Bolu Belediyesi tarafından bakım ve onarım işlerinin yapıldığı mevcut marangozhane daha da büyütüldü. Şehirde kullanılan kent mobilyalarının yarıdan fazlası bu sayede belediye imkanları ile üretilir hale geldi.
Bolu Belediyesi’nin birçok birimi son 5 yıllık dönemde daha işlevsel hale geldi. Bunlardan biri de Park ve Bahçeler Müdürlüğü bünyesindeki marangozhane oldu. Geçmişte daha çok bakım ve tamir işlerinin yapıldığı marangozhane; kapasite, ekipman ve nitelikli personel açısından daha da geliştirildi ve büyütüldü. Bolu Belediyesi bu sayede şehirde park ve bahçelerde kullanılan kent mobilyalarının yarıdan fazlasını kendi öz kaynakları ile üretir hale geldi. Şehirdeki kamelya, çardak ve bankların büyük kısmı da yine güçlendirilen bu marangozhanede onarılıp yenilendi.
Bunların yanı sıra 2023 yılında bin 200 adet çizilmeyen verzalit bank üretildi ve ana caddeler ve meydanlar başta olmak üzere şehrin binlerce noktasına yerleştirildi. Marangozhaneyi yenileyen ve güçlendiren Bolu Belediyesi, bu sayede geçmişte milyonlarca lira ödediği kent mobilyalarına çok daha ucuza üretip büyük tasarruf etti.


Bolu Belediyesi artık kent mobilyalarını kendisi üretiyor
Yıldırım “Devlet Eliyle Ticaret Son Bulmalı”
Karabük Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Yıldıray Yıldırım, devlet eliyle yürütülen ticari faaliyetlerin küçük esnafı zor durumda bıraktığını belirterek, adil rekabet ortamının yeniden sağlanması çağrısında bulundu.
Yıldırım yaptığı açıklamada, devletin asli görevinin ticaret yapmak değil; üreticiyi, esnafı ve girişimciyi desteklemek olduğunu ifade etti. Öğretmenevlerinden sosyal tesislere, polis evlerinden düğün salonlarına, lokantalardan çay bahçelerine kadar birçok alanda kamu eliyle ticaret yapıldığını belirten Yıldırım, okullarda sürekli hale gelen kermes uygulamalarının da küçük esnafı olumsuz etkilediğini söyledi.
Kamu işletmelerinin vergi ve maliyet avantajına sahip olduğuna dikkat çeken Yıldırım, “Bir tarafta bütün sermayesini, emeğini ve geleceğini işletmesine bağlayan esnafımız, diğer tarafta personel maaşı devlet tarafından karşılanan kamu işletmeleri bulunmaktadır. Bu şartlarda adil rekabetten söz etmek mümkün değildir” dedi.
Esnafın ağır ekonomik yük altında ayakta kalmaya çalıştığını vurgulayan Yıldırım, elektrik, kira, SGK, vergi, POS komisyonları, kredi faizleri ve yüksek gecikme zamlarının küçük işletmeleri zorladığını ifade etti.
Esnafın ekonominin temel taşı olduğunu belirten Yıldırım, “Esnaf sadece ticaret yapan kişi değildir; istihdam sağlayan, vergisini ödeyen, mahallesine sahip çıkan ve şehrin sosyal yapısını ayakta tutan unsurdur” diye konuştu.
Açıklamasında çağrısını yineleyen Yıldırım, devletin ticaretin rakibi değil düzenleyicisi olması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Devlet eliyle ticaret acilen son bulmalı; ticaret, yatırım yapan, risk alan ve vergisini ödeyen esnafa bırakılmalıdır. Esnafımızı vergi adaleti, krediye erişim, finansman destekleri, POS komisyonları, yüksek faiz ve gecikme zamları ile istihdam maliyetleri konusunda korumak zorundayız. Ayakta kalan esnaf güçlü ekonomi demektir. Güçlü ekonomi ise güçlü Türkiye demektir.”

