Karabük Postası tarafından
02 Eylül, 2019 08:01 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Bisiklet Festivali’ne katılanlar Sırçalı Kanyonu’na hayran kaldı 

UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Safranbolu’da düzenlenen Bisiklet Festivali’nin son gününde yerli ve yabancı katılımcılar kentin doğal güzelliklere hayran kaldı. Karabük Bisiklet Derneği (KARBİSDER) tarafından 'Dünya Miras Kenti Safranbolu' temasıyla bu yıl ilki düzenlenen Bisiklet Festivali’nin son gününde Düzce köyünde bulunan Sırçalı Kanyonu gezildi. Yurt içi ve yurt dışından olmak üzere 120 bisiklet severin katıldığı ve turizmi canlandırmak için başlatılan festivalde yerli ve yabancı katılımcılar Safranbolu’nun doğal güzelliklerine hayran kaldı. Doğa ile iç içe bulunan Sırçalı Kanyonu'ndaki manzaranın tadını çıkaran katılımcılar bol bol fotoğraf çektirdi. Ayrıca Amerika ve Çin Halk Cumhuriyeti’nden katılan bisiklet severler festivalin uluslararası bir hale gelmesini sağlarken, gelecek yıllarda bölgenin farklı ilçelerindeki doğal güzellikleri ön plana çıkartılması planlanıyor. Festivale katılan Amerikalı David Frey kendisine Sırçalı Kanyonu hakkında, “Düşüncelerimi söylememek daha iyi olur. Bakmak bana göre yeter açıkçası. Bu kadar güzel yerin yanında duruyoruz şuanda. Benim anladığım kadarıyla koruma altında bir yer. Sabah kahvaltısını yaptıktan sonra bu güzel yere geldik. Sağ olsun köylüler bizi çok sıcak 'hoş geldiniz' diyorlar. Çok güzel bir gün açıkçası” ifadelerini kulandı. KARBİS Yönetim Kurulu Üyesi Serdar Sabuncu ise festivalin son gününde yapılan etkinlikler hakkında bilgi vererek, gelecek yıllarda festivalin diğer ilçelerde devam ederek geleneksel hale getirileceğini söyledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
İlyas Erbay tarafından
01 Şubat, 2026 13:22 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

YÜZLERCE TON ALTINI NEDEN VE NE KARŞILIĞINDA GÖNDERDİK ?

2015 yılında, dönemin Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye’nin toplam 490 ton altın rezervinin bulunduğunu ancak bu altınların sadece 40 tonunun Türkiye’nin hazinesinde bulunduğunu, geri kalanının İngiltere Merkez Bankası’nın "Bank Of England" depolarında emanette olduğunu açıklamıştı.

Buna neden gerek duyuldu?
Bizi buna zorlayan ne idi?
Güvenlik kaygılarımız mı vardı?
Altınlarımız kendi ülkemizde güvende değil miydi?
Borca karşılık altınlarımızı ipotek olarak mı verdik?
Onca altını neden ve ne karşılığında terk etmiştik?
O dönemde kamuoyuna bunların ve benzer soruların yanıtları tam olarak açıklanmadı.

Almanya, Hollanda ve Avusturya gibi ülkeler, ikinci Dünya Savaşı sonrasındaki iki kutuplu dünyada, güvenlik kaygıları nedeniyle fiziki altın varlıklarını, ABD ve İngiltere'nin altın mahzenlerine emanet etmişlerdi.

Bugünlerde Altın, Gümüş ve Bakır üzerinden oynanan bir oyun var. İlginç gelişmelere şahit oluyoruz.
Ulaşabildiğim güncel verilere göre, dünyada en çok altına sahip ilk 10 ülke şöyle sıralanıyor;
ABD 8133 ton
Almanya 3350 ton
İtalya 2452 ton
Fransa 2437 ton
Rusya 2330 ton
Çin 2304 ton
İsviçre 1040 ton
Hindistan 880 ton
Japonya 846 ton
Türkiye 841 ton (yastık altı hariç! )

Listede 2 inci sırada görülen Almanya'nın 3350 ton altınının
1711 tonu Frankfutta, 1236 tonu ABD de, 405 tonu İngilterede
Soğuk savaş döneminde Almanların en güvendiği müttefiki ABD idi. Şimdi ilişkiler bozuldu. Almanya altınlarını geri istiyor. Fakat ABD nin altınları iade etmeye hiç niyeti yok. Almanya'da en çok konuşulan konu bu.

blank

"BERAT ALBAYRAĞIN NE YAPTIĞI İLERİDE ÇOK DAHA İYİ ANLAŞILACAK!"

Almanya gibi biz de bugün altınlarımızı geri almak için kıvranıyor olabilirdik!
Hakkını teslim etmek lazım, Berat Albayrak döneminin en stratejik hamlelerinden biri yurt dışındaki altın rezervlerini ülkeye taşımak oldu. ABD, İsviçre ve İngiltere'de tutulan yaklaşık 350 ton altın Türkiye'ye getirildi. 2018 yılının Şubat ayı sonları idi. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak o dönem bunu açıklamış, "ABD, İngiltere ve İsviçredeki ki tüm altınlarımızı geri getirdik" demişti..
Tabii bu hiç kolay olmadı. O günlerde bunun ne kadar önemli bir hamle olduğu pek algılanamamıştı.
Sayın Albayrak'ın şu cümlesini çok iyi hatırlıyorum; "Berat Albayrağın ne yaptığı ileride çok daha iyi anlaşılacak" demişti.

Dünyanın sürüklendiği bu kaos ortamında; küresel güçlerin ekonomileri için acımasızca saldırganlaştığı bir dönemdeyiz. Böyle bir dönemde, Almanya'nın durumunu da gördükten sonra, bunu şimdi çok daha iyi idrak edebiliyoruz.
Teşekkürler Sayın Albayrak

Not: Rakamlar internet ortamında ulaşılabilir kaynaklardan alınmıştır.

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.