Reklam
Reklam

Bilgi Evi Öğrencileri Peygamber Efendimizi Andı

Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
30 Nisan, 2016 15:53 tarihinde yayınlandı
0

Safranbolu Belediyesine bağlı olarak eğitime yönelik çalışmalarını sürdüren Bilgi Evi Öğretmen ve öğrencileri tarafından düzenlenen Kutlu Doğum Haftası programı büyük beğeni topladı.

Kuran Tilaveti ile başlayan program Safranbolu Belediye Başkanı Dr. Necdet Aksoy’un konuşması ile devam etti.

Peygamber Efendimiz S.A.V. ‘in dünyayı en karanlık olduğu bir çağda aydınlattığını dile getiren Başkan Aksoy; “ Yüce Peygamberimiz dünyaya gelmeden önce öyle bir vahşet öyle bir susuzluk öyle bir özlem vardı ki huzura, onun gelişi ile adeta dünya bir gece öncesinden bir gece sabahı farklı bir hale geldi” dedi.

O, Kutlu Doğuşun yüzyıllardan beridir anıldığını, yüzyıllardan beridir çocuklarla gençlerle tüm insanlıkla beraber kutlandığını kaydeden Başkan Aksoy; “ Safranbolu Belediyemizin Bilgi Evi ‘de buna benzer bir aydınlığı buna benzer bir ferahı sağlamak üzere kuruldu. Eğitim her şeyin başı, eğitim olmazsa hiç bir şey olmuyor.  Ancak eğitiminde belli düsturları olması lazım.  Bir kere eğitimin amacının iyi insan yetiştirmek, topluma faydalı, milletine faydalı insan yetiştirmek olması gerektiğine inanıyorum.  Akademik başarı bir şekilde sağlanıyor yani sınav başarısı bir şekilde sağlanıyor ama iyi insan oluşturmak, iyi insan yetiştirmek farklı bir konu. Okullarımız iyi insan yetiştirmek için çaba sarf ediyor, biz yerel yöneticiler olarak da bu konuya el atmamız gerektiğini düşündük. Birde maalesef ülkemizde eğitim başarısının hemen yegane düzeyini akademik başarı olarak ölçmekteyiz yani bir öğrenci girdiği sınavlardan beş aldıysa başarılı ya da Fen Lisesini kazandıysa başarılı kazanamadıysa başarısız diye adlandırılıyor, biz bu eğitim başarısının hem akademik düzeyde hem de iyi insan yetiştirmek düzeyinde olması gerektiğinden hareketle Bilgi Evini oluşturmaya karar verdik, eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak, çocuklarımıza eğitimin dışında da, öğretimin dışında da bir takım faliyetlerle onları bir araya getirmek konusunda bir inşa sürecine başladık” dedi.

YAZ OKULLARINDA DA 450 ÖĞRENCİ SAYISINA ULAŞTIK

Aksoy; “Geçtiğimiz yıl Bilgi Evinde 240 civarında öğrencimiz kayıt yaptırdı ve yıl boyunca eğitimler aldı. Yine Bilgi Evi’nin eğitim sürecinin bir devamı niteliğinde olan Yaz Okullarından da geçtiğimiz yaz 460 öğrenciye ulaştık. Bu yıl da hemen hemen tablo aynı. Yaz okulumuz tekrar başlayacak önümüzdeki günlerde kayıtlarımız Yaz Okuluyla ilgili çalışmalarımız bir yandan devam ediyor. Safranbolu da ki bütün okullardaki çocuklarımız buraya tamamen gönüllü olarak geliyor. Buraya geldikten sonra yapılan faaliyetlere tamamen gönüllü olarak katılıyor. Öğretmenlerimizin büyük çoğunluğu bu faaliyetlere gönüllü olarak katılıyor. Yani bir gönül esasına dayanan eğitim sürecini birlikte yaşıyoruz. Ben buraya bu programın hazırlanmasında emeği geçen başta öğretmenlerimiz olmak üzere, velilerimize ve sevgili yavrularımıza teşekkür etmek için çıktım. Göreceğiz ki büyük emekle bu çaba ortaya konulmuş, büyük bir özveri sonucu bu program hazırlanmış, emeği hep beraber görmeye geldik. Yine bir teşekkürü de bu sahneyi bu salonu bize tahsis eden Hasan Hocamıza değerli dekanımıza yapmak istiyorum, onun içinde sizden kocaman bir alkış istiyorum. Az önce söyledik konuştuk ki bu salon şuana kadar üç etkinliğe sahne oldu, bunlardan iki tanesi Kutlu Doğum etkinliği oldu. Yani Elhamdülillah böyle güzel salonlar Peygamber Efendimizin doğum etkinlikleri ile onu anlama ve algılama etkinlikleri ile doldu taştı. İnşallah bu şekildeki hayırlı hizmetlerle devam eder diyorum. Çocuklarımıza şimdiden başarılar diliyor, teşriflerinizden duymuş olduğum memnuniyeti ifade ediyor, hepinize hayırlı akşamlar diliyorum” diye konuştu.

