Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
20 Aralık, 2017 14:07 tarihinde yayınlandı
0

Bir Lira Değil, Milyonlarca Lira Heba Oldu

Belediye eski Başkanlarından Hüseyin Erer tarafından Yeşilmahalle’de yaptırılan ve projesi ile ödül alan Belediye binasının Tıp Fakültesine devri ve ardından Tıp Fakültesinin bu binadan taşınmasından sonra Karabük Valiliğine verilen binanın tadilatı için harcanan milyonlarca lira paranın hesabını kim verecek?  Ayrıca vatandaşın bir lirasını heba etmem diyen Belediye Başkanı Rafet  Vergili’nin bu konudaki tutumu da merak ediliyor.

Belediye eski Başkanı Hüseyin Erer tarafından Yeşilmahallede yaptırılan önce Tıp Fakültesine ardından

Karabük Valiliğine devredilen projesi ile ödül bile alan Belediye binasının son durumu hakkında herhangi bir açıklama yapılmazken, buraya tadilat için harcanan milyonlarla liranın hesabını kim verecek?

Rafet Vergili’nin 2009 Yılında mahalli seçimlerinde Belediye Başkanı olursam o binaya oturmam şeklindeki açıklamasının ardından yaklaşık 8 yıl gibi bir süre geçti. Bu sekiz yıllık süre içersinde bina ilk olarak Karabük Üniversitesine Tıp Fakültesi yapılmak şartıyla devredildi ve  yaklaşık olarak tadilat için 500 Bin TL gibi bir para harcanarak  bazı bölümleri tamir edilmiş ve  Tıp Fakültesinin burada hizmet vermesi sağlanmıştı. Ancak aradan geçen zaman içersinde yapılan tadilatlara rağmen randıman alınamayan bina Tıp Fakültesi tarafından boşaltılmış ve yine kaderine terk edilmişti. Yine aradan yıllar geçtikten sonra bina Karabük Valiliğine devredilmişti ve Valilikte buranın tadilatına başlamıştı. Şimdi gelinen bu süreçte bu binanın ne durumda olduğu ile ilgili olarak herhangi bir açıklama yapılmış değil.

Zamanın Belediye Başkanı Hüseyin Erer tarafından 10 Milyon TL’yi, geçen bir rakamla bu  bina yaptırılmış, 2009 yılında yapılan seçimler öncesi MHP’den aday olan Rafet Vergili de sözünün eri olmuş ve oturmayacağım dediği binaya oturmamış, hatta benim vatandaşım oraya para verip gidemez demişti ve yıllardır bina atıl vaziyette kalmıştı.

Tıp Fakültesi, olmadı Karabük Valiliği derken, buraya harcanan para da astarı yüzünden pahalı misali milyonları buldu. Şimdi Karabük Valiliğine devredilen bu binada tadilat ne aşamada, binanın tadilatı ne zaman bitecek, Valilik bu binaya ne zaman taşınacak bunu bilemeyiz ama tahminen bu binaya harcanan paranın  30 milyon TL’yi    geçeceğe benziyor.

Bir inat uğruna, sırf verdiği sözü tutmak uğruna vatandaşın bir lirasını heba etmem diyen Belediye Başkanı Rafet Vergili’nin bu yanlış tutumu milyonlarca liranın heba olmasına neden olurken, izlenen yanlış politikayı da  gözler önüne serdi.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
e 2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
11 Haziran, 2026 09:46 tarihinde yayınlandı
0

BU TEZGAH CHP Yİ BİTİRİR Mİ, YOKSA BÜYÜTÜR MÜ?

CHP tarihin en büyük siyasi operasyonuyla dağılmanın eşiğine kadar geldi.
Özgür Özel’in yeni bir parti kurması durumunda; yargı müdahaleleriyle CHP’yi bölme ve ana muhalefeti zayıflatma odaklı bir siyasi operasyon yapıldığını varsayarsak, bu operasyon büyük oranda amacına ulaşmış olur.

Türkiye genelinde 81 il ve 900’den fazla ilçede örgütlenmek, binalar kiralamak, donatmak, bürokrasiyi yönetmek ve teşkilatları fonlamak çok büyük bir ekonomik kaynak ve lojistik güç gerektirir.

