blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
08 Temmuz, 2025 00:00 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Bolu’daki otel yangını davası 11. saatinde

Bolu’daki Grand Kartal Otel’deki yangının tutuklu sanıklarından Vilayet Özel Yönetimi Genel Sekreter Yardımcısı Bünyamin Bal savunmasında, "Öncelikle belirtmek isterim ki, hakkımdaki suçlamanın ne olduğunu hala bilmiyorum. Vallahi 5 aydır düşünüyorum lakin neyi eksik yaptım, neyi ihmal ettim, hangi misyonumu yerine getirmedim bir türlü çözemedim. Bana bağlı 8 müdürlük bulunmaktadır. Bu müdürlüklerin tamamının iş ve süreçlerini birebir bilmem mümkün değildir" dedi.
Bolu’da 78 kişinin hayatını kaybettiği Grand Kartal Otel yangınına ait ortalarında otelin sahibi ve belediye yetkililerinin de bulunduğu 19’u tutuklu 32 sanığın yargılandığı davanın duruşması yaklaşık 11 saattir devam ediyor. Dördüncü ortanın akabinde saat 21.00 sıralarında yine başlayan duruşmada savunması alınan yedinci sanık Vilayet Özel Yönetimi Genel Sekreter Yardımcısı Bünyamin Bal oldu.

"Hakkımdaki suçlamanın ne olduğunu hala bilmiyorum"
Sanık Bünyamin Bal, "Öncelikle belirtmek isterim ki, hakkımdaki suçlamanın ne olduğunu hala bilmiyorum. Vallahi 5 aydır düşünüyorum lakin neyi eksik yaptım, neyi ihmal ettim, hangi vazifemi yerine getirmedim bir türlü çözemedim. Bana bağlı 8 müdürlük bulunmaktadır. Bu müdürlüklerin tamamının iş ve süreçlerini birebir bilmem mümkün değildir. Her şube, kendi vazife tarifi ve mevzuatı çerçevesinde süreç yapar ve sorumlulukları da kendilerine aittir" dedi.

"Ben sadece asli vazife tarifim çerçevesinde bana verilen işleri yerine getirdim"
Otelin Turizm İşletme Belgesi’ne tabi olup olmadığına sırf Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın karar verebileceğini söyleyen Bal, savunmasını şöyle sürdürdü:
"Yönetmeliğin ilgili unsuru açık ve mutlaktır, bu mevzuda rastgele bir yorum ya da tereddüte yer yoktur. Yetki büsbütün Bakanlıktadır. Kelam konusu işletme, 2025 yılına kadar toplam 18 yıl faaliyet göstermiştir. Lakin sırf 2021 ve 2024 yıllarında iki defa ’olur’ evrakı alınmıştır. Bu da 16 yıl boyunca rastgele bir resmi süreç yapılmaksızın faaliyetin sürdüğünü açıkça göstermektedir. Bu kadar açık bir tablo karşısında, şahsımın sorumluluğunun bulunmadığı ortadadır. Yangının yaşandığı otelle ilgili hiçbir imzam yoktur. Ruhsat ya da kontrolle ilgili olarak şahsıma yöneltilmiş bir yazı, talep yahut evrak sunulmamıştır. Amirlerimden ya da üst makamlar tarafından tarafıma iletilmiş rastgele bir resmi evrak yahut bildirim de kelam konusu değildir. Ben sırf asli misyon tarifim çerçevesinde, bana verilen işleri yerine getirdim. Bunun dışında, bu olayla ilgili ne idari ne de hukuksal sorumluluğum mevcuttur. Sonuç olarak, evrakta hakkımda bir kanıt, yazılı evrak ya da somut bir tespit bulunmamaktadır. Tüm bu nedenlerle, tahliyemi talep ediyorum."

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
İlyas Erbay tarafından
29 Ocak, 2026 14:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

TÜRKİYE’NİN AFRİKA AÇILIMINDA KARABÜK ÜNİVERSİTESİNİN ÖZEL MİSYONU

Afrikanın uranyum, altın, elmas, petrol, demir, kömür, doğalgaz, fosfat gibi değerli madenleri tüm emperyal güçlerin ilgisini çekiyor. Sahadaki aktörler; ABD, Çin, Rusya, İngiltere, Fransa gibi ülkeler.

Türkiye'nin Afrikadaki konumu ise çok daha farklı!
Türkiye kendi tarihi tecrübesini, siyasal ve kültürel birikimini, sahip olduğu olanak ve kaynakları karşılıklı güven ve yarar temelinde bu ülkelerle paylaşıyor.
Ülkemize olan güven bu nedenle hergeçen gün daha da artıyor. Afrikalı liderlerin sık sık ülkemizi ziyaret ettiklerine tanık oluyoruz.

