ÇANKIRI İl Koordinasyon Kurulu Toplantısı Yapıldı. Toplantıda konuşan Vakıflar Bölge Müdürü Temel Ünlü, Büyük Camii’nin Ramazan öncesinde teslim edileceğini söyledi. Çankırı Valiliği Birlik Salonu’nda Vali Vahdettin Özcan Başkanlığı’nda yapılan toplantıya İl Koordinasyon Kurulu üyeleri katıldı. Toplantının açılışında konuşan Vali Vahdettin Özcan, “Bugünki toplantıda 2016 Yılı Yatırım Programında yer alan projelere ilişkin değerlendirmeler yapılacaktır. 2016 Yılı Yatırım Programının bu yıl Mart ayının sonunda yayınlanması nedeniyle bazı kuruluşlarımızın çalışma ve iş programları taslak aşamasındadır. Yatırım Programı’nda yer alan projeler temelde İlimizin sosyo-ekonomik göstergelerini ve kamu hizmetlerini iyileştirici niteliktedir. Devletimizin tahsis ettiği ödeneklerin yerinde ve zamanında kullanılması için yıl içerisinde her düzeydeki personel görevini özenle ve gayretle yerine getirecektir. Kuruluşlarca uygulamayı etkin kılacak çalışma ve iş programları özenle takip edilerek ihale süreci ve mevsim şartları gibi unsurlar dikkate alınacaktır. Yatırım Programı’nda yer alan projelerin zamanında bitirilmesi temel hedef olup, projenin her aşamasında bu temel hedefin dikkate alınması ve bu açıdan gerekli gayretin sürdürülmesi gerekmektedir. Yürütülmekte olan yatırımların İlimizin kalkınma sürecine en üst düzeyde katkı vermesini diliyorum” dedi. Vakıflar Bölge Müdürü Temel Ünlü’de 2016 yılında 9 farklı çalışmaları olduğunu belirterek, Büyük Camii’nin son rötuşlarının yapıldığını, Ramazan öncesinde teslim edileceğini kaydetti. İller Bankası Ankara Bölge Müdürlüğü Yetkilisi Kamil Yılmaz da Ilgaz-Çankırı içme suyu projesinin tamamlandığını ve teslim aşamasında olduğunu belirtirken, kurumun hibe yardımlarının da devam ettiğini kaydetti. DSİ Bölge Müdür Yardımcısı Ahmet Gökce de DSİ’nin Çankırı’yla ilgili 31 farklı projesi olduğunu ve toplam proje maliyetinin 632 milyon lira değerinde olduğunu aktardı. Toplantıda İl Koordinasyon Kurulu üyeleri kurum yetkililerine çeşitli sorular sorup, projelere ilişkin bilgiler aldılar.


Büyük Cami Ramazan Öncesinde İbadete Açılacak
Prof. Dr. Gürdal Yılmaz: “Hanta virüsü yeni bir salgın değil”
Dünyada yeniden gündeme gelen hanta virüsü vakaları endişe oluştururken, uzmanlar hastalığın yeni bir salgın olmadığını ve uzun yıllardır görüldüğünü belirtiyor.
Özellikle bir gemide ortaya çıkan toplu vakaların dikkat çekmesiyle yeniden konuşulan hanta virüsünün farklı türlerinin bulunduğunu belirten uzmanlar, Türkiye’deki vakaların gemide görülen türle aynı olmadığını vurguluyor.
Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr Gürdal Yılmaz, gemide görülen vakaların kısa sürede ortaya çıkması dikkat çekse de hanta virüsü dünyanın birçok bölgesinde uzun zamandır bilinen bir enfeksiyon hastalığı olduğunu hatırlattı.
Türkiye’de daha çok böbrek tutulumuyla seyreden ve böbrek yetmezliğine neden olabilen formların görüldüğünü kaydeden Yılmaz, bu türlerin tedaviye yanıt verme ihtimalinin daha yüksek olduğunu gemide görülen vakaların ise daha çok akciğerleri etkileyerek solunum sıkıntısına yol açan ve ölüm oranı daha yüksek türler olduğunu belirtti.
Hanta virüsünün de Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) gibi viral bir enfeksiyon olduğunu kaydeden Yılmaz, özellikle İskandinav ülkeleri, Almanya, Kuzey Avrupa ve Amerika’da görülen tiplerin daha fazla öne çıktığını, Türkiye’de görülen formların ise Balkanlar ve Karadeniz bölgesinde rastlanan, daha hafif seyirli tipler olduğunu ifade etti.
“Hanta virüsü salgını aslında daha önceden bu yana görülen bir salgın”
Dünyada bildirilen hanta virüsü salgınının daha önceden bu yana görülen bir salgın olduğunu belirten Yılmaz, “Yani yeni bir salgın değil. Geminin içinde olmasıyla birlikte etkilenen kişiler bir anda ortaya çıktı. Ancak hanta virüsü her yerde görülebiliyor. Bizde de eskiden beri hanta virüsü vardı ve tanı koyuyorduk. Ancak bizde görülen hanta virüsü, o gemide görülen türle aynı değil. Bizde daha çok böbrek tutulumuyla seyreden, böbrek yetmezliğine yol açabilen ancak tedavi edilme ihtimali daha yüksek olan formlar görülüyor. Oradaki vakalar ise daha çok akciğeri tutup solunum sıkıntısıyla ilerleyen ve daha öldürücü tiplerdi. O da bir virüstür. KKKA nasıl bir virüsse, hanta virüs enfeksiyonları da viral bir enfeksiyondur. Dünyayı tehdit eden noktasında, İskandinav ülkelerinde, Almanya’da, Kuzey Avrupa’da ve Amerika’da görülebilen tipleri öne çıkıyor. Bizdeki form ise Balkanlar ve Karadeniz’de görülen, daha hafif seyreden formlardır” dedi.
“Viral enfeksiyonlar her zaman birer tehdit”
Viral enfeksiyonların her zaman bir tehdit olduğunu belirten Yılmaz, ancak büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık olmadığını kaydederek, “Viral enfeksiyonlar her zaman bir tehdittir. Ancak böyle büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık değildir. Ebola virüsü de var. Ebola, Afrika kökenli bir hastalıktır ve daha tehlikelidir. Çünkü yakalandığında yüzde 90’lara varan ölüm oranları vardır. Özellikle oralara seyahat eden kişiler açısından önem arz eder. Dünya artık küçük, herkes her yere gidebiliyor. Oradan kişiler buraya gelebilir” diye konuştu.
Enfeksiyon hastalıklarından korunmanın yolları
Enfeksiyon hastalıkları, virüsler ve bakterilerden korunmanın yolları ile ilgili olarak ise Yılmaz “Kalabalık yerlerde maske kullanımı ve el yıkama çok önemlidir. Toplu bir yere girerken ’bana bir şey bulaşır mı’ sorusunu kendimize sormamız bile önlem almak açısından yeterlidir. Bu virüsler ülkemize her an gelebilir. Örneğin Batı Nil ensefaliti daha önce ülkemizde yoktu, sonradan görülmeye başlandı. Özellikle Batı Anadolu ve Marmara bölgelerinde görülüyor. Batı Nil ensefaliti de bir virüstür ve artık ülkemizde de görülmeye başladı” şeklinde konuştu.


