blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
05 Kasım, 2025 16:07 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Bu ormana asırlardır balta girmiyor, kuruyup yıkılan ağaçlarda ormanda bırakılıyor

Tokat’ın Günçalı köyünde bulunan ardıç ormanında, Danişmendliler devrinden şehit mezarları bulunduğuna inanıldığı için asırlardır ağaç kesilmiyor.
Tokat kent merkezine 36 kilometre uzaklıkta bulunan Günçalı köyünde, Danişmendliler devrine uzanan bir rivayet, jenerasyondan jenerasyonlara yaşatılıyor. Köy sakinleri köy hudutları içerisinde yer alan ardıç ormanında, Danişmendli hükümdarı Melik (Emir) Gazi kumandasındaki ağır yaralı askerlerin ormana sığınarak burada şehit olduklarına inanılıyor. Ardıç ağaçlarının şehit kanlarından beslenerek öteki ağaçlardan farklı bir görünümde oldukları düşünülüyor.
Bu nedenle köy sakinleri ’şehit kanından filizlendiğine’ inandıkları bu ağaçları hiç bir suretle kesmiyor, meskenlerinde yakacak yahut yapı materyali olarak kullanmıyor. Kuruyup devrilen ağaçlar ise yeniden ormanda bırakılarak oturak olarak kullanılıyor. Üçlü ve dörtlü gövdeler halinde büyüyen çok sayıda ağacın yer aldığı ormanın, ’tarih ve inanç değeri’ taşıdığı gerekçesiyle müdafaa altına alınmasını istiyor.

"Şehitlerin aziz anısı yaşatılıyor"
Bölgenin yöre halkı için kutsal bir mana taşıdığını belirten Günçalı köyü muhtarı Murat Topaç, "Burası eski vakitlerde büyük bir savaşın yaşandığı yer olarak biliniyor. Yaralı askerlerin sırt sırta verip saklandığı ve bir kısmının burada şehit olduğu rivayet ediliyor. Ardımızdaki ağaçların da o şehitlerin aziz anısıyla büyüdüğüne inanılır. Biz bu nedenle bu ağaçları koruyoruz. Kurban keser, dualar eder, geçmişimizi unutmamaya çaba ederiz. Ağaç yaşasa da kurusa da buradan odun alıp meskene götürmeyiz" dedi.

"Tek kökten sırt sırta büyüyen çok ağaç var"
Yöre halkından Tahsin Bakır ise dedelerinden miras kalan geleneği sürdürdüklerini tabir ederek:
"Buralara baktığımızda üçlü, dörtlü, beşli haliyle sırt sırta vermiş birçok ağaç görürüz. Köküne inildiğinde ise aslında tek kök olduğu görülür. Rivayete nazaran Melik Gazi ve ordusu akşamüzeri bu ormanlık alana sığınıyor. Sabah olduğunda ağır yaralı askerlerin bir kısmı sırt sırta şehit halde bulunuyor. Halk da bu ağaçların o şehitlerin kanından filizlendiğine inanıyor. Bu yüzden bu ağaçlardan kereste yapmayız, yakacak olarak da konutumuza götürmeyiz" diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
İlyas Erbay tarafından
01 Şubat, 2026 13:22 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

YÜZLERCE TON ALTINI NEDEN VE NE KARŞILIĞINDA GÖNDERDİK ?

2015 yılında, dönemin Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye’nin toplam 490 ton altın rezervinin bulunduğunu ancak bu altınların sadece 40 tonunun Türkiye’nin hazinesinde bulunduğunu, geri kalanının İngiltere Merkez Bankası’nın "Bank Of England" depolarında emanette olduğunu açıklamıştı.

Buna neden gerek duyuldu?
Bizi buna zorlayan ne idi?
Güvenlik kaygılarımız mı vardı?
Altınlarımız kendi ülkemizde güvende değil miydi?
Borca karşılık altınlarımızı ipotek olarak mı verdik?
Onca altını neden ve ne karşılığında terk etmiştik?
O dönemde kamuoyuna bunların ve benzer soruların yanıtları tam olarak açıklanmadı.

Almanya, Hollanda ve Avusturya gibi ülkeler, ikinci Dünya Savaşı sonrasındaki iki kutuplu dünyada, güvenlik kaygıları nedeniyle fiziki altın varlıklarını, ABD ve İngiltere'nin altın mahzenlerine emanet etmişlerdi.

Bugünlerde Altın, Gümüş ve Bakır üzerinden oynanan bir oyun var. İlginç gelişmelere şahit oluyoruz.
Ulaşabildiğim güncel verilere göre, dünyada en çok altına sahip ilk 10 ülke şöyle sıralanıyor;
ABD 8133 ton
Almanya 3350 ton
İtalya 2452 ton
Fransa 2437 ton
Rusya 2330 ton
Çin 2304 ton
İsviçre 1040 ton
Hindistan 880 ton
Japonya 846 ton
Türkiye 841 ton (yastık altı hariç! )

Listede 2 inci sırada görülen Almanya'nın 3350 ton altınının
1711 tonu Frankfutta, 1236 tonu ABD de, 405 tonu İngilterede
Soğuk savaş döneminde Almanların en güvendiği müttefiki ABD idi. Şimdi ilişkiler bozuldu. Almanya altınlarını geri istiyor. Fakat ABD nin altınları iade etmeye hiç niyeti yok. Almanya'da en çok konuşulan konu bu.

blank

"BERAT ALBAYRAĞIN NE YAPTIĞI İLERİDE ÇOK DAHA İYİ ANLAŞILACAK!"

Almanya gibi biz de bugün altınlarımızı geri almak için kıvranıyor olabilirdik!
Hakkını teslim etmek lazım, Berat Albayrak döneminin en stratejik hamlelerinden biri yurt dışındaki altın rezervlerini ülkeye taşımak oldu. ABD, İsviçre ve İngiltere'de tutulan yaklaşık 350 ton altın Türkiye'ye getirildi. 2018 yılının Şubat ayı sonları idi. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak o dönem bunu açıklamış, "ABD, İngiltere ve İsviçredeki ki tüm altınlarımızı geri getirdik" demişti..
Tabii bu hiç kolay olmadı. O günlerde bunun ne kadar önemli bir hamle olduğu pek algılanamamıştı.
Sayın Albayrak'ın şu cümlesini çok iyi hatırlıyorum; "Berat Albayrağın ne yaptığı ileride çok daha iyi anlaşılacak" demişti.

Dünyanın sürüklendiği bu kaos ortamında; küresel güçlerin ekonomileri için acımasızca saldırganlaştığı bir dönemdeyiz. Böyle bir dönemde, Almanya'nın durumunu da gördükten sonra, bunu şimdi çok daha iyi idrak edebiliyoruz.
Teşekkürler Sayın Albayrak

Not: Rakamlar internet ortamında ulaşılabilir kaynaklardan alınmıştır.

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.