Geçtiğimiz Salı günü Nijerya Cumhurbaşkanı Bola Ahmed Tinubu ülkemize resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. İki ülke arasında tam 9 anlaşma imzalandı. Tinubu ülkemize duyduğu güveni ve minnet duygularını sık sık samimiyetle ifade etti. Batının sömürüsü ve zulmü altında ezilen bu mazlum devletler için en güvendikleri ülke Türkiye

Dünyanın en zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika ülkeleri bu madenleri kendileri işleyemiyor. Zaten sömürü de burada başlıyor.
Zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika 19. yüzyılın sonlarında, Fransa, İngiltere, Hollanda gibi Avrupa. ülkeleri tarafından sömürülmeye başladı.

Fransa, her yıl Afrika’dan yaklaşık 500 milyar dolar temin ettiği bu sömürge sistemi olmadan ayakta durmaya henüz hazır değil. Afrika'daki bu değişim en çok Fransayı rahatsız ediyor.
Nihayet, Afrikalı liderler, sömürgeci ülkelere isyan bayrağını açtı.
"Elinizi gırtlağımızdan çekin! Yeter artık" demeye başladılar.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Kongo ziyaretinde, Devlet Başkanı Felix Tshisekedi tarafından azarlanmıştı.

Afrikanın yetişmiş, eğitimli insan gücü yok. Bunu gören ve iyi değerlendiren Türkiye işte bu yüzden üniversitelerinin kapılarını Afrikalı öğrencilere sonuna kadar açtı.
Sanayi şehri Karabük'te 2007 yılında kurulan Karabük Üniversitesinde (KBÜ) bugün 52 bin öğrenci eğitim görüyor. Üniversitedeki 12 bin yabancı öğrencinin yarısı Afrikadan. 19 yılda onbinlerce Afrikalı öğrenci mezun olup ülkelerine döndü. Sayı her geçen yıl artıyor. Bu öğrencilerin en çok ilgi duydukları alan mühendislik.
Yeri gelmişken KBÜ Kurucu Rektörü Prof.Dr. Burhanettin Uysal'ı rahmetle anıyorum. Ruhu şâd olsun. Emekleri unutulmaz. Burhanettin hocayı bugünlerde çok arıyoruz! Tüm Karabüklülerin ve bölge halkının sevgisini kazanmış, gönüllerde taht kurmuş değerli bir bilim insanı idi. Önemli ve kıymetli olan da budur. Zordur bazı makamların hakkını vermek!

Karabük Üniversitesi başta olmak üzere, ülkemizdeki tüm üniversitelerden mezun olan Afrikalı genç mühendislere ülkelerine döndüklerinde çok iş düşecek.
Afrika Açılımı politikamızda Karabük Üniversitesinin rolü çok büyük. 2023 yılında bu konuya dikkat çeken bir makale yazmıştım. Bugün geldiğimiz noktada bu politikamızın ne kadar isabetli ve başarılı olduğunu görmek beni mutlu ediyor.
Anadili gibi, mükemmel derecede Türkçe konuşan bu gençler ülkelerine döndüklerinde devlette çok önemli görevlere geliyorlar. Bakan olanlar bile var. Üniversiteyi Türkiye’de okuyan Somali Adalet Bakanı son kabine değişikliği ile Savunma Bakanı olmuştu.

Kıta ülkeleriyle ilişkilerimiz son yıllarda büyük ivme kazandı. Afrika açılımı ile Türkiye'nin kıtayla ticaret hacmini 50 milyar doların üzerine çıktı. Türk Hava Yolları, Afrikada 40 in üzerinde ülkeye uçuyor. Kara kıtanın bu mazlum insanlarını dünya ile buluşturuyoruz. Her geçen, gün kültür ve dostluk bağlarımız daha da kuvvetleniyor.

Ülkemizde eğitim gören Afrikalı öğrenci sayısı hızla artıyor. Afrika açılımının bana göre en önemli ayağı budur. En genç üniversitelerimizden olan Karabük Üniversitesi bu konuda başı çekiyor. Zaman zaman karşılaştığım bu sıcak kanlı gençlerle sohbet ediyorum. Ülkemize duydukları güven ve minnet gözlerinden okunuyor. Ülkemizde eğitim gören her Afrikalı ögrenci bizim kıtadaki gönüllü kültür elçilerimiz.

Türkiye Afrika'daki sömürü düzenine çomak sokmuştur. Ülkemizin Afrika açılımı politikası meyvelerini vermeye başladı diyebiliriz. Bu derin politika, kesinlikle stratejik bir başarıdır, kararlılıkla sürdürülmelidir.

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.