Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
04 Eylül, 2024 20:52 tarihinde yayınlandı
0

Bolu tarihinin en büyük yangınının yaraları sarılıyor

Bolu tarihinin en büyük yangınının yaşandığı Göynük’te zarar gören alanların yeniden ağaçlandırılması için çalışmalara başlandı.

Göynük ilçesine bağlı Bekirfakılar köyü mevkisindeki ormanlık alanda 15 Ağustos’ta öğle saatlerinde çıkan yangın, kısa sürede büyüyerek rüzgarın da etkisiyle geniş bir alana yayıldı. Yangın sebebiyle Yeniköy, Çaylak, Bekirfakılar ve Umurlar köylerinde bulunan 490 kişi tedbir amacıyla tahliye edilerek yakınlarının yanına yerleştirildi. Bolu’daki ekiplerin yangını söndürme çalışmalarına Düzce, Kocaeli ve Sakarya başta olmak üzere çok sayıda destek sevk edildi. Anız kaynaklı olduğu belirtilen yangına ilişkin gözaltına alınan 4 şüpheli 17 Ağustos’ta adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden A.K. ve E.K. “taksirle orman yangınına neden olma” suçundan tutuklandı, 2 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Yangın ise 72 saatlik çalışmayla 18 Ağustos’ta kontrol altına alındı.

Yaralar sarılıyor

Yanan alanların ağaçlandırılması için çalışmalara başlandı. Toplam 40 kilometre yeni yol ve 48 kilometre büyük onarım programlarının bir an önce tamamlanarak, yanan ormanlık alanda ağaçlandırma çalışmalarına başlanması hedefleniyor. Dedeler ve Alançayı Orman İşletme Şefliklerinde yürütülen yeni yol etüt çalışmalarının büyük ölçüde tamamlandığı, büyük onarım çalışmalarının da devam ettiği ve çalışmaların kurum iş makineleriyle yapıldığı belirtildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
sinsi ilerleyen hastaliga sessiz katil uyarisi 5IvDPaE3
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
17 Mayıs, 2026 16:45 tarihinde yayınlandı
0
0

Sinsi ilerleyen hastalığa ’Sessiz Katil’ uyarısı

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Bölümü doktoru Dr. Öğr. Üyesi Pelin Aladağ, 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü’nde hastalığın sinsi ilerleyişine dikkat çekerek hayati uyarılarda bulundu.

Dr. Öğr. Üyesi Pelin Aladağ, 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, günümüzde çok sık görülen ancak bir o kadar da sık atlanan bu önemli hastalık hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Hipertansiyonun toplumda yaygınlığına dikkat çeken Aladağ, günümüzde her üç erişkinden birinin hipertansiyon hastası olduğunu belirtti.

Aladağ, hastalığın semptom vermeden ilerleyebildiğini söyleyerek “Günümüzde çok sık görülmekte. Her üç erişkinden biri hipertansiyon hastası ve bunların yarısı da tansiyon hastalığının farkında değil ne yazık ki. Çünkü hipertansiyon hastalığının en önemli özelliği hastalığın sinsi, gizli olması ve hiçbir semptom vermeden ilerleyebilmesidir. Bu nedenle hastaların çoğu ‘Ben kendimi iyi hissediyorum ama herhangi bir sıkıntım yok’ derken aslında tansiyon hastası olarak dolaşmaktadırlar. Ya verilen tedavileri tam uygulamamakta ya da önerilen yaşam tarzı değişikliklerini uygulamamaktadırlar” dedi.

“Telafisi zor durumlara sebep olabiliyor”

Göz ardı edilen tedavilerin ve yaşam tarzı değişikliklerinin gelecekte ağır bedeller ödeteceğinin altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Aladağ, bu durumun ilerleyen dönemde telafisi çok zor durumlara sebep olabildiğini kaydetti.

Hipertansiyonun kalp ve dolaşım sistemi başta olmak üzere beyin ve böbrek gibi çok önemli organları doğrudan etkilediğini hatırlatan Aladağ sözlerini şöyle sürdürdü: “İlerleyen dönemde telafisi çok zor durumlara sebep olabilmekte. Çünkü biliyoruz ki hipertansiyon kalp ve dolaşım sistemi başta olmak üzere beyin, böbrek gibi çok önemli organları etkilemekte. Kalp krizi, kalp yetersizliği, aritmiler, felç, inme, beyin kanaması, böbrek yetersizliği gibi telafisi çok zor durumlara sebep olmakta. Bu nedenle de dünyada sessiz katil olarak tanımlanmaktadır.”

Basit yaşam tarzı değişiklikleri ile korunmak mümkün

Erken tanı ve tedavi ile hastalığın kontrol altına alınmasının mümkün olduğunu belirten Aladağ, mevcut hastaların tansiyonunu kontrol altında tutmasının, hasta olmayanların ise hastalıktan kaçınmasının basit yaşam tarzı değişiklikleriyle sağlanabileceğini ifade etti.

Bu önlemlerden kısaca bahseden Aladağ, öncelikle toplum olarak aşırı tuz tüketildiğine vurgu yaparak, aşırı tuz tüketiminin önüne geçilmesinin çok önemli olduğunu bildirdi.

Aladağ sözlerini şöyle tamamladı:

“Erken tanı ve tedaviyle kontrol altına alınması mümkündür. Hipertansiyon hastasıysanız hipertansiyonu kontrol altına almak veya hipertansiyon hastası değilseniz de bunlardan kaçınmak mümkün basit yaşam tarzı değişiklikleriyle. Bunlardan kısaca bahsetmek istiyorum. Bir kere toplum olarak aşırı tuz tüketiyoruz. Aşırı tuz tüketiminin önüne geçilmesi çok önemli. Bununla birlikte düzenli egzersiz yapmak, düzenli spor yapmak, obeziteden kaçınmak, özellikle en azından mevcut kilomuzu korumak veya kilo almamaya özen göstermek çok önemli. Yine stresten kaçınmak, düzenli uyumak, düzenli bir şekilde uyumak veya uyku hijyenine dikkat etmek de çok kritik tansiyonu kontrol altına almak için. Bugün 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Farkındalık Günü vesilesiyle herkes bence bir kere kan basıncını ölçebilir. Çünkü biliyoruz ki erken tanı ve tedavi hayat kurtarıyor.”

Bizi sosyal medyadan takip edin