BEUN’da "Siber Vatan Bug Bounty Metodolojileri Eğitimi" başarıyla tamamlandı - Karabük Haber Postası
beunda siber vatan bug bounty metodolojileri egitimi basariyla tamamlandi DOAzgNzL
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
25 Şubat, 2025 20:15 tarihinde yayınlandı
0
0

BEUN’da “Siber Vatan Bug Bounty Metodolojileri Eğitimi” başarıyla tamamlandı

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Siber Vatan Yetkinlik Merkezi konut sahipliğinde gerçekleştirilen ve Türkiye’deki 14 farklı üniversiteden öğrencilerin katıldığı “Siber Vatan Bug Bounty Metodolojileri Eğitimi”, muvaffakiyetle tamamlandı.

BEUN mesken sahipliğinde, Siber Vatan Dikey Uzmanlaşma Eğitimi kapsamında düzenlenen eğitim, Türkiye’deki on dört farklı üniversiteden gelen öğrencilerin iştirakiyle gerçekleşti. İzmir, Manisa, Karabük, Konya, Şanlıurfa, Uşak, Afyon, Kastamonu, Ankara, Bartın, Isparta, Kırıkkale, Mersin ve Çankırı vilayetlerinden eğitime gelen öğrenciler, etik hacking ve siber güvenlik alanındaki en aktüel tekniklerle donatıldılar. Bununla bilikte eğitimde, iştirakçiler güvenlik açıklarını tespit etme, raporlama süreçleri ve ödül avcılığı (Bug Bounty) metodolojileri konusunda derinlemesine bilgi sahibi oldular. Birebir vakitte eğitim sürecinde, öğrenciler yalnızca teorik bilgi edinmekle kalmayıp pratikte karşılaşılan güvenlik açıklarına nasıl yaklaşmaları gerektiği konusunda da uygulamalı hünerler kazandılar.

Siber Vatan Yetkinlik Merkezinde uygulanan Siber Vatan Programı, Türkiye’nin siber güvenlik alanında yetişmiş insan kaynağını artırmak ve genç yetenekleri bölüme kazandırmak gayesiyle çalışmalarına sürat kesmeden devam ediyor. Bu program, memleketler arası seviyede rekabet edebilecek uzmanlar yetiştirmeyi ve Türkiye’yi siber güvenlik alanında güçlü bir merkez haline getirmeyi amaçlıyor. Eğitim, iştirakçilerin yalnızca teknik bilgilerini geliştirmekle kalmayıp tıpkı vakitte güvenlik açıklarını tespit etme ve tahlil üretme noktasında kritik düşünme yeteneklerini de pekiştirmeyi amaç ediniyor. İştirakçiler, Bug Bounty metodolojileri ile ilgili kapsamlı bilgi de edinerek siber güvenlik alanındaki mesleklerini geliştirmeye devam etmesi öngörülüyor.

BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi konut sahipliğinde düzenlenen eğitim süreciyle ilgili olarak yaptığı değerlendirmede “Siber güvenlik, ülkemizin en kritik ve geleceğe yönelik en kıymetli alanlarından biridir. Bugün burada yetiştirdiğimiz genç yeteneklerin, milletlerarası toplulukta rekabet edebilir uzmanlar haline gelmeleri, Türkiye’nin siber güvenlik alanındaki gücünü artıracaktır. Bu cins eğitimlerle gençlerimize hem teorik hem de pratik bilgi kazandırmayı hedefliyoruz. Eğitimde kazandıkları maharetler, öğrencilerimizi dala kazandırarak Türkiye’nin siber güvenlik ekosistemine kıymetli katkılarda bulunmalarını sağlayacak. Bu vesileyle böylesine manalı bir aktifliğin düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyor, çeşitli üniversitelerden iştirak sağlayarak ülkemizin siber güvenlik alanındaki gelişimine paha katacak gençlerimize de çalışmalarında muvaffakiyetler diliyorum” açıklamasında bulundu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
fq23333
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
21 Nisan, 2026 15:00 tarihinde yayınlandı
0
0

ÜLKESİ LÜBNAN’DA İSRAİL KATLİAM YAPIYOR, SEFİR EFENDİNİN DERDİ TÜRKİYE’NİN YÖNETİM MODELİ !

ABD nin Türkiye büyükelçisi, dolar milyarderi, Lübnan asıllı, 79 yaşındaki Thomas J Barrack şimdi de, Türkiye’ye monarşi güzellemesi yapıyor. Daha önce de İzmir’e yaptığı bir konuşmada Osmanlı millet sistemini önermişti.
Monarşi, siyasi yetkinin kral, padişah, imparator gibi tek bir kişinin (monark) elinde bulunduğu, yönetimin genellikle soyağacı (babadan oğula/kıza) yoluyla geçtiği bir yönetim biçimidir. Bu sistemleri önermesinin ardındaki niyet bellidir. Türkiye’nin kendi kontrollerinde bir kukla devlet olmasını istiyorlar.

1 yıl kadar önce Türkiye’ye ayak bastığı anda bir konuşma yapmıştı. O konuşma iyi analiz edildiğinde, sefirin karakteri ve niyeti ile ilgili bana göre net ifadeler içeriyordu.
Kendisi ile ilgili ilk yazımı o gün yazmıştım. Daha sonraki süreçte her konuşmasını takip edip, bu hadsiz sefirle ilgili 3 yazı daha yazdım.
İlk yazımın başlığı ” Sn. Büyükelçi lütfen daha açık konuşun” idi.

O yazımı, Türkiye’ye ayak bastığında hava alanında yaptığı konuşmaya tepki olarak yazmıştım. Konuşmasının orijinali aynen şuydu;

“I come with a simple message from President Trump, which is his desire to raise the level of the alliance between Türkiye and the United States to the level that it deserves. We’ve always had a great relationship, but it should be an extraordinary relationship.”

Türkçesi;
Başkan Trump’tan basit ( net ) bir mesajla geliyorum, bu da Türkiye ve ABD arasındaki ittifak seviyesini hak ettiği seviyeye yükseltme arzusu. Her zaman harika bir ilişkimiz vardı, ama bu olağanüstü bir ilişki olmalı. – Büyükelçi Thomas J. Barrack

Kendisine hitaben,
“Her zaman harika ilişkimiz vardı!” Öyle mi? demiş ve devam etmiştim.
Mr. Barrack, ilişkilerimizin sizin açınızdan bakıldığında harika olduğuna hiç şüphe yok! Bizim açımızdan bakıldığında ise tam tersi.
Belli ki, Türkiye’yi ve Türk halkını yeteri kadar tanımıyorsunuz. Bakınız, ben anlatayım size o harika olarak tanımladığınız ilişkilerimizi;

Türk milleti sizi PKK’ya destek veren fetö terör örgütüne kucak açan Türkiye’deki darbelerde parmağı olan ülke olarak tanıyor ve güvenmiyor!
Biz, müttefik olmanın gereğini, her koşulda, büyük bedeller ödemek pahasına ( mesela Kore’de ) yerine getirirken, siz ne yaptınız? Yüzümüze güldünüz hep sırtımızdan vurdunuz.
Sizin ne kadar değerli (!) bir dost (!) olduğunuzu biz çocukluğumuzdan biliriz.. Marshall yardımı diye; gönderdiğiniz o berbat süt tozlarını unutmadık.
Silah yardımı diye kakaladığınız hurdaları da unutmadık. Onları neden gönderdiğinizi de çok iyi biliyoruz.
Tarımımızı, sanayimizi bitirmek için; Gerçek müttefikiniz olan İsrail ile oynadığınız bütün oyunların farkındayız. Bir şekilde satın aldığınız içimizdeki vatan hainleri ile işbirliği yaparak bu ülkenin hep önünü kestiniz.
Uçak üretmeye başlamıştık,
“Biz size çok daha ucuza veririz, kapatın fabrikanızı dediniz. İçimizdeki o vatan hainlerini de kullanarak kapattırdınız.
Eliniz hep eğitim sistemimizin üzerinde oldu. Köy Enstitülerini hayata geçirmiştik, onu’da kapattırdınız.
GAP da oynadığınız oyunları da biliyoruz.
Bu ülkenin düşmanlarıyla hep iş birliği içerisinde oldunuz. PKK ya PYD ye eğitimler verdiniz, binlerce tır silah gönderdiniz. Uyarılarımızı hiç bir zaman dikkate almadınız.
Fetö elebaşını ülkenizde himaye ettiniz. Defalarca istedik vermediniz.
70 yıldır Türkiye’nin önünü kesmek için uğraşıyorsunuz.
İkide bir ekonomimizi mahvetmekle, yaptırımlar uygulamakla tehdit ediyorsunuz. Müttefikliğe yakışıyor mu bu tavrınız?
Daha neler var neler, bu liste uzar gider.

Bu mudur mükemmel olan ilişkimiz.? Sayın büyükelçi, tüm bu gerçekler ortada iken İlişkilerimizi olağan üstü bir seviyeye taşımaktan ne anlamalıyız? Lütfen daha açık konuşur musunuz?

Bizim Bülent’in bir sözü var “Fevkaladenin fevkinde” kastettiğiniz böyle bir şey mi acaba? Yani ilişkilerimizi harikadan olağan üstüne taşırsak, bugüne kadar yaptıklarınızdan çok daha beterini mi göreceğiz?

“Bu saydıklarınızdan bizden önceki yönetimler sorumlu. Trump’ın Başkanlığı döneminde müttefiklik ilişkilerimizde bu tür yanlışlıklar asla olmayacak diyebiliyor musunuz? O halde, önce gerçek bir öz eleştiri yaparak, ülkeniz adına Türk halkından özür dileyin.
Sonra, çok hevesli iseniz ilişkilerimizi olağanüstü bir seviyeye taşımak için yeni bir sayfa açarsınız. Bizde 80 yılın verdiği tecrübe ile bunu ihtiyat çerçevesinde değerlendiririz.

Bu adamla ilgili 11 mayıs 2025 tarihinde yazdığım İlk yazı bu idi.
Sonrasında,
17 temmuz 2025 tarihinde “Bu Adama Dikkat” başlığı ile ikinci yazımı,

6 Kasım 2026 tarihinde “Türkiye’nin İzleyeceği Politikaya Sen Mi Karar Vereceksin” başlığı ile üçüncü yazımı

9 Aralık 2025 tarihinde “Bu Adam Çizmeyi Çok Aştı” başlığı ile dördüncü yazımı yazmıştım.

Anadolu basınının amatör bir yazarı olarak, anlı şanlı yazarlarımız dururken bu hadsiz herife her konuşmasından sonra tepki göstermek bana kalmıştı. Ben ilk günden itibaren tam 4 yazı yazdım, bu beşincisi.

Şimdi bakıyorum da bizim meşhur kalemler anca farkettiler Lüblanlı bu amcanın kim olduğunu. Nihayet tepkiler ardı ardına gelme başladı.
Günaydın beyler.
Geçte olsa uyandınız. O’da güzel.

Değerli okurlarım, sefirle ilgili ilk yazıma burada özellikle tekrar yer verdim. Konunun özünün, yani ABD nin gerçek yüzünün unutulmaması açısından önemlidir. Sefirle ilgili diğer yazılarımı merak edenler, yukarıda verdiğim başlıklarla aratarak arşivlerden ulaşabilir.

İlyas Erbay