Reklam
Reklam
boluda mayis ortasinda yagan kar hayrete dusurdu normal degil rEzCEiTU jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2024 00:12 tarihinde yayınlandı
0

Bolu’da mayıs ortasında yağan kar hayrete düşürdü: “Normal değil”

Bolu’da mayıs ayının ortasında yağan karla Köroğlu Dağları beyaza büründü. Mayıs ayında çok nadir kar yağdığını hatırladığını ifade eden 85 yaşındaki Mehmet Dönmez, “Nisan ve mayıs aylarında kar yağdığını hatırlarım. Çok nadir, yağar bu aylarda” dedi.

Bolu’da dün yüksek kesimlerde kar yağışı etkili oldu. Yaklaşık 10 köyün yaylası olan Sarıalan Yaylası ve Köroğlu Dağları’nda etkili olan kısa süreli kar yağışı nedeniyle yeşil alanlar beyaz örtüyle kaplandı. Bölgede 5 santimetrelik bir kar kalınlığı oluştu. Türkiye’nin önemli kayak turizmi merkezlerinden biri olan Kartalkaya Kayak Merkezi’nde de kar yağışı nedeniyle yeşil alanlar beyaz örtüyle kaplandı. Çam ağaçlarının tepesinde oluşan beyaz örtü, muhteşem görüntülere sahne oldu. Yağan kar nedeniyle yüksek kesimlerde de zirai don etkili oldu. Mayıs ayının ortasında yağan kar nedeniyle Bolulu vatandaşlar, kar yağışının bu ayda nadir olduğunu ifade etti.

85 yıllık yaşamında nadir olarak mayıs ayında kar yağdığını hatırladığını dile getiren Mehmet Dönmez, “85 yaşındayım. Seben ilçesindenim. Kar yağan dağlarda bizim yaylalarımız bulunuyor. Buralarda nisan ve mayıs aylarında kar yağdığını hatırlarım. Çok nadir, yağar bu aylarda. Kar yağmasını ormanlara kötü bir etkisi olmuyor. Kar yağışı sonrası don olmadığı sürece. Don olduğunda çam ağaçlarına bir şey olmaz da meyvelere oluyor. Mesela Seben ilçesinde hiç meyve bırakmadı bu sene olan zirai don. Seben’de meyve diye bir şey kalmadı” dedi.

Mayıs ayında kar yağmasının normal olmadığını söyleyen Hakkı Gökdemir, “Normal değil tabii. İlginç kar yağması” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
2 3
İsmail AKCA Avatarı
İsmail AKCA
15 Mayıs, 2026 10:01 tarihinde yayınlandı
0

Asıl Mesele Hukuk Değil, Gündem Olmak..!

Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya dün iki yıllık görev sürecini değerlendirdiği bir toplantı yaptı.

Yapılan hizmetleri anlattı, devam eden projeleri paylaştı, eksikleri de saklamadan konuştu.

Açıkçası toplantının özünde belediyenin iki yıllık performansı vardı.

Başkan Çetinkaya, göreve geldikleri ilk günden bu güne kadar olan süreçte mesai mefhumu gözetmeden canla başla çalıştıklarını ve iki yıllık süreç zarfında da söz verdikleri projelerin yüzde 80’i aşan bölümünün çoğunun tamamlandığı bir bölümünün de projelerinin hazırlandığını söyledi.

Ama her zamanki gibi bazıları konunun tamamını değil, işine gelen bir cümleyi alıp başka yerlere çekmeyi tercih etti.

Başkan Çetinkaya’nın söylediği şu söz sosyal medyanın da konusu oldu

“Devletin malına zarar veren oğlum da olsa babamın oğlu da olsa yamulturum.”

Şimdi bakıyorsun…
Bir kesim hemen hukuk profesörü kesilmiş.

“Yok efendim, hukuk devletinde kimse kimseyi yamultamazmış…”

İnsan evladını ya da kardeşini yamultur mu; kızgınlığın ve sinirlenmişliğin bir ifadesi olarak kullanılır ve halk dilinde de bu vardır.

Ne güzel bir dünya..!

İki saatlik toplantının ardından o kadar çok konuşulacak konu varken, sen tut tek bir cümleye saplan kal…

Bu memlekette bugüne kadar neler söylendi, neler yapıldı?

O zaman neredeydiniz?

Bu şehir, ağza alınmayacak sözleri de duydu…
Hakaretleri de gördü…
Tehditleri de…

Bu şehir, kendi memleketini geneleve benzetenleri de gördü.
İnsanla hayvanı aynı kareye koyup sözde sanat yapanları da…
Menfaati için herkese saldıranları da…

O günlerde hukuk aklınıza gelmiyor muydu?

O günlerde adalet yok muydu?

Şimdi bir belediye başkanının kullandığı halk dili üzerinden bir anda hukuk nutukları atılmaya başlandı.

Burada mesele hukuk falan değil.

Mesele gündem olmak.

Çünkü artık herkes kolay yoldan tanınmanın derdine düşmüş durumda.

Okumuşu ayrı telden.
Okumamışı ayrı telden konuşur olmuş…

Ama işin özünde aynı hesap var; görünür olmak.

Eksik varsa eleştirilmeli, yanlış yapılan bir şey varsa da söylenmeli…

Ama sürekli kelime avcılığı yapıp, her açıklamadan kriz çıkarmaya çalışmak da başka bir hastalık haline geldi.

Velhasıl…

Bu şehir çok şey gördü.
Samimiyetsiz duruşları da gördü, işine göre taraf değiştirenleri de…

Vesselam…