Başkan Aksoy’un konuşmasının ardından Bilgi Evi Öğrencilerinin hazırladıkları ve Peygamber Efendimizin hayatından, güzel ahlakından kesitlerin anlatıldığı şiir, ilahi, tiyatral gösteriler ile devam etti.

Minik öğrencilerin her gösterisi salonu hınca hınç dolduran konuklar tarafından uzun süre alkışlanırken program Kutlu Doğum haftası nedeni ile düzenlenen yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödüllerinin verilmesi ve dualarla son buldu.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin

Kastamonu’da oğlunu öldüren baba hakim karşısına çıktı

kastamonuda oglunu olduren baba hakim karsisina cikti EXHKLe9z
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
22 Haziran, 2026 16:00 tarihinde yayınlandı
0 0

Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde tartıştığı oğlunu silahla vurarak öldüren babanın yargılanmasına başlandı. Duruşmada kendisini savunan cinayet zanlısı baba, oğlunun tüfekle üzerine gelmesi sebebiyle ayaklarına doğru ateş ettiğini, öldürme kastının olmadığını söyledi.

Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Taşköprü ilçesi Kuyluş köyünde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Hüseyin Çalık ile oğlu Önder Çalık arasında evin bahçesinde tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Hüseyin Çalık, 42 yaşındaki oğlu Önder Çalık’a silahla ateş etti. Sağlık ekiplerince Taşköprü Devlet Hastanesine kaldırılan Önder Çalık, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olayın ardından jandarma ekiplerince gözaltına alınan Hüseyin Çalık tutuklandı.

Cinayet zanlısı Hüseyin Çalık hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde “altsoydan akrabayı kasten öldürme”, “ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma” suçlarından açılan davanın ilk duruşması görüldü. Duruşmada sanık ve avukatı hazır bulundu.

“Oğlum alkol aldığı zaman taşkınlık çıkartıyordu”

Savunma yapan sanık Hüseyin Çalık, “Oğlum, askerden geldi. Beden kendisi için telefon dükkanı açmamı istedi. Açtık ve 9 ay sonra dükkanı batırdı. ’Baba ben evleneceğim’ dedi. ’Evlenince belki düzelir’ dedim ve evlendirdik. Ama düzelmedi. Bir kurumda güvenlik görevlisi olarak işe başladı. Bu sefer alkollü iş yerine gidince işten çıkarıldı. Evde sürekli eşini ve çocuklarını dövüyordu. Gelin de daha fazla duramadı, ayrıldı. Çocuklara ben baktım. Aracım vardı, lastiklerini kesti. Affettim. Beni bir kez baltayla kovaladı. Komşularımızın sayesinde elinden kurtuldum. Bu olayın ardından 1 ay boyunca İstanbul’da akrabaların yanında kaldım. Oğlum alkol aldığı zaman taşkınlık çıkartıyordu. 20 yıldır oğlum bu şekilde. İstanbul’dan döndükten sonra bana bir şey yapar diye odamın kapısına kilit yaptırdım. Yattığımda odamın kapısını kilitliyordum” dedi.

“Koşarak üzerime geldi, korktuğumdan ateş ettim, öldürmek istemedim”

Olay günü yaşananları anlatan Hüseyin Çalık, “Düğünden çıkıp köye dönerken oğluma, ‘nasıl olacak bu şekilde, cebinde paran yok, sigara içiyorsun, alkol alıyorsun’ dedim. O da ’ bana bakacaksın’ dedi. Ben de ’bir işe gir, çalış, ben sana bakamam’ dedim. O sırada beni arkadaşlarım aradı. Alkol masası kurmuşlar, beni de çağırdılar. Oğlum da gelmek istedi. Onu da götürdüm. Alkol alırken oğlum bir anda ayağa kalktı, küfürlü konuşmaya başladı. Bana, ’sana burada bir şey diyen olursa’ gibi sözler söylüyordu. Biz de taşkınlık çıkarmasın diye eve gönderdik. Daha sonra eşim aradı, ’Hüseyin yetiş, Önder eline tüfeği aldı, sizi öldüreceğim diyor’ dedi. Ben de eşime bir şey yapar diye korktum, eve geldim. Araçtan iner inmez beni görünce küfür ederek, tüfeği ateşledi, ’seni öldüreceğim’ dedi. Tüfek patlamadı, sonra bana vurdu, yere düşürdü. Eşim oğlumu üzerimden aldı, benden uzaklaştırdı. Ben ayağa kalkarken üzerime geldi. Tekrar üzerime yürümeye başladı. Ben de silahı çıkartıp ’Önder gelme’ dedim ama gelmeye devam etti. Ben de ayağına doğru ateş ettim. Tekrar ’gelme’ dedim. O gelmeye devam etti. Tekrar ateş ettim, yere düştü. Yaralandığını gördüm, ’araca koyalım, hastaneye götürelim’ dedim. Bu sırada ambulansı aradık. Ateş ettiğim sırada aramızda 3-4 metre mesafe bulunuyordu. Üç el ateş ettim. Oturup dakikalarca ağladım. Komşular, ambulans gelmeden araca bindirip Önder’i götürdüler” diye konuştu.

Oğlunu öldürmek istemediğini belirten Çalık, “Hava kararmıştı, koşarak üzerime geldi, ben de korktuğum için ayaklarına doğru ateş ettim, hedef almadım, öldürmek istemedim. Silahta mermi vardı. Yanına gittiğimde şarjörü boşaltabilirdim” şeklinde konuştu.

“Önder elimden kurtulup tekrar eşime saldırdı”

Sanığın eşi S.Ç. ise, “Önder, tüfeği evden alıp aşağı indi. Önder ile Hüseyin karşı karşıya geldi. Bu sırada boğuşma oldu. Önce kimi saldırdığını hatırlamıyorum. Boğuşma sırasında Hüseyin’in üzerinden Önder’i alıp uzaklaştırdım. Önder elimden kurtulup tekrar eşime saldırdı. Sadece silah sesini duydum. Önder’in ayağı kanıyordu, sonra yere düştü. Komşuları çağırdım, o sırada bacağını sarıyorlardı. Eve içkili geldiği zaman eşimle kavga ediyordu. Oğlum eşini döverdi, işten de çıkartmışlardı. Eşimim anlattıkları doğrudur, şikayetçi değilim” ifadelerini kullandı.

Olay öncesinde Önder Çalık’ın taşkınlık çıkarttığını ifade eden tanık M.Y. de, “Hüseyin abi, yanımıza geldi, yanında oğlu da vardı. Oğlunun geleceğini bilmiyorduk. Bir süre alkol aldıktan sonra Önder, babasının kulağına doğru eğilerek, ’burada sana terbiyesizlik yapan var mı’ diyerek küfür etti. Hüseyin de ’bunlar benim yeğenim, neden bana terbiyesizlik yapsınlar. Ben sana taşkınlık yapma dedim’ dedi. Bunun üzerine Ü.Ç., Önder’i alıp eve götürdü. Bir süre sonra evden aradılar, telefon hoparlördeydi, eşi ’Önder tüfeği aldı, yanınıza geliyor’ dedi. Bu sırada Hüseyin ağabey de ’eşime bir şey yapar’ diyerek eve gitti. Biz de bir süre sonra Hüseyin ağabeyin arkasından gittik. Bu esnada silah sesi duyduk. Önder yaralanmış, ambulans ile götürüyorlardı” ifadelerini kullandı.

“Önder, babasına kötü davranıyordu, ailesine eziyet ediyordu”

Duruşmada dinlenen Ü.Ç. de Önder Çalık’ı eve kendisinin götürdüğünü belirterek, “Koluna girip araca götürürken küfürler ediyordu. Evinin bahçesine geldiğimde ’tüfeğe mermi koyup vuracağım onu’ diye bağırıyordu. Annesi cama çıkıp ’ne oldu’ diye sordu. Ben de ’her zamanki gibi oldu’ dedim. Ben tekrar arkadaşların yanına gitmeden Samiye abla, Hüseyin ağabeyi aramış. Hüseyin ağabey de, eşine bir şey yapar diye eve gitmiş. Hüseyin ağabey gittikten sonra ben de bir şey olmasın diye yanlarına gidiyordum. O sırada iki el silah sesi duydum. Vardığımızda Önder bahçede yerde yatıyordu. Hüseyin ağabey de oturuyordu. Önder’in ayağını sarmaya başladık. Bu sırada Hüseyin ağabey de ’ben sana gelme demedim mi’ diye söyleniyordu. Ambulansı aradık. Ben Önder’i araca alıp ambulansla buluştuğumuz noktaya getirdim. Daha önce de Önder, babasına ve ailesine eziyet ediyordu, kötü davranıyordu. Bunları sürekli yapıyordu” dedi.

Mahkeme heyeti, diğer tanık ve avukatların da savunmasını dinledikten sonra duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin