Karabük Postası tarafından
11 Ocak, 2022 13:11 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Çakır: “Maliye Bakanının Gözlerinin İçine Keşke Bakmasaydık”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İl Başkanı Abdullah Çakır, parti il binasında düzenlediği basın toplantısında ekonomide yaşanan olumsuzlukları  değerlendirdi. Başkan Çakır, Safranbolu Belediye Başkanı aleyhinde gece yarısı dağıtılan bildiriler ile ilgili de değerlendirme yaparak, “Emniyet güçlerimizden bu işin bir an önce aydınlanmasını bekliyoruz" dedi. Cumhuriyet Halk Partisi Karabük İl Başkanı Abdullah Çakır, Parti İl binasında Merkez İlçe Başkanı Mustafa Erten ve Safranbolu CHP İlçe Başkanı Bahtiyar Acar ile birlikte basın toplantısı düzenledi. Asgari ücret ve emekliye yapılan zamların daha vatandaşın cebine girmeden yüzde elli seviyesinde eridiğini ifade eden Başkan Çakır, ülke ciddi bir buhran yaşıyor. Biz millet ittifakı olarak yapılacak bir erken seçimle birlikte bu iktidarın gitmesini istiyoruz.Umarım en kısa zamanda bir erken seçimle iktidara geleceğiz" dedi. “NÜFUSUMUZUN YÜZDE 90’I NÜFUSUN YÜZDE 10’U RAHAT ETTİN DİYE  GÜCÜMÜZLE ÇALIŞIYORUZ” Çakır, vatandaşların çok kötü günler yaşadığını belirterek, “Asgari ücret zammı çalışanın, emekçinin cebine girmeden eridi.  Mazotu yıllar sonra 1 dolar seviyesine getirdiler. Yaparsa AK Parti yapar dediler gerçekten bunu başardılar. Bunu sadece mazot olarak değerlendirmemek lazım yılbaşında doğalgaza ve elektriğe fahiş oranda zam yaptılar. Köprü, otoyol, ulaşıma iğneden ipliğe zam yaptılar. 4250 TL’lik zammın yarısını vatandaşın cebine girmeden almış oldular. Asgari ücreti 4250 yapmak önemli değil, piyasayı durdurabilmek önemli. Maliye Bakanımız gülümseyerek gözümün içine bakın diyordu, biz Maliye Bakanının gözünün içine baktık  keşke bakmasaydık, gözlerinde zamları gördük, 20 Aralık gecesi kim aldı, kim sattı dolarları. Dolar satıldı piyasalara hükmetmeye başladılar, büyük marketlere fiyatlarını geri çekin diye seslendiler, dolar 18 TL’den 13 TL’ye geldi, akaryakıt 9 TL’den 13 TL’ye niye çıktı? Dolar 13 TL iken mazot 9 TL idi, şimdi neden mazot şu anda 9 TL değil? Dolar 13 TL, mazotta 13 TL  Nüfusumuzun yüzde 90’ı nüfusun yüzde 10’u rahat ettin diye  gücümüzle çalışıyoruz. Yine bu işin faturasını emeği ile geçinenler ve emekliler ödüyor” dedi. “MALİYE BAKANI EMEKLİ VATANDAŞLARIMIZIN LÜTFEN GÖZLERİNİN İÇİNE BAKSIN” Emeklilerimiz Ocak ayını alacakları zamlar için büyük bir umutla beklediklerini, ancak beklentilerinin gerçekleşmediğini belirten Başkan Çakır; “ Türkiye’de 13 Milyon 200 Bin Emeklimiz var bu 13 Milyon 200 bin emeklimizin 8 milyonu 2500 TL altında maaş alan bir kesimdi şimdi ise en düşük emekli maaşını 2500 TL yaptık dediler, şu anda 8-9 milyon emekli asgari ücretin altında kaldı, bu sayı daha önce yüzde 57 idi, şu anda yüzde 60 seviyesine çıktı bu gelen zamlar belli bir fiyata çekilmediği için makas gittikçe açılmaya başladı. Şu anda 2500 TL alamayan milyonlarca emekli dul ve yetimi var hükümet mutları emekli saymıyor dul ve yetim olarak görüyor onlar emekli eşleri olduğu için dul ve yetimlerin maaşını 2500 TL’ye çekmediler en düşük emekli maaşı 2500 TL oldu şeklindeki açıklamaları doğru değil, emekli dul ve yetimlerinin maaşı daha 2500 TL seviyesine gelmedi. Çarşı Pazar gezdiğimizde emeklilerimizin sıkıntılarını görüyoruz. Ben buradan Maliye Bakanına özellikle seslenmek istiyorum. Bir gün çarşı pazar gezsin akşam üzeri artanlardan satın almaya kalkan vatandaşlarımızın, emekli vatandaşlarımızın lütfen gözlerinin içine baksın. Oturduğu yerden kıpır kıpır gözlerime bakın diyerek siyaset olmuyor” diye konuştu. Başkan Çakır ayrıca Safranbolu belediyesi ile ilgili yaşanan olumsuzlukla ilgili aradan 6 gün geçmesine rağmen bir gelişme yaşanmadığını belirterek, Emniyet güçlerimizden bu işin bir an önce aydınlanmasını bekliyoruz" dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Peri Dilbaz tarafından
02 Şubat, 2026 17:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Çocuk Suçları, Ruh Sağlığının Alarmı

