Samsun’da 1,5 metrekarelik dükkanda kalaycılık mesleğini yaşatmaya çalışan esnaf, “Samsun’da 2 kalaycı ustası kaldı. Ben de bırakacağım” dedi.
Samsun’un İlkadım ilçesi Sanat Sokağı’nda 45 yıldır kalaycılık yapan 63 yaşındaki Muzaffer Öztürk, kalaycılık mesleğinin son temsilcilerinden biri olarak dikkat çekiyor. Alüminyum ve çelik tavalar çıktıktan sonra bakıra olan ilginin azaldığına söyleyen Öztürk, “Samsun Sanat Sokağı’nda 45 yıldır kalaycılık yapıyorum. Mesleğe devam ediyorum. Kalaycılık artık tarihe karışıyor. Çelik ve alüminyum tavalar bakıra olan ilgiyi azalttı. Teknoloji sürekli ilerlediği için bakır tavalara rağbet kalmadı. Eskiler bazen bakır kaplarını getiriyor, kalaylayarak veriyoruz. Meslekte eski tat kalmadı. İşlerimiz çok düştü. Bakır kaplarda yemeğin tadı daha güzel oluyor. Bazı insanlar bakır kapları seviyor” diye konuştu.
Samsun’da bu işi yapan 2 kişinin kaldığını, 1,5 metrekarelik dükkanında 45 yıldır mesleğini yaşatmaya çalıştığını ifade eden Öztürk, “Eskiden işler çok iyiydi. Samsun’da 30-40 tane kalaycı vardı. Artık 2 kalaycı kaldı. Ben de bırakacağım. Emekliyim, burada oyalanıyorum” şeklinde konuştu.


Bir meslek daha tarihe karışıyor: Son kalaylar
Can Kuş’tan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı Seçimleriyle İlgili Açıklama
Safranbolu’da son günlerde kamuoyunun gündeminde yer alan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı seçimleriyle ilgili tartışmalara ilişkin Can Kuş’tan açıklama geldi.
Kuş, vakıf yönetimine seçilme ve ardından istifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtti.
Can Kuş, yaklaşık bir buçuk ay önce vakfın önemli isimlerinden Mustafa Şehirli ile Tarihi Çarşı’daki ofislerinde bir araya geldiklerini ifade ederek, görüşmede Safranbolu’nun kültürel geleceğine yönelik projelerin ele alındığını söyledi. Özellikle “Safranbolu’da Benim Hikâyem” projesi ile Safranbolu Lisesi eski mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun gündemde olduğunu belirten Kuş, yoğun çalışma temposuna rağmen bu projelere gönüllü destek vermekten memnuniyet duyacağını dile getirdiğini aktardı.
10 Mayıs’ta gerçekleştirilen seçimli genel kurulda isminin yedek listeye yazıldığını sonradan öğrendiğini belirten Kuş, daha önce yaptığı görüşmelerde yoğun iş temposu nedeniyle aktif görev almak için zamana ihtiyaç duyduğunu ifade ettiğini söyledi. Buna rağmen yönetim kurulu seçiminde asil üyeliğe seçildiğini öğrendiğini kaydeden Kuş, mevcut yoğunluğu nedeniyle göreve gerekli zamanı ayıramayacağını düşünerek affını istediğini açıkladı.
İstifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan baskı iddialarına da açıklık getiren Can Kuş, dilekçesini, Safranbolu Lisesi mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun başında bulunan Zafer Çamlıca ile yaptığı görüşmenin ardından, uygun zamanda iletilmek üzere teslim ettiğini söyledi.
Kuş, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Kamuoyunda iddia edildiği gibi, istifa dilekçemin zorla alındığına dair söylentiler kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır. Haberlerde adı geçen Vakıf Başkanı Şefik Yılmaz Dizdar, Emekli Tümgeneral Zafer Çamlıca ve değerli arkadaşım Cemil Belder’in bu süreçte üzerimde en ufak bir baskısı olmamıştır.”
Safranbolu’nun kültürel mirasına katkı sunan isimlere teşekkür eden Kuş, özellikle Şefik Yılmaz Dizdar’ın vakfa kazandırdığı vizyonun önemine dikkat çekti. Ayrıca Cemil Belder’in büyük emekleriyle hayata geçirilen Kalealtı Eğitim ve Kent Tarihi Müzesi’nin Türkiye’nin önde gelen kent müzeleri arasında gösterildiğini vurguladı.
Açıklamasının sonunda Safranbolu’ya olan bağlılığını dile getiren Can Kuş, “Safranbolu sevdalısı babam Aytekin Kuş’un evladı olarak, bu şehre duyduğum sevgi bana bırakılmış en güçlü mirastır. ‘Safranbolu’ adının geçtiği her yerde ve her zaman gönüllülük esasıyla şehrimizin bir neferi olmaya devam edeceğim. Çünkü; Başka Safranbolu yok. İyi ki Safranbolu var” ifadelerini kullandı.

