Turizm işletmeleri istişare toplantısında konuşan Düzce Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkan Yardımcısı İbrahim Canpolat “En temiz üretim kaynağı olan turizmden yeteri kadar faydalanamıyoruz” dedi.
DTSO organizasyonuyla turizm işletmelerinin sorun ve taleplerinin ele alındığı turizm işletmeleri istişare toplantısı yapıldı.
DTSO Başkan Yardımcısı İbrahim Canpolat Düzce’nin turizm potansiyelinin çok fazla olduğunu belirterek “İlimizin sahip olduğu turizm potansiyeli çok fazla olmasına rağmen, altyapı eksiklikleri, tanıtımdaki eksikler ve coğrafi bazı dezavantajlar dolayısıyla en temiz üretim kaynağı olan turizmden yeteri kadar faydalanamıyoruz. Kamu kaynaklarımız ve biz sivil toplum kuruluşları olarak altyapı ve tanıtım çalışmalarına son dönemde hız verdik. Siz işletmecilerimizin hizmetlerini daha verimli sunabilmeleri, daha geniş kitlelere hizmetlerini ulaştırabilmeleri adına birçok çalışmaya imza atıyoruz. Oda olarak bu dönemdeki en önemli vizyonlarından biri Turizm. Bu konuda sizlerin de takip ettiği üzere hayli enerji sarf ediyoruz. Bölgemizin ilk ve tek Turizm Ar-Ge ofisini hayata geçirdik. Ofis odamız bünyesinde faaliyet gösterse de aslında ofis sizlerin. Siz işletmecilerimizin ve diğer paydaşlarımızın. Bugün de burada sizlerle birçok gündem maddesi üzerinde istişarelerde bulunacağız. Bu toplantının çıktıları ile sizlerin beklentilerine en yakın çalışmaların yapılabilmesi için kamu kurumları ve bakanlıklarla gerekli temasları kuracağız” dedi.
Canpolat’ın konuşmasının ardından Kültür ve Turizm Müdürü İlknur Aynan, KOSGEB Müdürü Nejdet Yaşar Şahin, İŞ-KUR Müdürü Ferhat Acar ve Düzce Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Abdullah Taşkesen program hakkındaki görüşlerini aktardılar.
Programın devamında DTSO Turizm Ar-Ge Koordinatörü Ömer Özcan ve DTSO Proje ve Ar-Ge Koordinatörü Engin Çavuş, ülke ve bölge turizminin kısa bilgilerinin yer aldığı infografiği katılımcılarla paylaştı.
Program, turizm işletmecilerinin görüşlerini dile getirmesiyle sona erdi. (İHA)


Canpolat “Turizmden yeteri kadar faydalanamıyoruz”
Gördük işittik söylüyoruz
“Bozacının şahidi şıracı.”
Aaa habere bak sen.
Miting meydanında olmasam, konuşmayı dinlemesem inanır mıyım?
Yoo.
Yine de inanmam.
Biliyorum ki, haberleri sipariş.
Aynen Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünden yaptığı haber gibi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel “Karabük’te hastane yok.” Demiş.
Dedik ya.
İzlemesek mitingi, yerinde dinlemesek.
İl Sağlık Müdürü figüran olmuş.
Spiker İl Sağlık Müdürünün sözlerini bile çarpıtma gayretine girmiş.
Tam “Bozacının şahidi şıracı.” Misali.
Yahu adam “Hastane yok.” Demedi ki.
“Devlet hastanesi.” Yok dedi.
Yağdanlığın da bir sınırı olmalı canım.
Kumbara kalemliğin de.
Milletin gözünün içine baka baka yalan haber yapmanın ne anlamı var?
Miting ve sonrası
Başladık CHP Karabük Mitingi ile devam edelim.
Belki de Karabük’te tarihinin en coşkulu, en kalabalık mitingini yaptı CHP.
Genel Başkan kalabalığı ve coşkuyu görünce “Bu iş olmuş.” Dedi.
Alanın hazırlanmasında Merkez İlçe Başkanı Ali Yavuz ve arkadaşlarının büyük emeği ve alın teri var.
