Boş vakitlerini kursta geçiren üniversite öğrencileri yaptıkları ürünlerle mest etti - Karabük Haber Postası
bos vakitlerini kursta geciren universite ogrencileri yaptiklari urunlerle mest etti uyY93uzc jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
05 Haziran, 2024 00:00 tarihinde yayınlandı
0
0

Boş vakitlerini kursta geçiren üniversite öğrencileri yaptıkları ürünlerle mest etti

Kastamonu’da eğitim gören üniversite öğrencilerinin kaldıkları yurtlarda aldıkları eğitimler neticesinde yaptıkları el emeği göz nuru ürünler açılan sergilerde beğeniye sunuldu. Öğrencilerin yaptığı ürünler ve sanat eserleri vatandaşlardan yoğun ilgi gördü.

Kastamonu Üniversitesinde eğitim gören Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne bağlı Kredi Yurtlar Kurumuna bağlı yurtlarda kalan üniversite öğrencileri, halk eğitim merkezlerinin destekleriyle açılan kurslarda el sanatları, yağlı boya, taş baskı, tel kırma, iğne oyası, dantel eğitimi aldı. Yıl boyunca kentteki yurtlarda açılan 350 kursa 13 bin kursiyer katıldı. Öğrencilerin kurslarda aldığı eğitim neticesinde yaptıkları el emeği göz nuru eserler, vatandaşların beğenisine sunuldu. Kastamonu Saray Hamamı Sergi Salonunda açılan “Öğrencinin El Emeği” sergisinin açılış kurdelesini Vali Yardımcısı Çetin Kılınç, Gençlik ve Spor İl Müdürü Reşat Asrak, Kastamonu Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Harun Köksalan, Kastamonu İl Kültür ve Turizm Müdür Yardımcısı Fahrettin Şenoğlu ile kurs öğretmenleri ve kursiyerler kesti.

Açılışın ardından Vali Yardımcısı Kılınç, beraberindeki heyet ile birlikte öğrencilerin yaptığı ürünlerinin yer aldığı stantları gezdi. Stantlarda bulunan ürünler ve eserler vatandaşlardan yoğun ilgi gördü.

“Gençlerimizin kendilerini geliştirmeleri açısından yaptıkları bu çalışmaları bizlerde çok önemsiyoruz”

Emeği geçen kursiyer ve öğrencilere teşekkür eden Vali Yardımcısı Çetin Kılınç, “Hakikaten hepsi çok güzel çalışma, başarılı olmuş. Gençlerimizin hem kendilerini geliştirmeleri açısından hem boş vakitlerini bu şekilde verimli değerlendirmeleri anlamında hem de üretebilme adına ortaya konulmuş olan bu çalışmaları doğrusu bizlerde çok önemsiyoruz. Bundan sonra da bu ve buna benzer çalışmaların her zaman destekçisi olacağız. Bu çalışmaların devam etmesini dilerim” dedi.

“350 faaliyette 13 bin öğrencimiz kurslara katıldı”

Gençlik ve Spor İl Müdürü Reşat Asrak ise kurslara öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiğini kaydederek, “Kastamonu Üniversitesi’nde okuyan, Gençlik Spor Bakanlığı yurtlarımızda kalan öğrencilerimizin boş zamanlarını değerlendirmek amacıyla açtığımız kurslarımıza resim, ebru, yağlı boya, filografi, geri dönüşüm gibi birçok alanda açılan kurslarımıza, kursiyerlerimizin öncülüğünde birçok öğrencimiz katıldı. Kastamonu genelindeki yurtlarda kalan öğrencilerimize toplam 350 faaliyette 13 bin öğrencimiz bu faaliyetlere katıldı. El sanatları alanında yaptığımız sergimizin bugün burada açılışını yaptık ve geniş bir katılımla öğrencilerimizin eserlerini bugün burada sergiledik. Öğrencilerimiz üniversitede okumak için geldiklerinde kredi yurtları onların bir evi konumunda oluyor. Gerek oradaki idarecilerimiz, yurt yönetim memurlarımız, eğitimcilerimiz ve EYS kapsamında açtığımız kurslarla öğrencilerimizi kötü alışkanlıklardan korumak, vakitlerini değerlendirebilmek, el sanatları alanında onları geliştirebilmek amacıyla açtığımız bu kurslara geniş bir katılım oluyor.” diye konuştu.

