Hitit Üniversitesinde, elektronik bileşenlerin ve LED aydınlatmaların daha uzun ömürlü çalışmalarını sağlamak amacıyla TÜBİTAK projesi başlatıldı. Proje kapsamında bakır ve alüminyumdan oluşan (Bimetal) soğutucu üretilecek.
Hazırlanan projeyle elektronik bileşenler ve LED aydınlatmalardaki mevcut soğutucuların yerine, bakır ve alüminyumdan oluşan (Bimetal) özel geometrik tasarıma sahip soğutucuların kullanılması amaçlanıyor.
Hitit Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özgür Özdilli’nin yürütücülüğünü yaptığı ve Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi Doç. Dr. Seyfi Şevik’in araştırmacı olduğu “Sürtünme Kaynağı ile Al/Cu Bimetal Soğutucu (Heatsink) Tasarım ve İmalatı” başlıklı proje TÜBİTAK 1002-A Hızlı Destek Programı kapsamında destek almaya hak kazandı.
Proje yürütücüsü Doç. Dr. Özgür Özdilli, bakır ve alüminyum bileşenlerinden geliştirilecek soğutucunun, tek tip malzemeden üretilen soğutuculara kıyasla daha yüksek soğutma performansına sahip olacağını ifade ederek yeni soğutucu modeliyle elektronik bileşenlerin kullanım ömrünü uzatmayı hedeflediklerini söyledi.
Elektronik devrelerin gelişen teknoloji ile birlikte bileşenlerin aşırı ısınma riskine dikkat çeken Özgür Özdilli, “Soğutucular, kritik bir öneme sahiptir çünkü işlemciler, güç kaynakları ve entegre devreler gibi bileşenler yoğun çalışması sırasında yüksek ısınma eğilimindedirler. Bu bileşenler uzun süreli kullanımlarda aşırı ısınabilir ve bu da performans kaybına, arızalara ve hatta kalıcı hasarlara neden olabilir. Geliştirilecek yeni tip soğutucu, bu tür sorunları önlemeye yardımcı olarak elektronik cihazların ömrünü uzatacaktır.” şeklinde konuştu.
Bu proje ile farklı özel malzemeler ve geometriler kullanarak geleneksel soğutuculara alternatif ürünler üretebileceklerini belirten Doç. Dr. Seyfi Şevik ise bu ürünlerin bilgisayar teknolojilerinden yeni enerji araçlarına kadar geniş bir yelpazede kullanılabileceğini ifade ederek özellikle çip ve LED gibi ısı üreten elektronik bileşenlerin soğutulmasında etkin bir rol oynayabileceğini kaydetti.


Bimetal soğutucu ile elektronik bileşenler ve LED aydınlatmalar daha uzun ömürlü olacak
Can Kuş’tan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı Seçimleriyle İlgili Açıklama
Safranbolu’da son günlerde kamuoyunun gündeminde yer alan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı seçimleriyle ilgili tartışmalara ilişkin Can Kuş’tan açıklama geldi.
Kuş, vakıf yönetimine seçilme ve ardından istifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtti.
Can Kuş, yaklaşık bir buçuk ay önce vakfın önemli isimlerinden Mustafa Şehirli ile Tarihi Çarşı’daki ofislerinde bir araya geldiklerini ifade ederek, görüşmede Safranbolu’nun kültürel geleceğine yönelik projelerin ele alındığını söyledi. Özellikle “Safranbolu’da Benim Hikâyem” projesi ile Safranbolu Lisesi eski mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun gündemde olduğunu belirten Kuş, yoğun çalışma temposuna rağmen bu projelere gönüllü destek vermekten memnuniyet duyacağını dile getirdiğini aktardı.
10 Mayıs’ta gerçekleştirilen seçimli genel kurulda isminin yedek listeye yazıldığını sonradan öğrendiğini belirten Kuş, daha önce yaptığı görüşmelerde yoğun iş temposu nedeniyle aktif görev almak için zamana ihtiyaç duyduğunu ifade ettiğini söyledi. Buna rağmen yönetim kurulu seçiminde asil üyeliğe seçildiğini öğrendiğini kaydeden Kuş, mevcut yoğunluğu nedeniyle göreve gerekli zamanı ayıramayacağını düşünerek affını istediğini açıkladı.
İstifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan baskı iddialarına da açıklık getiren Can Kuş, dilekçesini, Safranbolu Lisesi mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun başında bulunan Zafer Çamlıca ile yaptığı görüşmenin ardından, uygun zamanda iletilmek üzere teslim ettiğini söyledi.
Kuş, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Kamuoyunda iddia edildiği gibi, istifa dilekçemin zorla alındığına dair söylentiler kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır. Haberlerde adı geçen Vakıf Başkanı Şefik Yılmaz Dizdar, Emekli Tümgeneral Zafer Çamlıca ve değerli arkadaşım Cemil Belder’in bu süreçte üzerimde en ufak bir baskısı olmamıştır.”
Safranbolu’nun kültürel mirasına katkı sunan isimlere teşekkür eden Kuş, özellikle Şefik Yılmaz Dizdar’ın vakfa kazandırdığı vizyonun önemine dikkat çekti. Ayrıca Cemil Belder’in büyük emekleriyle hayata geçirilen Kalealtı Eğitim ve Kent Tarihi Müzesi’nin Türkiye’nin önde gelen kent müzeleri arasında gösterildiğini vurguladı.
Açıklamasının sonunda Safranbolu’ya olan bağlılığını dile getiren Can Kuş, “Safranbolu sevdalısı babam Aytekin Kuş’un evladı olarak, bu şehre duyduğum sevgi bana bırakılmış en güçlü mirastır. ‘Safranbolu’ adının geçtiği her yerde ve her zaman gönüllülük esasıyla şehrimizin bir neferi olmaya devam edeceğim. Çünkü; Başka Safranbolu yok. İyi ki Safranbolu var” ifadelerini kullandı.

