Reklam
Reklam
boluda calisanin elinden dusen soda sisesi patlayip isletme sahibinin kafasina isabet etti 65rpw1nj jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
23 Eylül, 2024 00:52 tarihinde yayınlandı
0

Bolu’da çalışanın elinden düşen soda şişesi patlayıp işletme sahibinin kafasına isabet etti

Bolu’da bir işletmede çalışan işçinin elinden düşünce patlayarak fırlayan maden suyu şişesi, dükkân sahibi kadının başına isabet etti. Olay anbean güvenlik kamerasına yansıdı.

Olay, Sağlık Mahallesi Belde Sokak üzerinde bulunan bir işletmede meydana geldi. Pelin Fidandalar (28) isimli işletme sahibi, sipariş almaya gittiği esnada dükkânda bulunan bilgisayarı tamir eden işçinin elinin çarpması sonucu soda şişesi yere düştü. Patlayan şişe, fırlayarak işletme sahibi Fidandalar’ın başına isabet etti. Hafif yaralanan Pelin Fidandalar ambulansla hastaneye kaldırılırken, olay yerine gelen sağlık ekipleri bile olaya inanamadı.

“Allah’ın sevdiği kuluymuşum ki ucuz atlattım”

Pelin Fidandalar, panik atak geçirdiğini söyleyerek, “Akşam saat 20.30, 21.00 civarı falandı, bizim bilgisayarda sıkıntı vardı. Bilgisayar hocamız bilgisayarı kurmaya geldiler. Ben de o esnada dışarıda misafirlerim vardı. Mutfakta çay demliyordum. Bir şey içer misiniz diye dışarıya çıkarken soda şişesi düşüyor. Sonra ben de patlama sesine kafamı çevirince kafama denk geldi. O anlık bir panik atak geçirdim. Hani o darbenin etkisiyle. Sonra ambulans falan geldi, inanmadılar başta hemşireler falan, hani başka bir olay olduğuna yönelik. Sonra kamera kayıtlarını gösterince onlar bile şaşırdı. Hastaneye gittim, ağrı kesici falan vurdular. Röntgen temiz çıktı çok şükür. Gözetim altında durdum. İyiyim, kırık, çizik yok. Sağlam kurtuldum. Çok kötü bir olaydı. Sonrasında gülerek izlemeye başladım. Artık trajikomik olmuş gerçekten. Bir yandan da kötü oldu ama çok şükür kazasız belasız atlattım, sıkıntısız atlattım. Çoğu kişi yazıyor işte bedduamı falan aldın. Vallahi bedduadan değil. Zaten beddua olsa daha kötü durumda olurdum. Allah’ın sevdiği kuluymuşum ki ucuz atlattım. Çok iyiyim yani çok şükür. Bayağı tuhaf bir olay oldu bizim için” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin