Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
08 Aralık, 2015 09:31 tarihinde yayınlandı
0

Bülent Ecevit Üniversitesi Rüştü Onur Çalışma Salonu Hizmete Girdi

ZONGULDAK Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) Farabi Kampüsü Sezai Karakoç Kültür Merkezinde yer alan Çalışma Salonu hizmete girdi. Çalışma Salonuna Devrekli Şair Rüştü Onur’un adı verildi.
Rüştü Onur Çalışma Salonu öğrencilere 7/24 saat hizmet verecek.
7/24 saat hizmet veren Prof. Dr. Durmuş Günay Kütüphanesinden sonra öğrenciler için rahat ve konforlu bir çalışma mekanı olarak tasarlanan Rüştü Onur Çalışma Salonu da yedi gün yirmi dört saat öğrencilerin hizmetinde olacak. Salonda yüz elli öğrenci aynı anda rahat bir şekilde ders çalışabilecek. Çalışma Salonunda aynı zamanda sınırsız internet hizmet sunan otuz bilgisayar yer alıyor.
“ÖĞRENCİLERİMİZ HER ŞEYİN EN İYİSİNE LAYIK”
BEÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Özer, Rüştü Onur Çalışma Salonunun öğrencilerin çalışma imkânları açısından önemli bir ihtiyacını gidereceğini belirttiği açıklamasında şunları söyledi:
“Son yıllarda öğrenci sayılarımızda önemli artışlar sağladık. Dersliklerde, laboratuvarlarda ve diğer alanlarda yaptığımız iyileştirmelerin yanında öğrencilerin çalışma imkanlarında da iyileştirmeler sağlıyoruz. Son olarak hizmete giren Rüştü Onur Çalışma Salonu bu amaçla açıldı. Prof. Dr. Durmuş Günay Kütüphanesi şimdiye kadar bu ihtiyacı karşılıyordu.
Ancak özellikle sınav zamanlarında kütüphanede ciddi bir yığılma yaşanıyordu. Hizmete giren Çalışma Salonu bu ihtiyacı karşılayacak nitelikli bir mekan olarak tasarlandı.
Ayrıca böyle güzel ve nitelikli bir yere Devrekli Şair Rüştü Onur’un ismini verilmesini kararlaştırdık. Öğrenciler hem nitelikli bir yerde ders çalışma olanağı bulmuş olacak hem de genç yaşta vefat eden Devrekli Şair Rüştü Onur’un ismi Üniversitemiz bünyesinde yaşatılmış olacak.
Bu gün hizmete giren Çalışma Salonu uygulamasını diğer kampüslerimizde de gerçekleştireceğiz. İbn-i Sina Kampüsünde hazırlanan ve önümüzdeki günlerde hizmete girecek olan Çalışma Salonuna da Rüştü Onur’un arkadaşı Muzaffer Tayyip Uslu’nun adını vereceğiz.
Bu vesileyle Rüştü Onur Çalışma Salonunun öğrencilerimize hayırlı uğurlu olmasını diliyor, Çalışma Salonunun tamamlanmasında emeği geçen herkese şükranlarımız sunuyorum.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin