Reklam
Reklam
boluda 100 sikayet ve istekten 96si cozume kavusuyor 15wkYr1K
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
24 Ekim, 2024 04:15 tarihinde yayınlandı
0

Bolu’da 100 şikayet ve istekten 96’sı çözüme kavuşuyor

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, belediyenin son bir yılda gösterdiği performansla, istek ve şikâyetlerdeki çözüm oranının yüzde 17’den yüzde 96’ya yükseldiğini açıkladı. Özcan, bu yüzde 79’luk artışın arkasındaki emeği vurgulayarak, “Tüm belediye çalışanlarına şükranlarımı sunarım. Ayrıca, bize ‘Sen işine bak’ diyenlere de bu başarımız cevap olsun” dedi.

Bolu Belediyesi, vatandaşların istek ve şikâyetlerine yaptıkları dönüş istatistiklerini paylaştı. Belediye tarafından yapılan açıklamada son bir yılda çağrı merkezi, sosyal medya ve bireysel başvurularla iletilen toplam 30 bin 308 istek ve şikâyetin 29 bin 143’ü çözüme kavuştuğu belirtildi. Ayrıca kalan bin 165 başvuru için ise çalışmaların sürdüğü ifade edildi.

“Büyük başarıyı belediye çalışanlarımızla birlikte başardık”

Başkan Tanju Özcan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, göreve geldiği 2019 yılında yalnızca %17 olan çözüm oranının son bir yılda %96’ya ulaştığını belirtti. Özcan, “2019’da Boluluların istek ve şikâyetlerinin sadece %17’si çözülebilirken, bu oran şimdi %96’ya çıktı. Bu büyük başarıyı tüm belediye çalışanlarımızla birlikte başardık. İşimizi layıkıyla yapıyoruz ve Bolu’nun sorunlarına sahip çıkıyoruz” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin