Reklam
Reklam

Burası ne Ege ne Akdeniz burası Karadeniz

burasi ne ege ne akdeniz burasi karadeniz wGSsG2kd jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
26 Temmuz, 2024 12:45 tarihinde yayınlandı
0

Trabzon’un Araklı ilçesine bağlı Kalecik ve Konakönü mahalleleri arasında bulunan bölgedeki koylar, doğal güzellikleriyle hayran bırakıyor. Akdeniz ve Ege’deki koyları aratmayan bölge turizm açısından da bakir bir bölge olarak dikkat çekiyor.

Karadeniz Sahil Yolu’nun yapımında Trabzon’da sahilden yol geçmeyen tek bölge olarak bilinen Kalecik ve Konakönü mahallelerinde bulunan tarihi binalar, plajlar ve doğal koylar görsel güzellikleriyle öne çıkarken, turizme göz kırpıyor.

“Burayı koruyanlardan Allah razı olsun”

Karadeniz Sahil Yolu’nun yapımı sırasında yolun mahallelerinden geçmemesi için çok mücadele verildiğini belirten Kalecik Mahallesi muhtarı Abdurrahman Civelek, “Zamanında burada Karadeniz Sahil Yolu’nun geçmemesi için çok mücadele verildi. Daha sonra burası SİT alanı ilan edildi. Burayı koruyanlardan Allah razı olsun. Biz de bugüne kadar mahalleli olarak elimizden geldiği kadarıyla korumaya özen gösteriyoruz. Karadeniz Sahil Yolu’nun buradan geçmemesi mahalle için avantaj oldu dolayısıyla tarihi doku, sahillerimiz için iyi oldu. Otobandan gitmeyip bu yolu tercih edenler çok oluyor. Küçük kale olarak geçtiği için ismi Kalecik olarak kaldı” dedi.

“Koylarımızın Akdeniz’den Ege’den bir farkı yok”

Bölgedeki koyların Akdeniz’den Ege’den bir farkı olmadığını kaydeden Civelek, “Koylarımız güzel biz buralarda büyüdük. Muzdarip olduğumuz konu, vatandaşın buralara özen göstermeyip yiyip içip çöpünü bırakması. Şu anda buralarda çöpler mevcut. Her gün, belediye olsun, dernek, muhtarlık olarak temizlememize rağmen kirlilikten çok şikayetçiyiz. Burada iki sene içerisinde yapılan tadilatın yüzde 80’ini kırdılar, ağaçları kesip yaktılar. Biz elimizden geldiği kadar korumaya çalışıyoruz ancak biraz zor oluyor. Buraları turizme açılsa iyi olur. Kalecik, Konakönü doğal kalan yerler. Buraların bir Antalya’dan Akdeniz’den, Ege’den bir farkı yok. Turizm açısından buralar bakir bölgeler” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin

Amasya’da 65. Kiraz Teşvik Yarışması yapıldı

amasyada 65 kiraz tesvik yarismasi yapildi pxHFc3zK
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
22 Haziran, 2026 00:45 tarihinde yayınlandı
0 0

Türkiye’nin en eski kiraz teşvik yarışması Amasya’da 65 yıldır gerçekleştiriliyor. Geçen yıl bahçelerde yaşanan zirai don afeti nedeniyle yapılamayan yarışmada üretimin bol olduğu bu yıl ilk üçe giren kiraz üreticilerine altın hediye edildi.

Kentte düzenlenen 12-22 Haziran Uluslararası Atatürk, Kültür ve Sanat Festivali kapsamında gerçekleştirilen yarışma öncesi Amasya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü teknik ekipleri bahçelerin yolunu tuttu. Titiz araştırmalar sonucu ödül almaya hak kazanan ürünler ile üreticileri belirlendi.

Birinci Alpaslan köyünden Yusuf Eser

Birinciliği Taşova ilçesine bağlı Alpaslan köyünden Yusuf Eser kazandı. Yarışmaya ailesiyle birlikte gelen Eser, ödül çekini Amasya Valisi Önder Bakan’ın elinden aldı. Yarışmada ikinci Aydınlık köyünden Hasan Hüseyin Erdem, üçüncü ise Ormanözü köyünden Murat Pamuklu üçüncü oldu. Şehzadeler Gezi Yolunda düzenlenen ödül törenine AK Parti Amasya Milletvekili Haluk İpek, CHP Amasya Milletvekili Reşat Karagöz, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Kemal Çakıroğlu ile diğer yetkililer de katıldı. Halk oyunları ekibinin sahne aldığı yarışmayı izleyen vatandaşlara paketler halinde kiraz dağıtıldı.

“Türkiye’nin en eski kiraz yarışması”

Amasya Ziraat Odası Başkanı Mustafa Cebeci, “Türkiye’nin en eski kiraz yarışmasını Amasya’da yapıyoruz. 1962 yılından bu yana 65 yıldır bu yarışma geleneksel olarak yapılıyor. Sadece geçen yıl zirai afeti don nedeniyle ağaçlar meyve vermediği için yarışma yapılamamıştı. Dereceye giren üreticilerimizi kutluyorum” dedi.

Bu yıl yaklaşık 50 bin ton rekolte bekleniyor

Coğrafi işaretli Amasya kirazının Türk kirazı olarak tanındığını anlatan Cebeci, “Rusya, Almanya gibi ülkelere ilimizden kiraz ihracatı yapılıyor. Bu yıl yaklaşık 50 bin ton rekolte bekliyoruz” diye konuştu.

“1963’te dedemin diktiği kiraz ağaçlarından ürün alıyoruz”

Geleneksel yarışmanın bu yılki şampiyonu Yusuf Eser de, “1963 yılında dedemin diktiği kiraz ağaçlarını yetiştirerek ürün alıyoruz. Teknolojik gelişmeleri de takip ederek ailece üretim yapıyoruz. Bölgede kiraz üretiminin merkezi olmasını istediğimiz köyümüz Alpaslan’ın daha da gelişeceğine inanıyorum” şeklinde konuştu. Eser’in eşi Gülhanım Eser’de 65 yıldır süren yarışmanın bu yılki kazananın olmanın gururunu yaşadıklarını söyledi.

“Rabbim geçen sene vermediğinin iki katını verdi”

Ömrü bahçelerde şifa kaynağı kirazlardan toplayarak geçen Sadiye Öztürk, yarışmanın kazananlarını alkışlayarak kutladı. Geçen yıl kiraza hasret kaldıklarını hatırlatan Öztürk, “Bir tane bile kiraz yemek nasip olmamıştı. Ama bu sene Rabbim geçen sene vermediğinin iki katını verdi. Bol kirazımız var. Her yere yetecek inşallah” şeklinde konuştu. Yarışmaya Çiğdemlik köyünde katılan Ertan Uzun ise, genç bir çiftçi olarak üretim yapmayı sürdüreceğini vurguladı.

Bizi sosyal medyadan takip edin