Reklam
Reklam

Boluspor – Ümraniyespor maçının ardından

Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Nisan, 2024 12:12 tarihinde yayınlandı
0

Trendyol 1. Lig’in 30. haftasında Boluspor sahasında Ümraniyespor’u 1-0 mağlup etti. Maçın ardından iki takımın teknik direktörleri açıklamalarda bulundu.

Karşılaşma sonrası düzenlenen basın toplantısında konuşan Boluspor Teknik Direktörü Yalçın Koşukavak, play-off potasının içine girdikleri için mutlu olduklarını ifade ederek, “Maç öncesi kazanamadığımız için biraz baskı vardı üzerimizde. Böyle bir maç oynadık. Ümraniye de düşme potasına yakın olduğu için zorluk derecesi yüksek bir maçtı. Daha önce de çok defa söylediğim gibi ligin boyu kısaldıkça hedefler çok belirgin hale geldikçe saha içi oyunları zorlaşıyor. Konsantrasyon anlamında gol yememe adına oyunlar oynanıyor. İlk yarı rakip, haftalardır dörtlü savunma oynarken bugün 5’li savunmayla oynadı. Biz de formasyon anlamında bir cevap vermemiz gerekiyordu. Oyun başladıktan sonra formasyonu değiştirdik. İlk yarı 3-4 tane net pozisyonumuz vardı, rakip kaleci iyi oynadı. Onlar da bir iki tane pozisyon yakaladı. Geriye de düşebilirdik. Çok derin savunmalara bu sefer biz de beşli karşılamaya başladık. Oyun çok böyle gidip gelmeye başladı. Bir ara kontrolden çıktı, oyunu kontrol edemedik. Çok geçiş gücümü yemeye başladık son bölümde tabii ofansif oyuncu anlamında bütün ofansif oyuncular sahanın içindeydi. Orta saha var ama üçüncü bölgede ufak oyuncu ve eksiğimiz var. Sadece Tunahan vardı. Onu kaleye yakın kullanabiliyorduk. O da sağ olsun oyuna girdi, skoru değiştirdi. Kazandık. Ligin bitmesine dört hafta kaldı. Bugün Gençlerbirliği’ni kaybetmesiyle bugün itibarıyla play-off potasının içindeyiz. Tabii buraya çok biz zor şartlarda geldik. Burada kalmak daha az zor. Kazandığımız için mutluyum” diye konuştu.

Hüsamettin Balcı: “Mağlubiyeti hak etmediğimizi çok rahatlıkla söyleyebilirim”

Hakemin kararlarını eleştiren Ümraniyespor Teknik Direktörü Hüsamettin Balcı ise, “Çok önem verdiğimiz bir müsabakaydı. Hak etmediğimizi çok rahatlıkla söyleyebilirim. Oyunun başından sonuna kadar ne yaptığını bilen, çok iyi mücadele eden ve maçı puanı ve puanları kopartmak için tüm mücadeleyi gösteren bir takım vardı. Soyunma odasında da oyuncularıma çok teşekkür ettim. Maçın sonucunda hakemin etkisi var mıdır, çok önemli değil bizim için. Hakemle ilgili çok fazla konuşma yapmıyorum ancak bir şeyin de altını çizmek gerekiyor. Bir oyuncunun illa yere düşmesi mi gerekiyor penaltı verilmesi için? Veya sakatlanması mı gerekiyor? Penaltıyı vermediği pozisyonun aynısını bir dakika sonra rakibe faul olarak verebiliyorsun. Bu da çifte standardı gösteriyor. Bizim hiç öyle bir beklentimiz de yok. Sadece ortada bir maç yönetilmesi bizim için yeterli. Kararın hakkını vermek önemli. Maça gelirsek, birinci yarı o yüzden yine gitti ama yine diyeceğim; matematik olarak işte fizik olarak bütün parametrelerde bizim üstünlüğümüz var” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
fevzi aydin 2
Fevzi Aydın Avatarı
Fevzi Aydın
16 Haziran, 2026 14:30 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