Son dönemde çocukların suç çetelerinin ağına düşmesi, akranlar arasında işlenen ağır şiddet olayları ve hatta cinayetler toplum olarak hepimizi derin bir kaygıya sürüklüyor. Bu olaylara yalnızca “suç” penceresinden bakmak, sorunu anlamamıza yetmiyor. Çünkü bu tablo, aynı zamanda çocuk ruh sağlığına dair güçlü bir alarmdır.

Ergenlik dönemi, bireyin kimliğini inşa etmeye çalıştığı en kırılgan gelişim evresidir. Psikoloji bilimi bize şunu söyler: Ergen beyninde dürtü kontrolünden sorumlu alanlar henüz tam gelişmemiştir; buna karşın haz, güç ve risk arayışı oldukça yoğundur. Bu nörobiyolojik gerçeklik, ergeni hızlı karar almaya, sonuçları yeterince öngörememeye ve grup etkisine açık hale getirir.

Suç çeteleri tam da bu noktada devreye girer. Aidiyet, güç, görünürlük ve “bir yere ait olma” duygusu sunarlar. Oysa bu duygular, sağlıklı biçimde ailede, okulda ve sosyal çevrede karşılanmalıdır. Karşılanmadığında çocuk, kendisini değerli hissettiği her yere tutunabilir; bu yer bazen en tehlikeli alanlar olur.

Akran cinayetleri ise çoğu zaman “ani öfke” başlığı altında geçiştirilir. Oysa psikolojik açıdan bakıldığında, bu tür şiddet davranışları uzun süredir bastırılan öfkenin, değersizlik duygusunun ve empati eksikliğinin bir sonucudur. Çocuk konuşamıyorsa, duygularını ifade edecek güvenli alanı yoksa, davranış konuşur.

Burada ailelere büyük sorumluluk düşmektedir. Çocuğun her davranışını onaylamak zorunda değiliz; ancak her duygusunu ciddiye almak zorundayız. Yargılanan değil, anlaşılan çocuk riskli gruplara daha az ihtiyaç duyar. Aşırı baskı kadar sınırsız özgürlük de çocuk için tehlikelidir. Sevgiyle çizilmiş, tutarlı sınırlar çocuğun iç denetimini güçlendirir.

Bir diğer önemli alan dijital dünyadır. Bugün suç örgütleri yalnızca sokakta değil; sosyal medya ve dijital platformlarda da çocuklara ulaşmaktadır. Dijital ebeveynlik; yasaklamak değil, rehberlik etmektir. Çocuğun ne izlediğini, kimlerle iletişim kurduğunu bilmek koruyucu bir etkidir.

Unutulmaması gereken en önemli gerçek şudur: Hiçbir çocuk suçlu olarak doğmaz. Suça sürüklenen çocuklar çoğu zaman görülmemiş, duyulmamış ve anlaşılmamış çocuklardır. Çocukları suçtan korumanın en güçlü yolu, onları önce duygusal olarak güvende tutmaktır.

Bu mesele yalnızca ailelerin değil; okulun, medyanın ve toplumun ortak sorumluluğudur. Çocuklara güvenli bağlar sunabildiğimiz ölçüde, suç çetelerinin alanı daralacaktır.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.