakları tırmanma şansını (sosyal mobilite) artırır.

Bu konularda bir takım çalışmalar olsa da gelir dağılımı adaletsizliğini önlemede son derece yeteresiz.

Ne yazık ki, yoksulla zengin arasındaki makas her geçen gün daha da açılıyor.
24 yılın sonunda geldiğimiz durumun özeti budur.

İlyas Erbay

Bizi sosyal medyadan takip edin