SİYASETE DİZAYN…

DÜŞÜNCE VE GÖRÜŞ

Fevzi Aydın

Yirminci yüzyılın sonlarında, Türk siyasetinin getirdiği ekonomik ve siyasi yıkımla birlikte, ortak akıl mı, dış güçler mi dersiniz, siyaset yeniden dizayn edilmeye başlandı…

Ekonomi, siyaset ve hukuk üçgeniyle halkın sosyo-ekonomik alanlarını kapatan iktidar, milli iradenin, halkın ve toplumun yanında duracağına bugün karşısına geçmiş durumda…

Ulusal ve uluslararası ekonomik sistemle uyuşmayan Cumhur İttifakı ekonomik sistemiyle bozulan sosyo-ekonomi, IMF-Dünya Bankası finansal sistemine bağlanarak, ABD tabanlı ekonomi, acı reçetelerle halkı vurmaya devam ediyor…

İktidar büyük kuruluşlara çeşitli finansal destekler sağlarken, gelir dağılımında halk yararına çözümler yerine, gelir azaltıcı önlemler, kararlar alındı…

Faiz, enflasyon ve fiyat artışlarıyla, büyük erozyona uğrayan çalışma hayatı ve emekli gelirleri, bırakın yerinde saymayı, hızla geri gitmeye devam ediyor…

İktidar, sosyo-ekonomideki kırılganlığı tedavi etmek yerine, piyasanın kendi fiyatlamasıyla gelir dengesini bozmasına, sessiz kalmaya devam ediyor…

Halkın taleplerini görmek yerine, ana muhalefet partisi CHP depremine benzin döken iktidar, CHP’de iki başlı yönetimin ortaya çıkmasında pay sahibi…

2028 yılı seçimlerine doğru siyasi yolda yaşanan siyasal gelişmeler, Türkiye’de siyasetin yeniden dizayn edilmeye başlandığını gösteriyor…

Türk siyasetine çeyrek asır milli irade sloganıyla damga vuran AKP, 2019 yılında Millet İttifakının ortak adayı, CHP İstanbul Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu aday gösterince, adeta Türk siyasetinde deprem oldu…

Ekrem İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını, aynı dönemde iki seçimle kazanarak siyasi gücünü ortaya koydu…

AKP ve MHP’nin seçimlere itirazıyla, sahada kazanılan seçim masada kaybedilmiş oldu…

Yenileme seçimlerine, bu sefer CHP adayı olarak İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığına adaylığını koyan Ekrem İmamoğlu, 13,700 farkla kazandığı ilk seçimi, ikinci defada 806 bin oy farkıyla yeniden kazanarak, Milli İradenin daha fazla gücünü arkasına almış oldu…

Siyaset Hukuk ve Ekonomi üçgeniyle kurulan baskı sistemi, milli iradede tahribat yaparken, iktidar gücü adına ana muhalefet partisinin parçalanışını izlemekte…

Ticari alanda sıklıkla kullanılan kayyım atamaları, iktidar gücü adına, siyasi alanı da kapsama alanına dahil etti…

Cumhur İttifakı, iktidara yakın gördüğü ana muhalefet belediyelerinin kirli çamaşırlarını, kayyım atamalarıyla, ortaya saçtı…

Siyasetin yeni kavramları Kayyım ve Mutlak Butlan gibi hukuki terimlerle, Kayyım atamalarıyla görevden alınan ana muhalefet belediye başkanlıkları, siyasi baskılarla birlikte, Cumhur İttifakına geçmiş oldu…

İktidarın desteğiyle, siyasi arınma adına, Ana Muhalefet Partisi CHP, iki başlı yönetim haline gelirken, bugün parçalanma yolunda…

Milli iradenin seçimini, iktidar gücüyle değiştiren siyasi irade, siyaseti, demokrasi ve siyasetle dizayn etmesi gerektiğini unutarak, siyaseti iktidar gücüyle dizayn etmeyi seçti…

Milli İrade, çizgisinden ayrılan siyaseti, ilk seçimlerde dizayn ederek, demokrasi çizgisine çekebilecek mi?

Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…