Bolu’da gece saatlerinde başlayan kar yağışıyla birlikte beyaza bürünen Anadolu Otoyolu’nun Bolu Dağı Tüneli geçişinde ve D-100 Karayolu Bolu Dağı kesiminde kar yağışı etkisini sürdürüyor. Yeşil alanlarda kar kalınlığı 10 santimetreye ulaştı.
Bolu’da gece saatlerinde başlayan ve etkisini artırarak devam eden kar yağışı yüksek kesimlerde etkili oluyor. Kar yağışının etkili olduğu ve kar kalınlığının 10 santimetreye ulaştığı D-100 Karayolu Bolu Dağı kesimi ve D-100 karayolunun Yumrukaya, Abant Kavşağı, Elmalık, Bakacak, Seymenler, Karanlıkdere, Bıçkıyanı, Sarıçökek bölgelerinde sürücüler güçlükle ilerliyor. Anadolu Otoyolu’nun Bolu Dağı Tüneli geçişinde de etkisini sürdüren kar yağışı nedeniyle sürücüler dikkatli ilerliyor.
Karayolları ekipleri, D-100 Karayolu Bolu Dağı ve Anadolu Otoyolu’nun Bolu geçişinde kar küreme ve tuzlama çalışmalarını aralıksız olarak sürdürüyor.
Bolu Dağı’nda yoğun kar yağışı etkili oluyor
İtfaiyecilerin mesleki sağlık riskleri bilimsel verilerle ortaya koyulacak
Kastamonu Üniversitesi tarafından hazırlanan ve itfaiyecilerin mesleki sağlık risklerini bilimsel verilerle ortaya koymayı amaçlayan proje desteklenmeye hak kazandı.
Kastamonu Üniversitesi Bozkurt Meslek Yüksekokulu Mülkiyet Koruma ve Güvenlik Bölümü öğretim üyelerinden Dr. Öğretim Üyesi Nuray Demiralp’in yürütücülüğünde “İtfaiyecilerde Mesleki Per- ve Polifloroalkil Madde (PFAS) Maruziyetinin Allostatik Yük Üzerindeki Etkisinde Kardiyorespiratuar Uygunluğun Moderatör Rolü” isimli proje TÜBİTAK 1002-A Hızlı Destek Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı.
Proje ekibinde araştırmacı olarak Kocaeli Üniversitesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Tayfun Şahin, Doç. Dr. Serpil Gerdan ve Öğretim Görevlisi Dr. İnci Özdemir ile Ankara Üniversitesi’nden Öğretim Görevlisi Dr. Ayşe Ütük yer alıyor. Projenin danışmanlığını ise Prof. Dr. Hürmüz Koç üstleniyor.
İtfaiyecilerin mesleki sağlık risklerini bilimsel verilerle ortaya koymayı amaçlayan proje, çevresel kimyasalların insan fizyolojisi üzerindeki etkilerine odaklanıyor.
12 ay sürecek ve 100 bin TL bütçeyle yürütülecek proje kapsamında, başlıklı çalışma, itfaiyecilerin görev sırasında maruz kaldıkları Per- ve Polifloroalkil Maddelerin (PFAS) uzun vadeli sağlık sonuçlarını inceleyecek.
Araştırmanın temelinde yer alan Fizyolojik Tampon Hipotezi, yüksek VOmax düzeyine sahip bireylerde PFAS maruziyeti ile artan fizyolojik stres arasındaki ilişkinin zayıflayabileceği varsayımına dayanıyor. Proje, fiziksel uygunluğun çevresel risk faktörlerine karşı koruyucu bir mekanizma olup olmadığını ortaya koymayı hedefliyor.
Araştırma sonucunda elde edilecek verilerin, özellikle yüksek riskli meslek gruplarında çalışan bireylerin sağlık politikalarının geliştirilmesine katkı sağlaması ve mesleki koruyucu önlemlerin bilimsel temelde yeniden değerlendirilmesi bekleniyor.