Merdiven tepelerinde gecenin bir yarılarına kadar afiş ve pankart astılar.
Çorbada en az tuzu olan genel başkandan en fazla övgüyü aldı.
Bizim kumbara kalemler fırsatı kaçırır mı?
Çalakalem balon şişirme telaşına girdiler.
“Civcinin güzün sayıldığını” bilirler de, işte.
O zamana kadar köprünün altından ne sular akar bir bilseniz?
Hem ne sular?
CHP mitinginden sonra iktidar partisinin yereldeki yöneticileri her halde durum değerlendirmesi yapmışlardır?
Önümüzdeki seçim diğerlerine benzemeyecek çünkü.
Çeşitli kaygılarla meydana girmeyen kalabalığın coşkusu da cabası.
Bunu fark eden CHP Genel Başkanı onları da diyaloglarına katmayı başardı.
Bir de mitingin renkli sahnelerinden Deniz Özgü var ki?
Acizlik ve telaş insana neler yaptırıyor.
Bu gencecik delikanlının görüntüsü üzerinden nasıl hemen kaydına ulaştınız da kötülük çarklarını işlettiniz?
Nerede kaldı Kişisel verileri Koruma Kanunu?
Bu gencimiz için kim işletecek bunu?
Kıymayın Yenişehir’e
Daha önceleri konuşuluyordu.
Bir hamle Yenişehir Pazar Yeri ile ilgili olarak Mimarlara Odası’nın açtığı dava nedeni ile mahkeme kararı ile durdurulmuştu.
Şimdilerde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanının Karabük ziyareti ile yeniden pişirildi.
Yenişehir’in imara açılmasından bahsediyoruz.
Örnek bir semtten bahsediyoruz.
Öyle ki;
Yenişehir sitesinin (Yenişehir Mahallesi) planlaması 1938 yılında Fransız Şehir Plancısı H. Prost’a yaptırılmıştır. Karabük Demir ve Çelik Fabrikaları’nın (KARDEMİR) kurulmasıyla birlikte, fabrika çalışanları için modern bir yerleşim yeri olarak tasarlanan Yenişehir’in inşaat süreci 1930’ların sonu ve 1940’ların başında hız kazanmıştır.
Şehri yönetenlerin hiç birisi dönüp bu örneğe bakmamış, kafalarına ve taraftarlarına göre imarlarla şehri bu günkü haline getirmişler.
Şimdi gözü buraya mı diktiler?
Kıymayın beyler Yenişehir’e.
Kurbağa taktiği mi?
Şu Sağlık-Sen Şube yöneticisi vardı ya?
Atatürk’e ağız dolusu hakaret eden.
Hani sendikanın ihraç ettik dediği.
Meğer işi soğutmaya bırakmışlar.
Adam haftalık sendikal izinlerini kullanıp, sendikanın protokol ziyaretlerinde boy göstermeye başladı yine.
Sendikacılar kamuoyuna yalan söylemiş.
Hem de kuyruklusundan.
O zaman bu Atatürk, daha önceleri Recep Tayyip Erdoğan düşmanı Nurettin Çamlıca’nın fikirlerine sendika yönetimi de mi katılıyor?
Bu meczubu koruma kollama görevini büyük cengaverlikle üstlenen malum yapı artığı olduğu iddiaları dilden dile dolaşan İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri de mi onaylıyor?
Yapanın yanına kar mı kalacak?
Atatürk’ü koruma kanunu nerede, bunu hangi savcı hatırlayacak?
Yoksa kurbağa haşlama taktiğine devam mı edilecek?
Unutmayın devlet unutmaz.
Dün unutmadı, gelecekte unutmaz.
Manzara koyalım
“Kurt yavrusuna hayatı öğretirken koyunları gösterir,
bunun eti lezzetlidir,
Çobanı gösterir
bunun sopası acıdır,
dikkat etmelisin
Yavru kurt,
köpeği görünce baba bu bize benziyor der,
Baba kurt,
oğlum bunu görünce kaç biz ne çektiysek bize benzeyip bizden olmayanlardan çektik der.”