Muhalif seçmenin, CHP içindeki bu “çift başlılık” ve bölünme görüntüsünden dolayı sandığa küsme riskini de unutmayalım.
İmamoğlu ve Özel’in ortak hareket etmesi durumunda Türkiye genelindeki örgütlenme hızı belki katlanarak artabilir; ancak, İmamoğlu’nun CHP içinde kalmayı tercih etmesi halinde Özel’in yeni partisi dar kadrolu bir harekete dönüşme riskiyle karşı karşıya kalır. Özgür Özel her ne kadar resmi açıklamalarında ⁠”Yeni bir parti kurma durumumuz yok, Atatürk’ün partisine sahip çıkacağız” diyerek kurultay mücadelesini işaret etse de, Kılıçdaroğlu yönetiminin disiplin ve ihraç mekanizmalarını çalıştırması durumunda, bu yeni parti ve hızlı örgütlenme senaryosu kaçınılmaz bir B planı olarak şimdilik masada duruyor.

KASIM 2026 TARİHİNDE BASKIN SEÇİM RİSKİ

Kasım 2026’da olası bir baskın seçim ihtimali de var. Siyasi Partiler Kanunu uyarınca yeni bir partinin seçime katılabilmesi için illerin en az yarısında (41 ilde) seçim gününden 6 ay önce örgütlenmesini tamamlamış ve büyük kongresini yapmış olması gerekiyor. Sıfırdan bir parti kurup bu süreyi yakalamak çok büyük bir risk. Bu nedenle, Özgür Özel cephesinin sıfırdan parti kurmak yerine, mevcut ve seçime girme yeterliliği olan bir partiyi devralma stratejisine (yedek parti formülü) daha sıcak baktığını düşünüyorum.

Özgür Özel’in yeni bir parti kurması durumunda, Türkiye genelinde örgütlenme riski, teşkilat tabanının bölünmesi nedeniyle CHP için oldukça yüksektir. Ancak, yeni kurulacak parti için, yasal süre kısıtlamaları ve sıfırdan lojistik ağ kurma zorunluluğu nedeniyle operasyonel olarak da risklidir.

CHP’de 38. Olağan Kurultay’a yönelik verilen “mutlak butlan” kararı ve ⁠Kemal Kılıçdaroğlu’nun mahkeme kararıyla fiilen geri dönmesi, parti içindeki ⁠liderlik krizini en üst noktaya taşıdı. Siyasi kulislerde Özgür Özel ve ekibinin Ağustos ayında “İstiklal Partisi” adıyla yeni bir oluşuma gidebileceği ya da seçime girme yeterliliği olan hazır bir partiyi devralabileceği senaryoları da ⁠ciddi şekilde tartışılıyor.

Böyle bir senaryoda; ortaya çıkacak Türkiye geneli örgütlenme riskleri ve dinamiklerini şöyle sıralayabiliriz;

* Özgür Özel, başta ⁠Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş olmak üzere çok sayıda büyükşehir ve ilçe belediye başkanı ile yerel örgütün desteğine sahiptir. Yeni bir parti kurulması halinde, CHP’nin mevcut il ve ilçe örgütlerinin ⁠büyük bir kısmı istifa ederek Özel’in partisine geçme eğilimindedir. Bu durum, CHP’nin mevcut yerel ağını çökertebilir.

* TBMM Grubu içinde Özgür Özel’e sadık çok sayıda milletvekili var. Yeni partinin kurulmasıyla birlikte CHP meclis grubu bölünecek ve ana muhalefet partisi sıfatı ile meclisteki temsil gücü doğrudan zayıflayacaktır.

* Yeni Kurulacak Parti İçin, örgütlenme; baskın seçim olasılığını düşündüğümüzde zaman baskısı ile yetişmeyebilir. Finansal ve lojistik zorlukları da unutmayalım.

Özgür Özel, CHP’den tek başına ayrılıp geleneksel bir lider partisi kurarsa başarısı sınırlı kalabilir. Ancak Ekrem İmamoğlu’nun siyasi vizyonu ve Mansur Yavaş’ın desteğiyle “CHP’nin meşru/seçilmiş ilerici kanadı” olarak kitlesel bir harekete dönüşürse, mevcut CHP’yi geride bırakarak Türkiye’nin birinci veya ikinci büyük partisi olma başarısını yakalayabilir.

Özgür Özel ve arkadaşlarının işi gerçekten çok zor.
Toplumsal meşruiyete ve büyükşehir belediyelerinin desteğine sahip olsalar da, önlerindeki hukuki ve kurumsal barajları aşamazlarsa, CHP içindeki güçlerini kaybedebilirler. Başarılı olup olamayacaklarını, bu yargı kuşatmasına karşı geliştirecekleri siyasi strateji ve olası bir erken seçim sürecinde halk desteğini arkalarına alıp alamayacakları belirleyecektir.

İlyas Erbay