Boluspor 3 puan peşinde - Karabük Haber Postası
boluspor 3 puan pesinde 4hBydYfK jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
25 Eylül, 2024 16:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Boluspor 3 puan peşinde

Boluspor Teknik Direktörü Ufuk Kahraman, Trendyol 1. Lig’in 7. haftasında sahalarında oynayacakları Manisa FK maçını kazanmak istediklerini ve bu açıdan takıma da güvendiğini söyledi.

Boluspor, Trendyol 1. Lig’in 7. haftasında sahasında oynayacağı Manisa FK maçının hazırlıklarına başladı. Teknik Direktör Ufuk Kahraman yönetiminde hazırlıklarını sürdüren Bolu ekibi, karşılaşmadan 3 puan almak istiyor.

“Alınan bir puan bizim için bir umut vericiydi”

Geçtiğimiz hafta son dakika golüyle 1 puan elde ettikleri Amedspor mücadelesini değerlendiren Boluspor Teknik Direktörü Ufuk Kahraman, “Şansımıza Bolu’muzda hava çok güzel. Takımın havası da gayet iyi. Tabii bizim için ilk çıkılan maçta istemediğimiz mağlubiyet aldık. Özellikle bireysel birkaç hatadan dolayı ama ondan sonraki takımın reaksiyonu toparlanması, Amedspor maçına hazırlık, alınan 1 puan ki o kadar kötü bir zemine karşı.. Neredeyse rakibe hiç pozisyon vermeden gol yedik. Bir duran toptan gol yedik. Ama son dakikaya kadarki futbolcularımın performansı, özverisinden çok memnunum. Alınan 1 puan bizim için umut vericiydi. Hem de moral ve motivasyon anlamında önemliydi” ifadelerini kullandı.

“Takımıma güveniyorum”

Manisa FK maçı öncesinde takıma güvendiğini ve 3 puan almak istediklerini belirten Teknik Direktör Kahraman, “59 yıllık bir geçmişe sahip bir Bolu şehrinin takımına geldiğimin farkındayım. Bu takım Süper Lig ve 1. Lig’de neredeyse o 59 yılın 3’te 2’sini Süper Lig’de geçirmiş bir takım. Futbol şehri Bolu, taraftarıyla yerel basınıyla çok büyük bir camia. Bunun da farkındayım. Bu konuda biz de taşın altına elimizi sokarak ekibimle beraber Bolu şehrini, Bolu takımını bu armayı en üst seviyeye çıkarmak için çalışacağız. Hedef de sayabilirsiniz bunu. Tabii geçen sene play-off oynamış bir takım ve bunun üstüne nasıl çıkabileceği çalışıyoruz oyuncu grubumla. Oyuncu grubu çok aç, verilmeye aç, ne istersen almaya çalışan bir grup. Bu da bizim için bir artı. Her antrenman, her başka bir gün oyuncularımızı farklı konularla yükleyerek Manisa maçına hazırlanıyoruz. Buradan taraftarımızın desteğiyle alacağımız bir 3 puan ve arkasından milli takım öncesi Erzurum deplasmanı bizi çok farklı yerlere getirecektir. Bunun için de takımıma güveniyorum” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
8fa904a0 0c3b 4268 af5e a3a5ea46ac51
İsmail AKCA Avatarı
İsmail AKCA
10 Nisan, 2026 09:53 tarihinde yayınlandı
0
0

Zemin mi çöküyor, yoksa akıl mı..?

Karabük’te yaşananlar artık bir “zemin sorunu” değil.

Bu, açık ve net bir yönetim zaafıdır.

Yeşil Mahalle Taşkent Caddesi’nde başlayan süreç aslında hepimizin bildiği o klasik hikâyenin yeni bir versiyonu: Önce bir inşaat başlar, sonra çatlaklar oluşur, ardından “inceleme başlatıldı” açıklamaları gelir…

Ve en sonunda iş ciddiye bindiğinde tahliyeler başlar.

Nitekim öyle de oldu.

Karabük Valisi Oktay Çağatay’ın ikamet ettiği Valilik Konutu boşaltılıyor. Bu, sıradan bir gelişme değildir.

Bu, “tehlike artık görmezden gelinemiyor” demektir.

Şimdi soralım:
Devletin en üst yerel yöneticisinin kaldığı bina bile risk altındaysa, bu şehirde kim güvende?

Asıl mesele şu: Bu noktaya nasıl gelindi?
Heyelan riski taşıdığı bilinen bir bölgede nasıl olur da yeni bir konut projesine onay verilir?
Zemin etütleri gerçekten yapıldı mı, yoksa prosedür tamamlamak için mi hazırlandı?
Ve en kritik soru: Bu izinleri verenler bugün neredeler?

Üstelik tehlike tek bir binayla sınırlı değil.

Aynı bölgede Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bulunuyor.

Hemen üst kesimlerde KYK Yurtları var.

Yani risk, sadece bir yapıyı değil; birden fazla kamu kurumunu ve koskoca bir mahalleyi ilgilendiriyor.

Ama biz ne yapıyoruz?
Önce izin veriyoruz.
Sonra çatlakları izliyoruz.
Ardından “önlem alıyoruz.”

Bu bir yönetim refleksi değil, bu gecikmiş paniktir.

Her şey olup bittikten sonra devreye giren denetim mekanizmasının kimseye faydası yok.

Denetim, felaket kapıya dayandığında değil; ilk kazma vurulmadan önce yapılır.

Bugün Valilik Konutu boşaltılıyor. Yarın ne olacak?
Bir okul mu? Bir yurt mu? Bir apartman mı?

Bu soruların cevabını kimse bilmek istemez.

Ama bu soruların sorulması bile aslında gerçeği ortaya koyuyor:
Ortada ciddi bir ihmal ihtimali var.

Bu şehir kaderine terk edilemez.
Bu sorular cevapsız bırakılamaz.
Ve en önemlisi, bu iş “oldu bitti”ye getirilemez.

Çünkü mesele sadece çatlayan toprak ya da asfalt değil…