“Öğrencilerimizin yapmış oldukları 80 civarında eserimizi sergiliyoruz”

Resim öğretmeni Gizem Yılmaz da, “Aktif olarak 60 civarında öğrencim bulunuyor. Ekstra çıkan tablolarımızda var ama şu anda 80 civarında eserimizi sergiliyoruz. Hepsi yağlı boya üzerine, soyutlama, sanat gibi çalışmalarımız oldu. Yağlı boyayı resimler üzerinden yaptık. Gerçekçi tablolar yaptık. Amacımız öğrencilerimizin boş zamanlarında kendilerini rahatlatmaları, hobi amaçlı el becerisi edinmelerini sağlamak” şeklinde konuştu.

“Öğrencilerimiz, el sanatını bir sonraki nesle aktarmak için bilgi ve beceri sahibi oluyorlar”

El sanatları usta öğreticisi Emine Bekiroğlu da, “Unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarımız olan taş baskıyı gelecek nesillere en güzel şekilde aktarmak için kurslar veriyoruz. Hem kursların öğrencilerimize motivasyonları noktasında çok faydası oluyor hem kötü alışkanlıklardan uzak kalmaları için faydası oluyor ayrıca ileriye yönelik el sanatını kendileri de bir sonraki nesle aktarmak için bu konuda bilgi ve beceri sahibi oluyorlar. Bu konuda Gençlik ve Spor İl Müdürlüğümüze bu fırsatı öğrencilerimize tanıdıkları için teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“Kurs, hem geri dönüşüme kazandırılması gereken ürünleri değerlendirmek hem de okulun stresini atmama yardımcı oluyor”

Açılan kurslarda eğitim alan Kastamonu Üniversitesi Biyoloji Bölümü son sınıf öğrencisi Eda Nur Algan, “Arta kalan zamanlarımda kursa gelerek el işi yaptım. Görmüş olduğunuz ürünü de kravatlardan birleştirdim ve dikiş makinesi ile diktim. Kravatlardan renkli bir çanta yapmış oldum” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
swwsws
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
23 Nisan, 2026 10:40 tarihinde yayınlandı
0
0

RTÜK GÖREVİNİN GEREĞİNİ YAPIYOR MU ?

Televizyon kanallarında yayınlanan bazı diziler ve gündüz kuşağı programları; çarpık ilişkiler, şiddet ve ahlaki erozyona yol açan sahnelerle toplumsal yapıyı tehdit ediyor.
Bu içeriklerin meşrulaştırılması, özellikle çocukların ve gençlerin değerlerinden kopmasına sebep oluyor.
Sanırım toplum olarak bu konuda hemfikiriz.

Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak işe buradan başlayabiliriz. Zira TV ler ve telefonlar yoluyla ulaştığımız kontrolsüz ve denetimsiz yayınlar, toplum sağlığını ve ahlaki yapıyı ciddi şekilde tehdit ediyor.

Tehlikenin farkında olan sağduyulu vatandaşlardan RTÜK’e yoğun şikâyetler gittiğini biliyoruz. Buna rağmen bu tür yayınlar devam ediyor.

Ahlaksızlığı özendirdiği için şikayet konusu olan yayınları,
* Toplumsal değerlerin yozlaşması, iffetsizliği sıradanlaştıran ve meşrulaştıran, aile yapısını zayıflatan diziler.
* Toplumun manevi yapısını bozan, şiddet ve suç temalarını işleyen programlar.
* İnanç ve ahlak değerleri hedef alarak, İslam’ı sembolize eden kişileri “kötü karakter” olarak gösteren programlar olarak sıralayabiliriz.

