Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
03 Eylül, 2023 12:12 tarihinde yayınlandı
0

Bolu’ya farklı vilayetlerden köpek bırakanlara milyonluk cezalar uygulanacak

Bolu Belediye Meclisi’nde farklı vilayetlerden gelip kente köpek bırakanlara 1 ile 5 milyon TL ortasında ceza uygulanması kararı oy birliği ile kabul edildi.

Bolu Belediye Meclisi’nin Eylül ayı 1.oturumunda CHP’li üyeler Saadet Dişli, Mehmet Korkmaz ile ÂLÂ Partili Ahmet Yılmaz tarafından, kente farklı vilayetlerden başıboş köpeklerin araçlarla getirilerek bırakılmasıyla ilgili önerge verildi. Köpek bırakanların tespit edilmesi halinde 1 milyon ile 5 milyon TL ortasında değişen oranda idari para cezası verilmesini içeren önerge belediye meclisinde oy birliği ile kabul edildi. Ceza verilmesi konusunda belediye encümenine yetki veren önerge, oy birliği ile kabul edildi.

“Yakalarsak bu cezayı uygulamaktan çekinmeyiz”

Bu uygulamanın Türkiye’de bir birinci olacağını belirten Lider Özcan, “Bolu’ya belediyelerin araçlarıyla çok sayıda hayvan getiriyorlar. Ve bu sokak hayvanlarını köpekleri bırakıyorlar. Bizim mücavir alanımıza bırakıp kaçıyorlar. Kanunu inceledik kanunda bununla ilgili hiç bir karar yok. Hayvana makûs muameleye ait karar var, cezalar var lakin bir yere toplu hayvan bırakmanın bir cezası yok. Bizim hoş bir barınağımız var fakat Zonguldak’ın da tutun Gerede’ye, Düzce’ye kadar her yerden getirip hayvan bırakıyorlar. Ondan sonra vatandaşımız bu durumdan muzdarip. Bizde caydırıcı olsun diye tespit edilmesi halinde bunu yapanlara 1 milyon TL’den 5 milyon TL’ye kadar ceza verilebilmesi için bu yetkiyi istiyoruz. Türkiye’de birinci yapılacak. Kim mahkemeye verecek onu da merak ediyorum. Kim mahkemeye verirse tüm hayvanseverleri onun üzerine salarım. Bolu sokak köpekleri konusunda en problemsiz vilayetlerden biri. Bunu fırsat bilip getirip sabaha karşı bırakıp kaçıyorlar. Geçmişte Hendek Belediyesini tespit ettik. Fakat maddede bir yaptırım yok. Bizde maddede bir boşluk olunca idari ceza koyalım dedik. Yakalarsak bu cezayı uygulamaktan çekinmeyiz” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin