Bolu Valiliği çevre katili Beypiliç, Erpiliç ve Akpiliç’e ağır ceza uygulaması
Beyaz et sektöründe piyasayı belirleyici konumda bulunan Beypiliç, Erpiliç ve Akpiliç firmalarının kesimhane bölümünden Büyüksu Deresi’ne boşalttıkları zehirli atıklar sebebiyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından firmalara toplam 5 milyon 800 bin TL para cezası kesildi.
Bolu’da faaliyet gösteren ve beyaz et sektöründe piyasayı belirleyici konumda bulunan Beypiliç, Erpiliç ve Akpiliç firmaları Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün radarından çıkamadı. Zehirli atıklarını, kesimhanelerinin yanından geçen Büyüksu Deresi’ne boşalttıkları anlarının görüntüleri ortaya çıkmaya devam ediyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ekipleri tarafından gece yapılan denetimlerde Akpiliç firmasının dereye boşalttığı zehirli atıklar görüntülendi. Adeta derenin rengini değiştiren zehirli atık sebebiyle Akpiliç firmasına 1 milyon 160 bin TL ceza kesildi.
Ne dereyi kirletmekten bıktılar ne de ceza yemekten
Geçtiğimiz haftalarda 5 milyon TL’ye yakın ceza kesilen Erpiliç ve Beypiliç firmalarına bir ceza daha kesildi. Beypiliç firmasının Büyüksu Deresi’ne bypass ettiği sudan çıkan numuneler testten geçemedi ve firmaya 1 milyon 160 bin TL daha cezai işlem uygulandı.
Erpiliç’e 3 katı ceza
Öte yandan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından gönderilen ekipler tarafından gece-gündüz denetimler yapıldı. Yapılan denetim çerçevesinde Erpiliç firması uyarılara rağmen dereye kirli atıklarını bypass ederken yakalandı. Ekipler tarafından firmaya normal kesilen cezanın 3 katı para cezası kesildi. 3 milyon 480 bin TL ceza yiyen firma dereyi kirletmeye devam ediyor.
Bolu Valiliği tarafından firmalar hakkında "Çevreyi kasten kirletmek" suçundan savcılığa suç duyurusunda bulunuldu.
TÜRKİYE’NİN AFRİKA AÇILIMINDA KARABÜK ÜNİVERSİTESİNİN ÖZEL MİSYONU
Afrikanın uranyum, altın, elmas, petrol, demir, kömür, doğalgaz, fosfat gibi değerli madenleri tüm emperyal güçlerin ilgisini çekiyor. Sahadaki aktörler; ABD, Çin, Rusya, İngiltere, Fransa gibi ülkeler.
Türkiye'nin Afrikadaki konumu ise çok daha farklı! Türkiye kendi tarihi tecrübesini, siyasal ve kültürel birikimini, sahip olduğu olanak ve kaynakları karşılıklı güven ve yarar temelinde bu ülkelerle paylaşıyor. Ülkemize olan güven bu nedenle hergeçen gün daha da artıyor. Afrikalı liderlerin sık sık ülkemizi ziyaret ettiklerine tanık oluyoruz.
Geçtiğimiz Salı günü Nijerya Cumhurbaşkanı Bola Ahmed Tinubu ülkemize resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. İki ülke arasında tam 9 anlaşma imzalandı. Tinubu ülkemize duyduğu güveni ve minnet duygularını sık sık samimiyetle ifade etti. Batının sömürüsü ve zulmü altında ezilen bu mazlum devletler için en güvendikleri ülke Türkiye
Dünyanın en zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika ülkeleri bu madenleri kendileri işleyemiyor. Zaten sömürü de burada başlıyor. Zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika 19. yüzyılın sonlarında, Fransa, İngiltere, Hollanda gibi Avrupa. ülkeleri tarafından sömürülmeye başladı.
Fransa, her yıl Afrika’dan yaklaşık 500 milyar dolar temin ettiği bu sömürge sistemi olmadan ayakta durmaya henüz hazır değil. Afrika'daki bu değişim en çok Fransayı rahatsız ediyor. Nihayet, Afrikalı liderler, sömürgeci ülkelere isyan bayrağını açtı. "Elinizi gırtlağımızdan çekin! Yeter artık" demeye başladılar. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Kongo ziyaretinde, Devlet Başkanı Felix Tshisekedi tarafından azarlanmıştı.
Afrikanın yetişmiş, eğitimli insan gücü yok. Bunu gören ve iyi değerlendiren Türkiye işte bu yüzden üniversitelerinin kapılarını Afrikalı öğrencilere sonuna kadar açtı. Sanayi şehri Karabük'te 2007 yılında kurulan Karabük Üniversitesinde (KBÜ) bugün 52 bin öğrenci eğitim görüyor. Üniversitedeki 12 bin yabancı öğrencinin yarısı Afrikadan. 19 yılda onbinlerce Afrikalı öğrenci mezun olup ülkelerine döndü. Sayı her geçen yıl artıyor. Bu öğrencilerin en çok ilgi duydukları alan mühendislik. Yeri gelmişken KBÜ Kurucu Rektörü Prof.Dr. Burhanettin Uysal'ı rahmetle anıyorum. Ruhu şâd olsun. Emekleri unutulmaz. Burhanettin hocayı bugünlerde çok arıyoruz! Tüm Karabüklülerin ve bölge halkının sevgisini kazanmış, gönüllerde taht kurmuş değerli bir bilim insanı idi. Önemli ve kıymetli olan da budur. Zordur bazı makamların hakkını vermek!
Karabük Üniversitesi başta olmak üzere, ülkemizdeki tüm üniversitelerden mezun olan Afrikalı genç mühendislere ülkelerine döndüklerinde çok iş düşecek. Afrika Açılımı politikamızda Karabük Üniversitesinin rolü çok büyük. 2023 yılında bu konuya dikkat çeken bir makale yazmıştım. Bugün geldiğimiz noktada bu politikamızın ne kadar isabetli ve başarılı olduğunu görmek beni mutlu ediyor. Anadili gibi, mükemmel derecede Türkçe konuşan bu gençler ülkelerine döndüklerinde devlette çok önemli görevlere geliyorlar. Bakan olanlar bile var. Üniversiteyi Türkiye’de okuyan Somali Adalet Bakanı son kabine değişikliği ile Savunma Bakanı olmuştu.
Kıta ülkeleriyle ilişkilerimiz son yıllarda büyük ivme kazandı. Afrika açılımı ile Türkiye'nin kıtayla ticaret hacmini 50 milyar doların üzerine çıktı. Türk Hava Yolları, Afrikada 40 in üzerinde ülkeye uçuyor. Kara kıtanın bu mazlum insanlarını dünya ile buluşturuyoruz. Her geçen, gün kültür ve dostluk bağlarımız daha da kuvvetleniyor.
Ülkemizde eğitim gören Afrikalı öğrenci sayısı hızla artıyor. Afrika açılımının bana göre en önemli ayağı budur. En genç üniversitelerimizden olan Karabük Üniversitesi bu konuda başı çekiyor. Zaman zaman karşılaştığım bu sıcak kanlı gençlerle sohbet ediyorum. Ülkemize duydukları güven ve minnet gözlerinden okunuyor. Ülkemizde eğitim gören her Afrikalı ögrenci bizim kıtadaki gönüllü kültür elçilerimiz.
Türkiye Afrika'daki sömürü düzenine çomak sokmuştur. Ülkemizin Afrika açılımı politikası meyvelerini vermeye başladı diyebiliriz. Bu derin politika, kesinlikle stratejik bir başarıdır, kararlılıkla sürdürülmelidir.