Toplumda, bu tür içeriklere karşı RTÜK’ün yetersiz kaldığı, nadiren ceza uyguladığı görüşü hakim.
Şiddet sahneleri içeren dizilerin genç izleyiciler üzerindeki olumsuz etkileri tartışılmaz bir gerçek.
Bu yapımlara dair eleştiriler, öz değerlerden kopuşu ve aile yapısının dinamitlenmesini gerekçe göstermektedir. En tehlikelisi de, genç kuşakların dizi karakterlerini rol model alarak şiddete özenmesidir.

RTÜK NE İÇİN VAR?
RTÜK ÜYELERİ TV İZLEMİYOR MU?

RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen 9 üyeden oluşuyor. RTÜK Türkiye’deki radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini (internet platformları dahil) düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip tarafsız(!) bir kamu kurumudur.

Kurumun temel varlık nedenleri ve görevleri şunlardır:
Yayın Denetimi: Yayınların kanunlara ve toplumsal değerlere uygunluğunu kontrol eder.
Medya kuruluşlarının yayın yapabilmesi için gerekli olan yayın izin ve lisanslarını tahsis eder.
BURAYA DİKKAT !
Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı koruyucu tedbirler (akıllı işaretler gibi) alır.
Yayın ilkelerine aykırı hareket eden kuruluşlara uyarı, para cezası veya program durdurma gibi cezalar verir.
Toplumu ve kamu düzenini koruma gerekçesiyle kritik durumlarda yayın yasağı kararları alabilir veya duyurabilir.

RTÜK’ü tek sorumlu olarak göremeyiz. Toplumda şiddetin artması, insanların birbirine olan saygısının azalması, tabiiki tek bir nedene bağlı değil. Bu, toplumsal, teknolojik ve psikolojik birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir durumdur.
* Teknoloji, insanları ekranlara bağlarken gerçek dünyadaki etkileşimlerini kısıtlıyor. Sosyal medyada anonim kimliklerin arkasına sığınan bireyler, daha sabırsız ve saygısız davranışlar sergileyebiliyor.
* Temel nezaket kurallarının ve görgü kurallarının zamanla unutulması, saygısız davranışların artmasına neden olabiliyor.
* Ekonomik zorluklar, bireylerin stres seviyesini artırarak birbirlerine karşı tahammülsüz ve saygısız davranmalarına yol açabiliyor.
* İnsanların birbirine güvenmemesi, iyi niyetin azalması ve empati kurma yeteneğinin zayıflaması saygıyı azaltan önemli faktörlerdendir.
* Kendine saygısı olmayan bireyler, iç dünyalarındaki huzursuzluğu ve öfkeyi çevrelerine yansıtarak başkalarına saygı duymakta zorlanabiliyor.
* Bireysel farklılıkları (inanç, düşünce, yaşam tarzı) kabul etme konusundaki eksiklikler, toplumsal huzuru bozuyor ve çatışmayı artırıyor.

Saygının yok olması, toplumda birlik ve beraberliği sağlayan manevi değerlerin kaybolmasına, nesiller arası çatışmalara ve insanların birbirini ezdikleri, huzursuz bir ortama yol açıyor.

Toplum ahlakını yeniden tesis etmek, bireysel bilinçlenmeden kurumsal yapıların iyileştirilmesine kadar uzanan çok boyutlu bir süreçtir.

Ahlakın temeli ailede atılır. Çocuklara küçük yaşta sorumluluk bilinci, haya ve adalet duygusu aşılanmalıdır.
Kitle iletişim araçlarının yozlaştırıcı etkilerine karşı farkındalık oluşturulmalı ve kamu yayıncılığında ahlaki değerler ön plana çıkarılmalıdır.

Zordur yitirileni yerine koymak.
İşimiz hiç kolay değil.

İlyas Erbay