Karabük’te 22 yıldır bıçak bileyiciliği yapan Ali Açıkgöz’ün geri dönüşüm için artan çeliklerden yaptığı minik bıçaklar fiyatına rağmen yoğun ilgi görüyor.
Karabük’ün en eski bıçakçılarından olan Ali Açıkgöz, babasından öğrendiği mesleği 22 yıldır sürdürüyor. Yoğun talep üzerine bıçak imalatına başlayan bıçak ustası kendisinden istenilen bıçak örneklerini tasarlayıp güzel eserler ortaya çıkarıyor. Açıkgöz’ün son zamanlarda geri dönüşüm amacıyla bıçak yapımında kullandığı çeliklerin artan kısımlarından yaptığı minik bıçaklar yoğun ilgi görmeye başladı. 1 santimetreden 4 santimetre boyutunda çeşit çeşit olan ve fiyatının 100 TL ile 250 TL arasında değişen bıçaklar koleksiyoncuların ve bıçak severlerin vazgeçilmez aksesuarı oldu.
Bıçak Ustası Ali Açıkgöz, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, “Karabük’ün en eski bıçakçılarındanız. 40 yıldır Karabük’e hizmet veriyoruz. Babamdan sonra imalat yapmaya başladık. İmalatta daha çok rağbet var. Genelde koleksiyoncular çok ilgi gösteriyor. Özel harekatçılarımızın bellerindeki bıçakların çoğu buradan gidiyor” dedi.
Büyük bıçaklar yaparken artan parçaları değerlendirmek için minik bıçaklar yapmaya başladığını belirten Açıkgöz, “1-3 santimetre boyutunda değişik bıçaklar yapmaya başladım. Buna da ilgi büyük oldu. Türkiye’nin bütün illerine gönderiyoruz. Kolye bıçak olarak başladı bu mini bıçaklar. Tabi bu büyük bıçaklara göre daha çok uğraştırıyor. Büyük bıçağı yapmak daha kolay. Ona göre fiyatı biraz daha yüksek oluyor. Ufak olduğu için fiyatları yüksek ama yapma aşamaları biraz daha zor. Riskleri de oluyor tabi bunun. Bu yüzden bizim ellerimiz hep dikişlidir” diye konuştu.
Minik bıçaklara maliyetinin yüksek olmasına rağmen büyük ilgi ve rağbet olduğunu dile getiren Açıkgöz, “Bıçağa meraklı insanlar bunu kolye, aksesuar olarak kullanıyorlar. Bunun aynısının büyüğünü de yapıyoruz. Minik bıçakları küçük işlerde işlevsel bir bıçak olarak kullanabilirler” ifadelerini kullandı.
27 yıldır Uzakdoğu mutfağında şeflik yapan Hasan Karabazar, İstanbul’dan minik bıçaklardan almak için geldiğini aktararak, bıçak ustası Açıkgöz ile sosyal medya üzerinde tanıştığını kaydetti.


Boyutu minik, fiyatı yüksek bıçaklar koleksiyoncuların dikkatini çekiyor
Amasya’da 65. Kiraz Teşvik Yarışması yapıldı
Türkiye’nin en eski kiraz teşvik yarışması Amasya’da 65 yıldır gerçekleştiriliyor. Geçen yıl bahçelerde yaşanan zirai don afeti nedeniyle yapılamayan yarışmada üretimin bol olduğu bu yıl ilk üçe giren kiraz üreticilerine altın hediye edildi.
Kentte düzenlenen 12-22 Haziran Uluslararası Atatürk, Kültür ve Sanat Festivali kapsamında gerçekleştirilen yarışma öncesi Amasya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü teknik ekipleri bahçelerin yolunu tuttu. Titiz araştırmalar sonucu ödül almaya hak kazanan ürünler ile üreticileri belirlendi.
Birinci Alpaslan köyünden Yusuf Eser
Birinciliği Taşova ilçesine bağlı Alpaslan köyünden Yusuf Eser kazandı. Yarışmaya ailesiyle birlikte gelen Eser, ödül çekini Amasya Valisi Önder Bakan’ın elinden aldı. Yarışmada ikinci Aydınlık köyünden Hasan Hüseyin Erdem, üçüncü ise Ormanözü köyünden Murat Pamuklu üçüncü oldu. Şehzadeler Gezi Yolunda düzenlenen ödül törenine AK Parti Amasya Milletvekili Haluk İpek, CHP Amasya Milletvekili Reşat Karagöz, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Kemal Çakıroğlu ile diğer yetkililer de katıldı. Halk oyunları ekibinin sahne aldığı yarışmayı izleyen vatandaşlara paketler halinde kiraz dağıtıldı.
“Türkiye’nin en eski kiraz yarışması”
Amasya Ziraat Odası Başkanı Mustafa Cebeci, “Türkiye’nin en eski kiraz yarışmasını Amasya’da yapıyoruz. 1962 yılından bu yana 65 yıldır bu yarışma geleneksel olarak yapılıyor. Sadece geçen yıl zirai afeti don nedeniyle ağaçlar meyve vermediği için yarışma yapılamamıştı. Dereceye giren üreticilerimizi kutluyorum” dedi.
Bu yıl yaklaşık 50 bin ton rekolte bekleniyor
Coğrafi işaretli Amasya kirazının Türk kirazı olarak tanındığını anlatan Cebeci, “Rusya, Almanya gibi ülkelere ilimizden kiraz ihracatı yapılıyor. Bu yıl yaklaşık 50 bin ton rekolte bekliyoruz” diye konuştu.
“1963’te dedemin diktiği kiraz ağaçlarından ürün alıyoruz”
Geleneksel yarışmanın bu yılki şampiyonu Yusuf Eser de, “1963 yılında dedemin diktiği kiraz ağaçlarını yetiştirerek ürün alıyoruz. Teknolojik gelişmeleri de takip ederek ailece üretim yapıyoruz. Bölgede kiraz üretiminin merkezi olmasını istediğimiz köyümüz Alpaslan’ın daha da gelişeceğine inanıyorum” şeklinde konuştu. Eser’in eşi Gülhanım Eser’de 65 yıldır süren yarışmanın bu yılki kazananın olmanın gururunu yaşadıklarını söyledi.
“Rabbim geçen sene vermediğinin iki katını verdi”
Ömrü bahçelerde şifa kaynağı kirazlardan toplayarak geçen Sadiye Öztürk, yarışmanın kazananlarını alkışlayarak kutladı. Geçen yıl kiraza hasret kaldıklarını hatırlatan Öztürk, “Bir tane bile kiraz yemek nasip olmamıştı. Ama bu sene Rabbim geçen sene vermediğinin iki katını verdi. Bol kirazımız var. Her yere yetecek inşallah” şeklinde konuştu. Yarışmaya Çiğdemlik köyünde katılan Ertan Uzun ise, genç bir çiftçi olarak üretim yapmayı sürdüreceğini vurguladı.


